Amaranthus blitum

Amaranthus blitum (Hoşkuran)

Hüseyin Doğan avatarı

Tanımı

Genellikle 15 ila 90 cm büyüyebilen, tek evcikli ve tek yıllık bir bitkidir. Gövde genellikle yükselici, çıplak, yeşil ila kahverengi ve dallıdır. Yapraklar genellikle yeşil, yumurtamsı, eliptik ila baklavamsı, 3,5 ila 9 cm uzunluğunda, 1,5 ila 6,5 cm genişliğinde, zaman zaman merkezi koyu benekli, ucu girintili ila iki loblu, zaman zaman mukronat, tabanı küt ya da kamamsı, çıplak ve saplıdır. Yaprak sapı 1 ila 4 cm uzunluğundadır. Çiçek durumu koltuklarda glomerül ya da terminal başak benzeri, genellikle kahverengi ve en çok 12 cm uzunluğundadır. Çiçek bırahteleri yeşilimsi, yumurtamsı, sivri uçlu, kenarları düz ve çıplaktır. Erkek çiçekler üç tepalli ve üç erciklidir. Dişi çiçekler üç tepalli ve sivri uçludur. Meyve genellikle kahverengimsi, küresel ya da elipsoittir. Tohum mercimeksi, siyah, kahverengimsi ya da koyu kırmızımsıdır. Dilimizde hoşkuran adı ile bilinmektedir.

Gözlem bilgileri

Amaranthus blitum Akdeniz orijinlidir ancak günümüzde dünyanın büyük bölümünde doğallaşmıştır.🔗 KEW, bitkinin anavatanının Güney Amerika olduğunu kaydetmektedir. Çoğunlukla tahrip edilmiş arazilerde, yol kenarında ve bazen de boş tarlalarda görülen bitki umumiyetle temmuz ve kasım ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 400 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.

Etimoloji

Cins adı Antik Yunanca solmaz çiçekli anlamına gelir. Çiçeklerin kesildikten sonra bile uzun süre canlılığını korumalarına işaret eder. Bu isim aynı zamanda yaz ayları başlarında Kocaeli’nde çiçekçilerde ya da pazarlarda sıklıkla horozibiği etiketi ile satılan Celosia türlerini de kapsar. Dilimizdeki “horozibiği” kelimesi Celosia cinsinin İngilizce yaygın adı olan “cockscomb”un tercüme edilmesi ile elde edilmiştir. Epitet Antik Yunanca faydasız anlamına gelir. İlk defa Theophrastus tarafından kullanılmıştır, Plinus’a göre bitkinin tıbbî bir faydası yoktur ve bu nedenle kocaların karılarına kızdıklarında onlara blitieus (faydasız) dediklerini yazmıştır.

Kullanımı

Yaprakları çiğ ya da ıspanak gibi pişirilerek tüketilmektedir. Yapraklar protein ve karbonhidrat içermektedir, A, C ve B1 vitaminleri açısından zengindir. Bunların ayrıca zehri dışarı atıcı etkisi olduğu rapor edilmiştir. Meyvelerden yenilebilir bir boya elde edilir. Usaresi ağız yarası ve boğazların tedavisinde dahili olarak, yaraların tedavisinde de harici olarak kullanılmıştır. Kök suyu baş ağrısı gidericidir. Tümör ve siğil vakalarında başvurulmuştur. Bitkinin tamamından sarı ve yeşil boya elde edilmiştir.

Türk Uygarlığındaki yeri

Bakla el-yemâniyye (بقلة يمانية), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır. Bitki için metinlerimizde kullanılan diğer isimler yemen baklası (يمن بقلسى) ve bâyam (بايم)’dır.

Yemen baklası bitkinin adından doğrudan tercüme edilmiştir ve bakla kelimesinin Arapçadaki (sensu lato) karşılığı itibariyle bunu yemen sebzesi olarak okumak gerekir. Dioscorides, bliton (βλίτον) maddesinde bitkinin sadece sebze olarak tüketildiğini, tıbbi bir değerinin olmadığı ifade etmiştir. Theophrastus, tohumlarının kış aylarında ekildiğini ve hızla çimlendiğini yazmıştır. Buna göre bitkinin, en azından Antikçağ’da tüketim amaçlı yetiştirildiğini öğreniyoruz. Plinus’a göre de bitkinin tıbbî bir faydası yoktur ve bu nedenle kocaların karılarına kızdıklarında onlara blitieus (faydasız) dediklerini yazmıştır.

İbn Varrâk, semüz ot ile aynı özelliklere sahip olduğunu; Yûhannâ bin Mâseveyh, bitkinin bâdâm yağı, nâr suyu ve kişnic ile kaynatıldıktan sonra öksürüğe faydalı olduğunu ve susuzluk giderici olduğunu belirtmiş; Hem İbn Meymûn hem de İbn Cenâh, bitki için yemen baklası adını önermiş; İbn Sînâ, gül yağı ile bitkinin suyu karıştırılarak uygulandığında güneş çarpmasına bağlı baş ağrısını giderdiğini kaydetmiştir. Bitki Anadolu’da, cinsel istek azaltıcı, ateş düşürücü ve susuzluk giderici olarak kullanılmış, baş ağrısı ve öksürük, sıtma vakalarında başvurulmuştur. Sıtma vakalarında yemeğinin tüketilmesi önerilmiştir.

Yeşillik olarak tüketilir, tıbbi bir özelliği yoktur ancak bağırsakları yumuşatır. DI 2-117.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.190-191.

Fotoğrafları

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siteye son eklenen taksonlar

Tüm Bitkiler →