İçeriğe geç
Anasayfa » Dittrichia viscosa subsp. angustifolia (Sümenit)

Dittrichia viscosa subsp. angustifolia (Sümenit)

FLORA NICOMEDIAE • EASTERN MEDITERRANEAN

Nasıl tanırım?

Yaprakların yumurtamsı, mızraksı veya ters mızraksı, 1-2 cm genişliğinde ve bitkinin çalımsı formda olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
TAKIMAsterales
FAMİLYAAsteraceae

Habitat

Tahrip edilmiş arazi, yol kenarı, tarla

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Haziran – Kasım

Arazi notu

05 Ekim 2020 • Derince • 140 m • Yol kenarı

Bilgi

Çoğu bitkinin çoktan kuruyup kaybolduğu bir dönemde çiçek açması ile nektar toplayanlar için oldukça önemlidir.
Yayılış alanını kuzeye doğru genişletmesi küresel ısınmanın botanik göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Hz. Eyüp’ün acılarını dindirmek için bu bitkiyi kullandığına inanılmaktadır.
Çiçekleri boya olarak kullanılmaktadır. Kökünden sarı boya elde edilmektedir.
Zeytin sineği (Bactrocera oleae) zararlısını yok eden parazit bir arı türü (Psyttalia concolor), yumurtalarını bırakmak için bu bitkinin üzerinde yaşayan başka bir böceği tercih eder.

Folklor

Yaprakları yara iyileştirici ve kanama durdurucu olarak kullanılır. Ayrıca yaprakları banyo suyuna eklenerek eklem ağrılarını gidermek için kullanılmıştır. Dalları kaynatılarak güneş çarpması vakalarında başvurulmuştur. Bunun yanında çiçekli dallar bronşit, tüberkülöz, kansızlık, sıtma ve idrar yolları rahatsızlıklarında kullanılmıştır. Sindirim sorunları, hipertansiyon, diyabet, iltihap, mikrobik hastalıklar ve yara iyileşmesi gibi çok çeşitli rahatsızlıklar için kullanılmıştır.
Keskin, çam ve kafur karışımı reçineli kokusu zararlı haşereleri uzak tutmaktadır. Bu nedenle kurutularak kümeslere, ahırlara ve yatak şiltelerinin altına serilirdi.

Dikkat

Yaprakları, hasar aldığında kötü kokulu bir yağ salgılayan yapışkan tüylerle kaplıdır. Bu yağ ciltte tahrişe ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
Çiçekleri, hayvanların ağız ve midesinde yaralanmalara yol açabilir ve kapçıkları mide-bağırsak hastalıklarına neden olabilir. Ayrıca, et ve sütün tadını bozabilir.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins Papatyagiller uzmanı, 1934-2016 tarihleri arasında yaşamış Alman bitki bilimci ve Berlin Botanik Bahçesi yöneticisi Manfred Dittrich’a adanmıştır. Epitet Latince yapışkan anlamına gelir ve açık bir şekilde yapraklardaki salgılı tüylere işaret etmektedir. Özgün tanımda bu “folia adspersa pilis, interjectis glandulis viscidis” olarak belirtilmiştir. Altepitet Latince dar yapraklı anlamına gelmekte ve bu bağlamda alttürün türden ayırt edici karakterine dikkat çekmektedir.

BİLİMSEL TANIM

Halihazırda Türkçe kaynaklarda Inula viscosa adı ile listelenmektedir. Genellikle 1 ila 2 metre büyüyebilen bir bitkidir. Gövde dik ve dallıdır.

Yapraklar uzun ve dar, uçlarda sivri, kenarları boyunca küçük dişli ve yüzeyleri salgılı tüylüdür. Çok sayıda çiçek başı görülmektedir ve bunlar 16 dilsi, 44 disk çiçeğine sahiptir. İnvolukrum 1 cm genişliğindedir.

Filariler kiremit gibi, 4 ya da 5 arası sıralı; dıştakiler mızraksı ve 2 mm uzunluğunda; içtekiler şeritsi mızraksı ve 6 ila 7 mm uzunluğundadır. Disk çiçekleri 5,5 ila 6,5 mm uzunluğundadır. Kapçık havlı ve salgılıdır. Sorguç kahverengimsidir. Dilimizde sümenit ve yapışkan anduz otu adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Tubbâk (طباق), bitkilerin Arapçadaki karşılığıdır. Dioscorides, yılan ısırması, epilepsi, rahim şikâyetleri, üşütme, baş ağrısı, ağrılı idrar, sarılık ve mide sancısı vakalarında kullanıldığını, düşük yaptırıcı ve âdet söktürücü olarak faydalanıldığını belirtmiştir. Dumanı zehirli canlı, sivrisinek ve pire kovucu olarak kullanılmıştır. Dineverî, bir buçuk metre boylanabilen bitkinin yapraklarının yapışkan olduğunu, kesif bir kokusunun olduğunu, arılar tarafından sevildiğini, keskin aletle (bıçak, kılıç, vb.) yaralanma vakalarında başvurulduğunu ve kırıklara uygulandığını, iltihap giderici ve âdet söktürücü olduğunu yazmıştır.
Bir buçuk metre boylandığı, arılar tarafından sevildiği, uzun yapraklı ve sarı çiçekli olduğu belirtilen bitkiler Anadolu’da, karaciğer ağrısı ve zehirli hayvan sokması vakalarında kullanılmış, ayrıca âdet söktürücü olarak faydalanılmıştır. Envâ-ı Emrâz’da, Antik Yunancadaki karşılığı olan konuza (κόνυζα)’dan muharref aknîzâ (اقنیذا) adı kullanılmış ve üşütme vakalarında başvurulduğunu kaydedilmiştir.

Antikçağ

Küçük olanı hoş kokuludur. Büyük olanın ise yaprakları daha geniş ve kokusu rahatsız edicidir. Yaprakları, pürüzlü ve parlak olmaları dışında zeytin yapraklarına benzer. Büyük olan iki arşın, küçük olan bir ayak uzunluğundadır. Çiçekler ayva sarısı renkli, acı ve zamanla tüylenir. Yaprakları etrafa saçılırsa ya da çalısı yakılırsa vahşi hayvanları ve sivrisinekleri uzak tutar. Ayrıca pireleri öldürür. Yaprakları sürüngen ısırıklarına ve yaralara lapa yapılır. Ayrıca çiçek ve yaprakları şarapla içilirse âdet söktürücüdür, fetüsü dışarı atar, boğaz ağrısı, sarılık ve koliğe faydalıdır. Kaynatılarak oturma banyosuna eklenirse rahim rahatsızlıklarına iyi gelir. Meyve suyu lokal olarak uygulanırsa düşüğe neden olur. Zeytinyağı ile sürülürse titremeye faydalıdır. Küçük olan uygulandığında baş ağrısını geçirir. Bu ikisine benzer üçüncü bir tür daha vardır. Gövdesi daha kalın ve daha yumuşaktır. Yapraklarının büyüklüğü ikisinin ortasındadır. Sulak alanların civarında yetişir. Yaprakları parlak değildir, kokusu daha rahatsız edicidir ve tıbben diğer ikisine göre daha az etkilidir. DI 3-121.
Yumuşak cunila olup yaprakları kadifemsidir, ovalandığında bal kokusu yayar ve dokunulduğunda parmaklara yapışır. Yine libanotis olarak bildiğimiz başka türün kokusu müre benzer. İki tür de şarap ya da sirke ile alınırsa yılan sokmalarına karşı panzehirdir. Ayrıca suyla dövülüp yere serpilirse pireleri öldürür. PL 20-64.
Bu maddeye Dittrichia graveolens ve Pentanema britannica taksonları da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.666.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir