Orchidaceae (Salepgiller)


Dolaşım

BitkilerKuşkonmaz takımı › Salepgiller

Genel bilgiler

Aileye bağlı bitkiler ülkemizde genel olarak “salep” ve “orkide” olarak bilinirler. Salep (اثعلب) kelimesi Arapça orijinli iken, orkide (ὄρχις) kelimesi Yunanca orijinlidir.

Çok yıllık, yumrulu bitkilerden oluşan bir ailedir. Aileye bağlı bitkiler mantarlarla ortakyaşama sahiptir. Çiçekler çoğunlukla gövdenin en üstünde belirir. Yapraklar bazı türlerde tabanda, bazı türlerde gövdede olurken, bazı türler yapraktan yoksundur. Çiçeklerin rengi ve biçimi oldukça değişkendir. Aileye bağlı bazı türler tozlaşma sürecine yardımcı olması için çeşitli böceklerin görüntülerini ve/veya kokularını taklit eder. Kocaeli’deki orkide türlerinden, Spiranthes spiralis (incisalebi) hariç tamamı bahar ve yaz aylarında çiçek açarken, inci salebi güz aylarında çiçek açar. Türkiye’de 26 cinsle temsil edilen ailenin, Kocaeli sınırları içinde 13 cinsi tespit edilmiştir. Soğanlı bitkiler oldukları için, özellikle tabiat parkları içinde yer alan popülasyonları kanun ile koruma altına alınmıştır. Orkide kökünden ‘salep’ adı verilen, sakinleştirici etkisi olan ve oldukça besleyici olan bir toz elde edilir. Bu toz ekmek ve dondurma yapımında kullanıldığı gibi içecek olarak da tüketilir. Musilaj bakımından da zengindir ve mide-bağırsak kanalı tahriş vakalarında başvurulur.

Orkidegiller dünyanın en büyük çiçekli bitki ailesidir.

Bazı orkide türleri nektar üretmez ancak görünüm ve koku gibi özellikleri ile tozlayıcıları “aldatarak” kendilerine çekebilirler. Orkideler; kendi kendilerine ya da arı, kelebek, güve ile buğday biti ve tahıl kurdu gibi böcekler tarafından tozlanırlar. Tozlayıcı böcek polenleri aldıktan sonra başka çiçekleri ziyaret etse bile, sırtının belli bölgesine yapışmış polenler çoğunlukla aynı türden başka bir orkideyi ziyaret ettiğinde serbest kalır.

Orkidelerin çiçek açma zamanları, tozlayıcı böceklerin aktif olarak uçtukları zamanla örtüşür. Bazı orkide türleri taklit konusunda oldukça mesafe kaydetmişlerdir, evlerde ya da ofislerde sıklıkla gördüğümüz güve orkideleri (Phalaenopsis) adlarını, çiçeklerinin rüzgarlı havalarda tıpkı bir güve gibi kanat çırpıyor olmasına borçludur. Yine başka bir orkide türünün çiçekleri çürümüş et görünümündedir, ayrıca bu et üzerinde beyaz renkli kurtçukları taklit eden yapılar da mevcuttur. Dahası çiçek, çürümüş et gibi kokmaktadır.

Orkide türleri tek seferde binlerce tohum üretebilme kapasitesine sahiptir. Bazı orkide türlerinde ise bu sayı birkaç milyonu bulmaktadır. Çimlenme için yeterli besini taşımayan tohumlar ve büyüyüp gelişme için diğer organizmalara ihtiyaç duyan orkideler, astronomik sayıda tohum üreterek çimlenme ihtimallerini arttırmaktadırlar. Bu konudaki diğer dezavantajları ise tohumdan çiçeklenmeye kadar olan sürenin hayli uzun olmasıdır ki bazı orkide türlerinde bu süre 10 yılı bulabilir.

Orkidelerin doğada üremeleri bu denli zor iken, insan eliyle üremeleri çok daha zor ve bazı türlerde neredeyse imkansızdır. Bu nedenle doğadaki örnekler, özellikle ticari kaygılarla sıklıkla yerlerinden sökülmektedir.

Orkidelerin tozlaşma mekanizmaları o kadar karışıktır ki, bazı durumlarda bir böceğin düşmanı ya da avı olan başka bir böceği de taklit edebilirler. Bu durumda “av” olarak gördüğü çiçeğe saldıran “avcı” böcek, mücadelesi sırasında çiçeğin polenlerine de bulaşmış olacaktır.

Cinsler

Anacamptis

(Sivrisalep)

Cephalanthera

(Çamçiçeği)

Dactylorhiza

(Balkaymaksalebi)

Epipactis

(Bindallıçiçeği)

Himantoglossum

(Keşkeşçiçeği)

Limodorum

(Saçuzatan)

Neotinea

(Benliçamsalebi)

Ophrys

(Arısalebi)

Orchis

(Salep)

Platanthera

(Sümbülsalebi)

Serapias

(Sağırkulak)

Spiranthes

(İncisalebi)

Steveniella

(Takkelisalep)

Neottia

(Asalaksalep)

Literatür

Genera Plantarum 64-65. 1789. Juss.