Nasıl tanırım?
Çiçeklerin güz ve kış aylarında açması ve boyuncuğun üç dallı olup bölünmemiş olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Tarla, bahçe
Statü
Kültür
Çiçeklenme
Ekim – Aralık
Arazi notu
29 Ekim 2025 • İzmit • 110 m • Bahçe
Günümüzde doğal popülasyonu bilinmemektedir. Triploiddir yani üreme hücreleri oluşturamaz ve tohum üretemez. Bazı kaynaklar, atasının Crocus cartwrightianus olduğunu belirtmektedir.
Safran içerisindeki krosin adı verilen pigment o kadar güçlüdür ki, tek bir adet kurumuş safran tepeciği, kendi ağırlığının tam 100.000 katı kadar suyu parlak, altın sarısı bir renge boyayabilir.
Santorini adasında MÖ 1600’lü yıllara tarihlenen bir freskte, bir kadının safran çiçekleri topladığı tasvir edilmiştir.
Tozlayıcıları çekmede etkilidir ve bu nedenle biyolojik çeşitliliği artırmak için dikilmektedir. Tepeciklerinden sarı ve yapraklarından mavi boya elde edilmektedir. Tepecikler baharat olarak kullanılmaktadır ve oldukça pahalıdır. Çorba, pilav ve çeşitli tatlılarda hem renk hem de tat vermesi amacıyla eklenmektedir. Depresyon tedavisinde etkili olduğu rapor edilmiştir. Aşırı kullanımı (5 gramdan sonra) ölümcüldür. Bunun yanısıra boyuncuk ve tepecik ağrı kesici, spazm giderici, afrodizyak, iştah açıcı, gaz giderici, terletici, adet söktürücü, balgam söktürücü, yatıştırıcı ve uyarıcıdır. Ayrıca çocuklarda terletici olarak, yetişkinlerde rahimdeki kronik kanamaları tedavi etmek, adet sancılarını gidermek, hazımsızlık ve kolik ağrısını yatıştırmak için başvurulmuştur. Tepecikler diş ağrısı gidericidir.
Her ne kadar çiçekleri ve tepecikleri sarı renkli olmasa da dilimizdeki safran kelimesi sarı renge işaret eden kadim bir isimdir. Çünkü safranın bıraktığı renk sarıdır.
Yüksek ekonomik değeri nedeniyle safran, tüm baharatlar içinde en çok tağşişe uğrayan ürünlerden biridir.
Fotoğrafları







Türkiye gözlemleri
Kormus yaklaşık 3 cm çapındadır. Gömlek açık sarı ya da sarımsı kahverengi ve ağsı liflidir. Yapraklar çiçeklerle aynı zamanda çıkmakta olup 9 ila 15 adet, 15 ila 20 cm uzunluğunda ve 2 ila 3 mm genişliğindedir. İkincil bırahte mevcut olup bırahteden çok daha kısadır. Çiçekler 1 ya da 2 adet ve kokuludur.
Çiçek örtüsü mor renkli, koyu damarlı, tabana yakın koyu lekeli, bölümleri ters mızraksı, 4 ila 5 cm uzunluğunda ve uçları küttür. Çiçek örtüsü boğazı beyaz ya da leylak renkli ve havlıdır. Ercikler yaklaşık 2,5 cm uzunluğundadır. Başçıklar sarı renkli, ucu hafifçe kıvrık sivridir. Boyuncuk tepede 3 dallı, dallar geriye kıvrık, koyu kırmızı renkli ve 2,5 cm uzunluğundadır. Verimli tohum üretmemektedir. Dilimizde safran adı ile bilinmektedir.
Cins adı Tanrı Hermes’in arkadaşı Crocus’un (κρόκος) adını taşımaktadır. Bir gün iki arkadaş disk atma alıştırması yaparken Hermes, kazayla Crocus’u öldürür. Crocus’un öldüğü yerden küçük bir çiçek çıkar, Crocus’un kanı çiçeğe dökülür. Çiçeğin merkezinde görülen kırmızı renkli uzantılar (ercik) Crocus’un kanıdır. Bitkinin adı ile ilgili ikinci rivayette ise; Crocus adında bir genç orman perisi, Smilax adında bir çoban kıza âşık olur ancak aşkı karşılıksız kalır. Bu aşk nedeniyle tükenerek çiğdem çiçeğine dönüşür ya da öldüğü yerden çiğdem çiçekleri çıkar. Bu hikâyede adı geçen çoban kız Smilax ise, tırmanıcı Smilax (melocan) bitkisine dönüşür. Son rivayet ise Zeus ve Hera’nın birlikte uzandığı çimenlerin arasından, onların aşklarının yüceliği ile çıkmıştır. Diğer yandan kelime, günümüzde zerdeçal olarak bilinen Curcuma cinsinin Sanskritçe adı olan kunkumam ile hayli yakındır. Kelime zerdeçalın safran sarısı olan rengine dikkat çekmektedir ve ilişki de renk üzerinden kurulmuştur.
Epitet Latince yetiştirilen anlamına gelmektedir. Açık bir şekilde türün binlerce yıldır insan eliyle yetiştirilmesine ve ekonomik değerine işaret etmektedir.