İçeriğe geç
Anasayfa » Persicaria hydropiper (Su biberi)

Persicaria hydropiper (Su biberi)

FLORA NICOMEDIAE • EURASIA-AUSTRALIA

Nasıl tanırım?

Kılıfın kahverengi, kesik, çiçek durumunun başak, gevşek, kesintili ve çiçek örtüsünün kahverengi bezeli olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

Habitat

Sulak alan

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Haziran – Ağustos

Arazi notu

21 Ağustos 2020 • Gebze • 70 m • Sulak alan

Bilgi

Bitkinin karakteristik keskin ve yakıcı biberimsi tadı, içerdiği poligodial adlı bir seskiterpenoidden kaynaklanır. Bu madde, bitkiyi otçullar için tatsız kılan güçlü bir kimyasal savunma mekanizmasıdır.
Geleneksel tıpta açık yaraların, burun kanamalarının ve kronik ülserlerin üzerine lapa halinde koyulan bitkinin kanama durdurucu özelliği, modern çalışmaların içeriğindeki maddelerin kanamayı durdurucu, damar büzücü ve yüksek antioksidan özelliklere sahip olduğunu göstermesi ile doğrulanmıştır.

Folklor

Uzakdoğu’da tüketilen bir bitkidir. Yaprak ve tohumları biber ikamesi olarak kullanılmak üzere yetiştirilmektedir. Bunun yanında küçük miktarlarda olmak üzere salatalara eklenmektedir. Yaprak, tohum ve gövdeleri çiğ ya da pişirilerek tüketilmiştir. Saplarından sarı boya elde edilmiştir. Doğacak çocuğun cinsiyetinin erkek olması için şarapla bekletilerek tüketilmiştir. Büzücü olup kanama, cilt sorunları ve ishal vakalarında başvurulmuştur. Ayrıca yapraklar iltihap giderici, gaz giderici, terletici, idrar söktürücü, adet akışı teşvik edici, uyarıcı ve kanama durdurucu olarak kullanılmıştır.

Dikkat

Özsuyu ciltte tahrişe ve dermatite neden olabilir. Yutulması halinde ise sindirim sistemini rahatsız edebilir.
Otçul hayvanlar için zararlı olduğu düşünülmektedir ancak keçi, koyun, sığır gibi hayvanlar aç olduklarında bile bitkiden uzak durmaktadır.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Latince Prunus persica’ya benziyor anlamına gelir. Cinsin yaprak yapısının şeftali yaprağına benzemesine işaret eder. Epitet Antik Yunanca su biberi anlamına gelir. Yapraklarının ve tohumlarının tadının biber (Piper sp.) tadına benzemesine işaret eder.

BİLİMSEL TANIM

Genellikle 20 ila 70 cm büyüyebilen tek ya da çok yıllık bir bitkidir. Gövde çıplak, kahverengi ve zaman zaman parlaktır. Yapraklar karşılıklı ve neredeyse sapsızdır. Yaprak ayası 1,5 ila 8 cm uzunluğunda, 0,4 ila 1,5 cm genişliğinde, şeritsi mızraksı ila mızraksı, sipsivri uçlu ve kirpikli kenarlı olup kenarları düzdür.

Okrea 0,25 ila 1,5 cm uzunluğunda ve çıplaktır. Çiçek durumu 1 ila 6,5 cm uzunluğundaki sap üzerinde, sarkık, 3 ila 7 cm uzunluğunda ve gevşektir (çiçekler birbirine uzak).

Çiçekler saplıdır. Tepal 5 adet, pembe, ters yumurtamsı, küt uçlu ve kırmızı salgılı beneklidir. 6 ercik ve 3 boyuncuk görülür. Meyve çoğunlukla üç köşeli, koyu kahverengimsi ve havlıdır. Dilimizde su biberi adı ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Fülfül el-mâ (فلفل الما), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan hudropeperi (ὑδροπέπερι)’nin tercüme edilmesi ile elde edilmiştir. Metinlerimizde yer bulan su biberi (صو ببري) kullanımı da aynı kökene sahiptir. Diğer kullanımlar Arapça zencebîl el-kilâb (زنجبيل الكالب) ve bunun tercümesi olan it zencebili (ايت زنجبيلي) isimleridir. Dioscorides, tadının bibere benzediğini, yemeklerde çeşni olarak kullanıldığını ve ödem dağıtıcı özelliği olduğunu aktarmıştır. İbnü’l-Baytâr, yapraklarının sögüd yaprağına benzediğini, dallarının kırmızı ve budaklı olduğunu, aromatik olması nedeniyle çeşni olarak kullanıldığını ve gaz giderici etkisi olduğunu; İbni Sînâ, köpekler üzerinde ölümcül etkisi bulunduğunu yazmıştır. Yaprakları sögüd ağacının yapraklarına benzediği belirtilen bitki Anadolu’da, göz rahatsızlıklarında kullanılmış, şişlik giderici olarak faydalanılmıştır. Bitkinin köpekler için ölümcül olduğu kaydedilmiştir.
Durgun sular ve yavaş akan derelerin kenarında büyür. Gövdesi boğumludur, yaprak ve dalları naneye benzer ancak daha büyüktür. Yaprakların ve meyvenin tadı biber gibi keskindir ancak baharatlı kokusu yoktur. Kökü küçüktür ve bir işe yaramaz. Yaprakları lapa halinde şişlik, morluk ve sertliklere lapa halinde uygulanır. Kurutulup haşlanarak tuzla birlikte biber ikamesi olarak kullanılır. DI 2-161.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.339-340.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir