İçeriğe geç
Anasayfa » Lactuca sativa (Marul)

Lactuca sativa (Marul)

FLORA NICOMEDIAE • IRAQ

Nasıl tanırım?

Alt yaprakların ters yumurtamsı yuvarlak ya da eliptik, gövdenin pürüzsüz ve çiçek durumunun şemsiye halinde olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
TAKIMAsterales
FAMİLYAAsteraceae
CİNSLactuca

Habitat

Bahçe, tarla

Statü

Doğallaşmış

Çiçeklenme

Haziran – Temmuz

Arazi notu

14 Mayıs 2024 • İzmit • 110 m • Bahçe

Bilgi

Cinsin Türkçe adı olan marul, Yunanca maralion (μαρούλιον) kelimesinden türetilmiştir.
Bir marulun yaklaşık %95’i sudan oluşur. Bu oran, neredeyse bir salatalık veya karpuz ile aynıdır.
Ortadoğu’da bazı bölgelerde marulun tüketilmesi dinen yasaktır. Bu yasak muhtemelen Ortadoğulu mitolojik karakter Adonis’in ölümü ile bağlantılıdır.
Hem antik Mısır hem de Roma’da cinsel gücü arttırdığına inanılırdı. Bu muhtemelen Lactuca serriola ile özdeşleşen antik Mısır tanrısı Min ile ilgilidir. Min cinsellik tanrısı olarak bilinmektedir. Beri taraftan antik Yunan’da tam tersi, iktidarsızlığa neden olduğu düşünülürdü.

Folklor

A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Salatalarda kullanılmaktadır. Tohumlarından tüketime uygun bir yağ elde edilmektedir. Özsuyu yatıştırıcı, kas gevşetici, idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı ve uyuşturucudur. Dahili olarak uykusuzluk, nevroz, çocuklarda hiperaktivite, kuru öksürük, boğmaca ve romatizmal ağrıların tedavisinde kullanılmıştır.

Dikkat

Olgunlaştıklarında hafif zehirli olurlar.
Serin mevsim sebzesidir. Fazla sıcaklık ve su stresi sapa kalkmayı hızlandırabilir. Gevşek yapraklı tipler genellikle baş oluşturan tiplere göre daha çabuk hasada gelir. Kök sistemi sığ olduğu için düzenli, fakat aşırı olmayan sulama ister. Aşırı azotlu gübreleme hızlı yaprak gelişimine yol açabilir; ancak yaprak dokusu ve hastalık hassasiyeti üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Tohumları çok küçük olduğu için ekimden sonra üzerleri kalın toprakla kapatılmamalıdır. Hasat, dış yaprakların tek tek alınması veya tüm başın kesilmesi şeklinde yapılabilir.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Antik Yunanca sütlü anlamına gelir ve bu bağlamda cinse bağlı bazı türlerin sütlü özsuyuna sahip olmasına dikkat çekmektedir. Kelime marulun kadim adıdır. Yaban domuzu saldırısına uğrayıp yaralanan Adonis, marul yapraklarının altına saklanmıştır. Hera’nın marul yedikten sonra hamile kalabildiği söylenir. Epitet Latince ekilen anlamına gelir. Eski çağlardan beri insan eliyle yetiştirilen bitkiler için tercih edilen bir epitettir. Özgün tanımda bu “Culturae mangorico forte producta ex proximis” olarak belirtilmiştir.

BİLİMSEL TANIM

30 ila 70 cm büyüyebilen tek ya da iki yıllık bir bitkidir. Yapraklar geniş ve yeşil renklidir. İnvolukrum 8 ila 13 mm çapındadır. Filariler özellikle meyve zamanı diktir.

Çiçekçikler 7 ila 15 adet olup taç sarı renklidir. Kapçık soluk grimsi ila beyazımsı, düzleştirilmiş, ters yumurtamsı, 3 ila 4 mm uzunluğunda ve gagası ipliksidir. Sorguç beyaz renkli ve 3,5 ila 4 mm uzunluğundadır.

Türün Lactuca serriola’nın kültüre alınmasıyla günümüzdeki formuna eriştiği düşünülmektedir. İlk defa Mısır’da yetiştirildiği, Roma uygarlığı eli ile geniş bölgelere yayıldığı bilinmektedir. Lactuca sativa dilimizde salata, marul ve kıvırcık adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Marul (مارول), bitkilerin Antik Yunancadaki karşlığı olan maroulion (μαρούλιον)’dan alınmıştır. Metinlerimizde bitki için Süryanicedeki karşılığı olan hassa ܲ(ܚ̈ܲܣܸܐ‎)’dan muharref hass (خس) ve Farsça karşılığı olan kâhû (کاهو) adları da kullanılmıştır.
Halîmî, kâhû, hass ve marul adları ile bilindiğini, bostanlarda yetiştirilen ve tüketilen bir bitki olduğunu, ayrıca hass kelimesinin Farsçada herhangi bir faydasının olduğu bilinmeyen bitkiler için kullanıldığını kaydetmiştir. Dioscorides, mideye faydalı ancak aşırı tüketiminin görüşe zararlı olduğunu, besleyici, akrep ve örümcek sokması vakaları ile zührevi hastalıklar ve göz hastalıklarında kullanıldığını, cinsel istek azaltıcı, ağrı kesici, âdet söktürücü, serinletici ve uyutucu olarak faydalanıldığını, ayrıca ıslak rüya görenlere önerildiğini belirtmiştir. Vagbata, hemoroidi tedavi ettiğini; İbn Varrâk, mideye faydalı olmakla birlikte cinsel isteği azaltıp uyku getirici olduğunu; Rufus, sarhoşluk kaynakları rahatsızlıklarda etkili olduğunu; Yûhannâ bin Mâseveyh, deliryum vakalarında başvurulduğunu; İbn el-‘Avvâm, akrep sokması vakalarında kullanıldığını ve iştah açıcı olarak faydalanıldığını; Râzî, öksürük ve uykusuzluk halinde uygulandığını ancak uzun süre tüketilmesinin görüşü zayıflattığını belirtmiştir.
Mârûl Anadolu’da, menenjit, uykusuzluk, karaciğer hastalıkları, eklem ağrıları, göz rahatsızlıkları, sarılık, soğuk algınlığı, baş ağrısı, mide hastalıkları, idrar yolu hastalıkları, cilt rahatsızlıkları, işitme sorunları, melankoli, dil rahatsızlıkları, burun kanaması ve meme ağrısı vakalarında kullanılmış, kas gevşetici, susuzluk giderici, ateş düşürücü, iştah açıcı, öksürük giderici, idrar söktürücü, cinsel istek kesici, ihtilamı engelleyici, kusturucu, âdet söktürücü, zehirli hayvan sokması, kan temizleyici ve uyuşturucu olarak faydalanılmıştır. Rüyada mârûl tohumu yemek sağlık olarak yorumlanmıştır.

Antikçağ

Yetiştirilen marul sağlıklıdır, bağırsakları yumuşatır ve süt akışını teşvik eder. Kaynatıldığında daha besleyici olur. Yıkanmadan yenildiğinde mide rahatsızlığına iyi gelir. Tohumu içildiğinde ıslak rüya görülmesini engeller, bu ayrıca cinsel isteği de azaltır. Sürekli marul tüketmek miyopluğa neden olur. Salamurada muhafaza edilmektedir. Yabani marul, yetiştirilene benzer ancak daha uzun gövdelidir, yaprakları daha açık renkli ve daha pürüzlüdür, tadı da acıdır. Etkisi bir dereceye kadar haşhaşa benzer, bu nedenle bazıları bunun sütünü haşhaşın sütüne karıştırır. Sütü, kadın sütü ile sürüldüğünde güneş yanıklarını giderir, şarapla içildiğinde albugo ve gözdeki buğulanmayı giderir. Genel olarak uyutucu, ağrı kesici ve âdet söktürücüdür. Akrep ve örümcek tarafından zehirlenenlere içirilmiştir. Tohumu (yetiştirilmiş marulda olduğu gibi) içildiğinde ıslak rüya görülmesini engeller, bu ayrıca cinsel isteği de azaltır. Sütü, diğer bitki usareleri gibi güneş ışığında bekletildikten sonra kil kaplara muhafaza edilmektedir. DI 2-136.
Marulun üç çeşidi vardır, ilkinin sapı çok büyüktür, ikincisi yuvarlak saplıdır ve üçüncüsü bodurdur. Bazıları da renkler ve ekim zamanlarına göre ayırır, siyah marul ocak, beyaz mart ve kırmızı nisan ayında ekilir ve birkaç ay sonra fidelerin yerleri değiştirilir. Bir de Yunanların acı olması nedeniyle picris dedikleri bir çeşit vardır. Başka bir tür sütlü usaresinin çok olması nedeniyle meconis adıyla bilinmektedir ve uyuşturucu etkisi vardır. Tüm marulların uyutucu olduğu düşünülür. İtalya’da tıbbi faydaları ve içerdiği sütlü usare nedeniyle lactuca adı ile bilinir. Marullar serinletici ve canlandırıcıdır, bu nedenle yaz aylarında sevilerek tüketilir, ayrıca iştahı da açarlar. Augustus hastalandığında hekimi Antonius Musa onu marul tükettirerek iyileştirmiştir ki eski hekimi Aemilius ona marulu yasaklamıştı. Günümüzde marul çok popülerdir ve mevsimi olmadığı zamanlarda bile oksimelde saklanarak tüketilmektedir. Marulların kan yapıcı etkisi olduğu da kabul edilmektedir. PL 19-38.
Bu maddeye Lactuca serriola taksonu da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.526-528.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir