Now Reading:

Crocus sativus (Safran)

Font Selector
Sans Serif
Serif
Font Size
A
A
You can change the font size of the content.
Share Page
10 Ekim 2025
for
Created by Hüseyin Doğan

Crocus sativus (Safran)

Tanımı

Kormus yaklaşık 3 cm çapındadır. Gömlek açık sarı ya da sarımsı kahverengi ve ağsı liflidir. Yapraklar çiçeklerle aynı zamanda çıkmakta olup 9 ila 15 adet, 15 ila 20 cm uzunluğunda ve 2 ila 3 mm genişliğindedir. İkincil bırahte mevcut olup bırahteden çok daha kısadır. Çiçekler 1 ya da 2 adet ve kokuludur. Çiçek örtüsü mor renkli, koyu damarlı, tabana yakın koyu lekeli, bölümleri ters mızraksı, 4 ila 5 cm uzunluğunda ve uçları küttür. Çiçek örtüsü boğazı beyaz ya da leylak renkli ve havlıdır. Ercikler yaklaşık 2,5 cm uzunluğundadır. Başçıklar sarı renkli, ucu hafifçe kıvrık sivridir. Boyuncuk tepede 3 dallı, dallar geriye kıvrık, koyu kırmızı renkli ve 2,5 cm uzunluğundadır. Verimli tohum üretmemektedir. Tozlayıcıları çekmede etkilidir ve bu nedenle biyolojik çeşitliliği artırmak için dikilmektedir. Tepeciklerinden sarı ve yapraklarından mavi boya elde edilmektedir. Dilimizde safran adı ile bilinmektedir.

Plantae

Bitkiler alemi

Asparagales

Kuşkonmaz takımı

Iridaceae

Süsengiller

Crocus

Çiğdem

Gözlem bilgileri

Crocus sativus, Yunanistan endemiğidir ancak binlerce yıl önce yetiştirilmeye başlanmış olup, İspanya’dan Keşmir’e kadar yayılmıştır. Günümüzde doğal popülasyonu bilinmemektedir. Bazı kaynaklar, atasının Crocus cartwrightianus olduğunu belirtmektedir. Bahçeler ve tarlalarda görülen bitki umumiyetle ekim ve aralık ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.

Harita | Sinonimler | Herbaryum

Etimoloji

Cins adı Tanrı Hermes’in arkadaşı Crocus’un (κρόκος) adını taşımaktadır. Bir gün iki arkadaş disk atma alıştırması yaparken Hermes, kazayla Crocus’u öldürür. Crocus’un öldüğü yerden küçük bir çiçek çıkar, Crocus’un kanı çiçeğe dökülür. Çiçeğin merkezinde görülen kırmızı renkli uzantılar (ercik) Crocus’un kanıdır. Bitkinin adı ile ilgili ikinci rivayette ise; Crocus adında bir genç orman perisi, Smilax adında bir çoban kıza âşık olur ancak aşkı karşılıksız kalır ve bu aşk nedeniyle tükenerek çiğdem çiçeğine dönüşür ya da öldüğü yerden çiğdem çiçekleri çıkar. Bu hikâyede adı geçen çoban kız Smilax ise, tırmanıcı Smilax (melocan) bitkisine dönüşür. Son rivayet ise Zeus ve Hera’nın birlikte uzandığı çimenlerin arasından, onların aşklarının yüceliği ile çıkmıştır. Diğer yandan kelime, günümüzde zerdeçal olarak bilinen Curcuma cinsinin Sanskritçe adı olan kunkumam ile hayli yakındır. Kelime zerdeçalın safran sarısı olan rengine dikkat çekmektedir ve ilişki de renk üzerinden kurulmuştur.

Epitet Latince yetiştirilen anlamına gelmektedir. Açık bir şekilde türün binlerce yıldır insan eliyle yetiştirilmesine ve ekonomik değerine işaret etmektedir.

Kullanımı

Tepecikler baharat olarak kullanılmaktadır ve oldukça pahalıdır. Çorba, pilav ve çeşitli tatlılarda hem renk hem de tat vermesi amacıyla eklenmektedir. Depresyon tedavisinde etkili olduğu rapor edilmiştir. Aşırı kullanımı (5 gramdan sonra) ölümcüldür. Bunun yanısıra boyuncuk ve tepecik ağrı kesici, spazm giderici, afrodizyak, iştah açıcı, gaz giderici, terletici, adet söktürücü, balgam söktürücü, yatıştırıcı ve uyarıcıdır. Ayrıca çocuklarda terletici olarak, yetişkinlerde rahimdeki kronik kanamaları tedavi etmek, adet sancılarını gidermek, hazımsızlık ve kolik ağrısını yatıştırmak için başvurulmuştur. Tepecikler diş ağrısı gidericidir.

Türk Uygarlığındaki yeri

Za’ferân

Za’ferân (زعفران), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır. Sabuncuoğlu Şerefeddin, bitki için efrekûmagamâ (افركومغما) adını da kullanılmıştır, bu kelime mürr ve za’ferân karıştırılarak elde edilen terkibin Antik Yunancadaki karşılığı olan krokomagma (κροκόμαγμα)’dan alınmıştır.

Dioscorides, en iyi çeşitlerinin Yunanistan ve Likya’da yetişenler olduğunu, ahşabı boyamak için kullanıldığını ve fiyatının çok yüksek olduğunu aktarır. Rahim şikâyetleri, kulak iltihabı ve göz rahatsızlıklarında kullanılmış, sindirim kolaylaştırıcı, yumuşatıcı ve idrar söktürücü olarak faydalanılmıştır. Merhemi, rahim rahatsızlıklarında kullanılmıştır, uyku getirici ve zihin açıcıdır.

Hûzâye, karaciğer tıkanıklıklarını giderdiğini; İbn Varrâk, mideye zararlı olup bulantıyı arttırdığını, ayrıca baş ağrısı, uyuşukluk ve uykuya neden olduğunu; Mesîh, karaciğer tıkanıklığını açtığını; Huneyn bin İshak, solunum sistemine faydalı ancak görme duygusuna zararlı olduğunu; Râzî, iştahı kestiğini ve baş ağrısına neden olduğunu; Taberî, insan ve atlarda doğum sonrası kalıntıların atılmasını sağladığını; el-İsrâ’îlî, cildi güzelleştirdiğini; İshak bin İmrân, mesane ve böbrekleri temizlediğini, uyutucu olduğunu yazmıştır.

Anadolu’da safran

Za’ferân Anadolu’da, menenjit, melankoli, göz hastalıkları, burun iltihabı, nezle, kulunç, hemoroid, karaciğer hastalıkları, ödem, kadın hastalıkları, eklem ağrıları, yüz felci, idrar yolu rahatsızlıkları, mide hastalıkları, göğüs hastalıkları, dalak hastalıkları, böbrek hastalıkları, bel ağrısı, baş ağrısı, dil rahatsızlıkları, boğaz rahatsızlıkları, mide hastalıkları, kalp hastalıkları, siyatik, gut, kulak ağrısı, dudak rahatsızlıkları, veba, diş eti rahatsızlıkları, kalp hastalıkları, ağız yamukluğu ve rahim hastalıklarının tedavisinde kullanılmış, ayrıca hafıza güçlendirici, kalbi ve beyni güçlendirici, panzehir, uyku getirici, cinsel istek arttırıcı, sarhoşluk geçirici, cilt güzelleştirici, idrar söktürücü, sindirici, iştah açıcı, kusturucu ve iltihap giderici olarak faydalanılmış, atlarda sakağı hastalığı ve atın gözüne cisim çarpması vakalarında başvurulmuştur.

Hoş koku elde edilmiş, yüz bakımı ve kirpikleri güzelleştirmek için sürülmüş, rüyada görmek sağlık ve evlilik olarak yorumlanmış, sekbac ve zirbac yemeklerinin tarifine girmiş, helva yapımında kullanılmıştır.

Kültürde safran

Tılsım yapımında kullanılmış, tavşan mayesi ile karıştırılıp çocuğu olmayan kadına yedirilirse çocuğu olacağına, Âl-i İmrân ile Mülk sureleri za’ferân kullanılarak yazıldıktan sonra içilirse erkek çocuğa hamile olunacağına, A’râf suresi müşk, za’ferân ve gül suyu ile yazılıp sırça cam içinde tutulursa akrep ve yılanların sokmayacağına, büyünün işlemeyeceğine inanılmıştır.

Za’ferân, zernih ve samg arabî karıştılırak zernihî, mâzû suyu ve samg arabî karıştırılarak yakutî, mâzû, sirke ve samgı arabî karıştırılarak cülnârî, sarı zernih ve samg arabî karıştırılarak sarı mürekkep, kırmızı kibrit, şab, şem’i (sic), sarı zernih, samg arabî ve talk-ı mahlub karıştırılarak zehebi mürekkepleri elde edilmiştir.

Za’ferân karışan sudan abdest alınmasının uygun olduğu belirtilmiş, zekâtının gerektiği ifade edilmiş, putperestlerin dinsel ritüellerde putların üzerine serptikleri aktarılmıştır.

Dokuzuncu cennetin toprağı ile hurilerin ayaklarından dizlerine kadar za’ferân olduğuna inanılmıştır. Yûsuf’un satıldığı mezatta, Yûsuf’u altın, inci, zümrüt, zeberced ile birlikte za’ferân ile tarttıkları kaydedilmiştir. Hadîce bint Hüveylid’in, sarhoşken verdiği evlilik sözünden ayılınca dönmemesi için babasının giysisini za’ferân ile boyadığı rivayet edilmiştir.

Za’ferân rengine adını veren bitkinin, Kuhistân’da yetiştiği, altını kâğıda yapıştırmak için kullanıldığı aktarılmıştır. Bitki şiirimizde yaygın olarak ten rengi ile özdeşleştirilmiştir.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.717-720.

Fotoğrafları

Crocus sativus L. | Sp. Pl.: 36 (1753).

Hakkında

Kocaeli’nde görülen bitkilerin klasik ve modern kaynaklara göre tıbbi, mutfak, ekonomik, vb. alanlardaki potansiyelinin ortaya konması amaçlanmış, ayrıca ilin bitki zenginliği fotoğraflarla desteklenerek ilgililer için bir kaynak oluşturulması gayesi güdülmüştür.