Nasıl tanırım?
Çiçeklerin güz ve kış aylarında açması, yaprakların çiçek zamanı bulunmaması ve iplikçiğin yoğun biçimde havlı olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Çayırlar, çalılıklar, ormanlık
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Eylül – Kasım
Arazi notu
27 Ekim 2024 • Dilovası • 220 m • Orman sınırı
Ana kormus çevresinde çok sayıda yavru kormus üretmekte ve böylece zamanla koloniler oluşturmaktadır.
Sarı boğazının iç kısımlarında ve polen taşıyan iplikçiklerinde yoğun, kadifemsi minik tüyler bulunur. Bu tüyler, sonbahar çiğleriyle ıslanan böceklerin çiçeğin merkezine tutunmasını kolaylaştırmaktadır.
Sıcak sonbahar günlerinde, tatlı, hafif balımsı bir koku yaymaktadır.
Bitki için güz lalesi adı önerilmiş olsa da laleler ile yakından akraba değildir. Bizce güz çiğdemi adı daha uygundur.
Bu türe oldukça benzeyen endemik türler bulunmaktadır. Bu nedenle toplamaktan ve bulunduğu yeri tahrip etmekten kaçının.
Fotoğrafları







Türkiye gözlemleri
Genellikle 10 cm büyüyebilen bir bitkidir. 3 ila 4 arası sayıda yaprak vardır ve bunlar 4 ila 5 mm genişliğindedir. Kormus gömleği zarsı ya da derimsi, tabanda bir yüzüğe bölünmüştür ve zaman zaman paralel liflidir. İkincil bırahte mevcuttur. Çiçek örtüsü boğazı sarı renkli ve tüysüz ya da seyrekçe havlıdır. Çiçek örtüsü bölümü 1,8 ila 4 cm uzunluğunda ve 0,8 ila 1,5 cm genişliğinde, sivri ila küt biçimde sipsivridir.
İplikçik 4 ila 11 mm uzunluğunda, yoğun biçimde havlı ve beyaz ya da soluk sarıdır. Başçık 1 ila 2,2 cm uzunluğunda ve kremsi beyaz renklidir. Boyuncuk çok sayıda ince dala bölünmüştür. Dilimizde güz lalesi ve güz çiğdemi adları ile bilinmektedir.
Cins adı Tanrı Hermes’in arkadaşı Crocus’un (κρόκος) adını taşımaktadır. Bir gün iki arkadaş disk atma alıştırması yaparken Hermes, kazayla Crocus’u öldürür. Crocus’un öldüğü yerden küçük bir çiçek çıkar, Crocus’un kanı çiçeğe dökülür. Çiçeğin merkezinde görülen kırmızı renkli uzantılar (ercik) Crocus’un kanıdır. Bitkinin adı ile ilgili ikinci rivayette ise; Crocus adında bir genç orman perisi, Smilax adında bir çoban kıza âşık olur ancak aşkı karşılıksız kalır. Bu aşk nedeniyle tükenerek çiğdem çiçeğine dönüşür ya da öldüğü yerden çiğdem çiçekleri çıkar. Bu hikâyede adı geçen çoban kız Smilax ise, tırmanıcı Smilax (melocan) bitkisine dönüşür. Son rivayet ise Zeus ve Hera’nın birlikte uzandığı çimenlerin arasından, onların aşklarının yüceliği ile çıkmıştır. Diğer yandan kelime, günümüzde zerdeçal olarak bilinen Curcuma cinsinin Sanskritçe adı olan kunkumam ile hayli yakındır. Kelime zerdeçalın safran sarısı olan rengine dikkat çekmektedir ve ilişki de renk üzerinden kurulmuştur.
Epitet Latince küçük güzel anlamına gelir. Türün genel görünümüne işaret eder.