
Dudağın iki yan lobunun oldukça uzun ve sivri uçlu olması ayırt edici özelliğidir. Teşhis için en kolay yöntem oldukça karakteristik olan dudak desenlerinin incelenmesidir. Ancak bu cinste tür teşhisinin oldukça zorlayıcı olduğunu da ekleyelim.
Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Tanımı
Çiçek durumunun uzunluğu değişken olmakla birlikte genellikle 10 ila 50 cm uzunluktadır ancak zaman zaman 90 cmye kadar boylanabilir. Ayrıca çiçek durumunun taşıdığı çiçek sayısı da değişkendir ve 2 ila 15 adet çiçek bulundurmaktadır. Çanak yaprak üç adet olup yeşil ya da menekşenin açık ve koyu tonlarında seyredebilir. Bunlar 7 ila 16 mm uzunluğunda ve 3 ila 10 mm genişliğindedir. En tepedeki çanak yaprak düz ila kayıksı şekilli olup tabandan itibaren geriye doğru bükülmüş ve tepede de öne doğru eğilmiştir. Taç yaprak da üç adet olup yanal taç yapraklar pembe ila menekşe ya da yeşil renkli, 1,5 ila 8 mm uzunluğunda ve 0,8 ila 4 mm genişliğindedir.
Dudak, tabanda üç loba bölünmektedir ve ortadaki lob en büyüktür. Yanal lobların dış yüzeyi tüylü iken merkezi lobun kenarları kadifemsi, geri kalan bölümler ise pürüzsüzdür. Dudağın arka plan rengi kahverengidir. Ayna mavi ila menekşe renkli, kenarları soluk sarı çizgili ve H veya X şeklinde olmakla birlikte farklı desenler de görülmektedir. Dilimizde çulluk salebi ve karakulak adları ile bilinmektedir.
Türün tipik uzun boynuzları, tozlayıcı erkeğin doğru pozisyonu almasını ve polen paketçiklerinin tam kafasına yapışmasını sağlayan birer kılavuz ve tutunma kolu görevi görmektedir.
Dudağın ortasında, genellikle metalik renkli, belirgin bir H veya X harfine benzeyen desen bulunur. Bu leke, güneş ışığında parlayarak dişi tozlayıcının kanat yansımasını taklit eder.
Yunanca kaş anlamına gelir ve bu bağlamda çiçeklerin kenarlarının belirgin biçimde tüylü olmasına dikkat çekmektedir. Diğer görüş ise Roma uygarlığında kadınların kaşlarını karartmak için bu bitkileri kullanmaları ile ilgilidir. Plinius, bitkileri Roma’da kadınların kaşlarını karartmak için kullandıklarını yazar. Epitet Latince çulluk anlamına gelir. Türün dudak deseninin çulluğun (Scolopax rusticola) tüylerini andırmasına işaret eder. Alt epitet Latince boynuzlu anlamına gelir ve dudağın neredeyse çiçekle eşit uzunlukta olan iki yanal lobuna dikkat çekmektedir.
Bu bitkinin tohumdan çiçek açacak hale gelmesi için geçen süre yılları bulmaktadır. Yerinden söküldüğünde hem ilişkiye girdiği mantarlarla bağlantısı koparılacağı için yaşatılması güçtür hem de yıllara dayanan bir emek yok edilmektedir.
Doğadaki orkidelerin her ne sebeple olursa olsun toplanması kanunla yasaklanmıştır ve ciddi maddi müeyyidesi bulunmaktadır. Ayrıca orkideler Kocaeli biyoçeşitliliğinin kritik halkaları arasındadır. Bu nedenle toplamaktan ve bulunduğu yeri tahrip etmekten kaçının.
Biyocoğrafik dağılım ve ekolojik profil
🌍 Coğrafi Dağılım
Bu tür, Doğu Akdeniz havzasından Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler ve oradan Türkistan'a kadar uzanan bir alanda bulunmaktadır.
🧬 Takson Kartı
🌱 Ekolojik Profil
Çalılık, makilik, ormanlık alan sınırı, çayırlar
Geofit
Mart – Haziran
06 Mayıs 2020 • Başiskele • 450 m • Kayalık
🗺️ Türkiye gözlemleri
Çiçeğin boynuzları kulak, orta deseni burun ve alt kısımları bir ağız gibi algılanarak bitkinin gülen bir yaratık olarak yorumlamasına neden olur. Bu fenomene pareidolia adı verilmektedir.
Orchidaceae (Salepgiller) ailesine bağlı bitkiler ülkemizde genel olarak “salep” ve “orkide” olarak bilinirler. Salep (ثعلب) kelimesi Arapça orijinli iken, orkide (ὄρχις) kelimesi Yunanca mahreçlidir. Orkide kelimesi testis/taşak anlamını verir ve birçok orkide türünde görülen bölünmüş yumru yapısına işaret eder. Salep ise, Arapçada tilki anlamını verir. Beri taraftan bu ismin Arapçadaki hali husya el-sa’leb’tir (خصي الثعلب). Bu da tam olarak tilki taşağı anlamına gelir. Zamanla bitkilerin tam adının ilk kelimesi kullanımdan düşmüş ve sadece salep kelimesi kalmıştır.
Fotoğrafları









Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.
Leave a Comment