Nasıl tanırım?
Çiçeklerin kış ve bahar aylarında açması, boyuncuğun üç dallı olması ve iplikçiğin tabanında siyah leke bulunması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Orman açıklıkları, çalılıklar, çayırlar
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Ocak – Mart
Arazi notu
14 Şubat 2026 • Körfez • 320 m • Çayır
Bu bitkiyi neredeyse her zaman tamamen su altındaki çayırlarda görüyoruz. Belki de bu, örneğin ağır otlatma ve piknik baskısının yaşandığı Hereke’deki popülasyonun daha az zarar görmesini sağlıyor.
Kormus başına 2 ya da 3 çiçek görmek mümkündür.
Bu takson Türkiye endemiğidir. Bu nedenle toplamaktan ve bulunduğu yeri tahrip etmekten kaçının.
Fotoğrafları











Türkiye gözlemleri
İplikçiklerin tabanındaki koyu renk lekeler ile karakteristik olan bir bitkidir. 3 ila 6 arası sayıda yaprak görülür ve bunlar genellikle 0,5 ila 1,5 mm genişliğindedir. İkincil bırahte mevcuttur ve neredeyse bırahteye eşit uzunluktadır.
Çiçek örtüsü boğazı sarı renkli, tüysüz ya da seyrekçe havlı; çiçek örtüsü bölümü 1,5 ila 2,5 cm uzunluğunda ve 0,4 ila 0,8 cm genişliğinde, küt ya da neredeyse sivri, beyaz ya da leylak mavisidir. İplikçik 3 ila 6 mm uzunluğunda, sarı lekeli ve tabanda siyahımsı; başçık 6 ila 7 mm uzunluğunda ve sarı renklidir. Boyuncuk 3 ince turuncu dala bölünmektedir. Dilimizde ümraniye çiğdemi adı ile bilinmektedir.
Cins adı Tanrı Hermes’in arkadaşı Crocus’un (κρόκος) adını taşımaktadır. Bir gün iki arkadaş disk atma alıştırması yaparken Hermes, kazayla Crocus’u öldürür. Crocus’un öldüğü yerden küçük bir çiçek çıkar, Crocus’un kanı çiçeğe dökülür. Çiçeğin merkezinde görülen kırmızı renkli uzantılar (ercik) Crocus’un kanıdır. Bitkinin adı ile ilgili ikinci rivayette ise; Crocus adında bir genç orman perisi, Smilax adında bir çoban kıza âşık olur ancak aşkı karşılıksız kalır. Bu aşk nedeniyle tükenerek çiğdem çiçeğine dönüşür ya da öldüğü yerden çiğdem çiçekleri çıkar. Bu hikâyede adı geçen çoban kız Smilax ise, tırmanıcı Smilax (melocan) bitkisine dönüşür. Son rivayet ise Zeus ve Hera’nın birlikte uzandığı çimenlerin arasından, onların aşklarının yüceliği ile çıkmıştır. Diğer yandan kelime, günümüzde zerdeçal olarak bilinen Curcuma cinsinin Sanskritçe adı olan kunkumam ile hayli yakındır. Kelime zerdeçalın safran sarısı olan rengine dikkat çekmektedir ve ilişki de renk üzerinden kurulmuştur.
Tür 1878 yılında hayatını kaybeden İtalyan bitki bilimci Fortunato Pestalozza’ya adanmıştır. Bilim insanı özellikle İstanbul ve Antalya bitkileri üzerine çalışmıştır.