İçeriğe geç
Anasayfa » Crocus (Çiğdem)

Crocus (Çiğdem)

    FLORA NICOMEDIAE • MEDITERRANEAN–EUROPE–CENTRAL ASIA

    Coğrafi dağılım.

    Cins, Akdeniz havzasından Çin’in batı sınırlarına kadar uzanan bir alanda yayılış göstermektedir. 200’ün üzerinde türü olmakla birlikte bunların çok büyük bir bölümü sadece bir ya da iki dar alandan bilinmektedir.

    ALEMPlantae
    FAMİLYAIridaceae
    01

    Dünyanın en pahalı baharatı olan safran, bu cinse bağlı Crocus sativus türünün kurutulmuş tepeciklerinden elde edilmektedir.

    02

    Çiğdemler, hava durumuna karşı hassastır. Hava karardığında veya bulutlu ve yağışlı havalarda çiçeklerini kapatırlar. Bu olguya nyctinasty (uyku hareketi) denir ve başlıca nedeninin, polenleri nemden, yağmurdan ve gece soğuğundan korumak olduğunu düşünülmektedir. Bu sayede çiçekler, tozlaştırıcı böceklerin en aktif olduğu güneşli saatler için polenlerini taze tutmaktadır.

    03

    Türkiye, çiğdem çeşitliliğinin merkezidir. Ülkemizde bulunan her iki çiğdem taksonundan biri Türkiye’ye özgüdür.

    04

    Yaprakları ve çiçekleri, mumsu bir tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka, onları ani don olaylarına ve kar yağışına karşı yalıtarak korur. Ayrıca aktif olarak büyürlerken hücrelerinde ısı üretirler. Böylece etrafındaki karı kendi ısısıyla eriterek çiçeğin çıkmasını sağlayan bir pencere açmaktadır. Bu nedenle yüksek rakımlarda karların içinden çiçeklerini çıkarmış çiğdemleri görmek mümkündür. Bu ayrıca ekosistem için de büyük önem taşır. Çiğdemler kış uykusundan uyanan ve yiyecek bulmakta zorlanan bombus kraliçeleri için hayati bir besin kaynağıdır. Böylece yeni kolonilerini kurabilmeleri için gereken enerjiyi sağlarlar.


    Bilgi

    Kormuslar iki farklı kök tipi üretmektedir. Normal lifsi kökler ve yeni kormusların büyümesiyle oluşan kalın, kırışık kontraktil kökler. Bu kontraktil kökler, sıcaklık dalgalanmaları ve ışık değişimlerine yanıt olarak kormusu toprağın derinliklerine çekerek daha iyi koşullara taşır. Hatta çok derine gömülmediklerinde bile bitki kendini doğru derinliğe yerleştirecektir.
    İlkbaharda çiçek açan çiğdemler, yumurtalığı hava koşullarından korumak amacıyla toprak altına çekilmesini sağlayan uzun bir floral tüpe sahiptir. Böylece donlar geçene kadar tohumlar daha korunaklı alanda bir alanda bekletilmektedir.

    Folklor

    Anadolu’da bazı çiğdem türlerinin cormusları çiğdem ve gözenek adıyla bilinir ve ya çiğ yenir ya da pişirilerek çiğdem pilavı yapılır.

    Dikkat

    Kocaeli’ndeki çiğdem türlerinin yarıya yakını endemiktir ve oldukça dar bir alanda yayılış göstermektedir. Endemik olmayanlar da aslında sadece bir komşu ülkede bulunmaktadır ve bölgesel endemik statüsündedir.
    Evet, çok zarif çiçeklerdir ancak kesinlikle sökmeyin ve bulundukları alanı tahrip etmeyin.


    BİLİMSEL TANIM

    Crocus (Çiğdem) cinsinin Türkiye’de endemizm oranı oldukça yüksektir. Kormus genellikle simetriktir ve lifsi, zarsı ya da derimsi gömlek ile çevrilmiştir. Kıa boylu bitkilerdir ve gövde yeraltındadır. Yapraklar çiçeklenme zamanında ya da çiçeklenmeden sonra belirir. Tamamı tabandadır ve ortasında beyazımsı bir şerit izlenir. Bazı türler güz aylarında bazı türler de bahar aylarında çiçek açar. Çiçekler gösterişli ve beyaz, sarı, turuncu ya da mor renklidir. Bunlar kapalı havalarda ya da hava karardığında kapanırlar. Kapsül silindirik ila elipsoittir. Tohumlar genellikle çok sayıda, küresel ila elipsoit, kahverengi ila kırmızı tonlarındadır.

    ETİMOLOJİ

    Cins adı Tanrı Hermes’in arkadaşı Crocus’un (κρόκος) adını taşımaktadır. Buna göre bir gün iki arkadaş disk atma alıştırması yaparken Hermes, kazayla Crocus’u öldürür. Crocus’un öldüğü yerden küçük bir çiçek çıkar, Crocus’un kanı çiçeğe dökülür. Çiçeğin merkezinde görülen kırmızı renkli uzantılar (ercik) Crocus’un kanıdır. Bitkinin adı ile ilgili ikinci rivayette ise; Crocus adında bir genç orman perisi, Smilax adında bir çoban kıza âşık olur ancak aşkı karşılıksız kalır ve bu aşk nedeniyle tükenerek çiğdem çiçeğine dönüşür ya da öldüğü yerden çiğdem çiçekleri çıkar. Bu hikâyede adı geçen çoban kız Smilax ise, tırmanıcı Smilax (melocan) bitkisine dönüşür. Son rivayet ise Zeus ve Hera’nın birlikte uzandığı çimenlerin arasından, onların aşklarının yüceliği ile çıkmıştır. Diğer yandan kelime, günümüzde zerdeçal olarak bilinen Curcuma cinsinin Sanskritçe adı olan kunkumam ile hayli yakındır. Kelime zerdeçalın safran sarısı olan rengine dikkat çekmektedir ve ilişki de renk üzerinden kurulmuştur.

    Türk uygarlığı

    Çiğdem (چيكدم), bitkilerin Türkçedeki adıdır. İbn-i Şerîf’e göre, çiçekleri sarı renklidir, soğanı küçüktür, bahar başında çiçek açar ve taş düşürücü olarak kullanılmıştır. Hacı Paşa, çiğdemin tüketildiğini, Farsça karşılığını hezye olduğunu, vahşi hayvan ısırması, göz rahatsızlıkları ve sarılık vakalarında kullanıldığını, parazit düşürücü olarak yararlanıldığını yazmıştır İshâk bin Murâd, çiğdemin, yabani hayvan ısırması, sarılık, dalak hastalıkları ile soğuk kaynaklı rahatsızlıklarda kullanıldığını, dövülerek göze sürüldüğünde göz rahatsızlıklarını giderdiğini, ayrıca parazit düşürücü olarak kullanıldığını yazmıştır.
    Halîmî, çiğdem için herhangi bir tanım ya da sinonim vermemiş, çeşitlerden biridir demekle yetinmiştir. Çiğdem kelimesi Türk şiirinde de sarı rengi ile ön plana çıkmış, benzin sararması ile özdeşleştirilmiştir.
    Homeros’a göre Zeus, sümbül, lotus ve çiğdem serili bir yatakta uyurdu. Ayrıca giysileri de çiğdem (aslında safran) renkli idi. Antikçağda tiyatrolarda seyircilerinin oturdukları yerlere safran suyu serpilirdi.
    © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.271-272.

    Kocaeli’ndeki türler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir