Nasıl tanırım?
Alt yaprakların çengelli derin teleksi, gövdenin dikenli ve çiçek durumunun bileşik salkım halinde olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Yamaç, tarla, yol kenarı
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Temmuz – Eylül
Arazi notu
18 Ağustos 2024 • İzmit • 110 m • Yol kenarı
Antik Mısır’da bereket, üreme ve şehvet tanrısı Min’in kutsal bitkisiydi. Dik büyüyen yabani marul formları, Mısırlılar tarafından eril gücün ve doğurganlığın sembolü olarak görülmüştür. Bu ayrıca sütlu usaresinin anne sütü ve sperm ile de ilişkilendirilmesi ile ilgilidir. İlginç biçimde Antik Yunan ve Antik Roma’da bitkiler şehveti baskılayıcı olarak kabul edilmiştir.
Gövde üzerindeki üst yapraklar, gün boyunca güneşin zararlı etkilerinden korunmak için dikey olarak döner ve yaprak kenarlarını güneşe doğru çevirir. Bu nedenle pusula bitkisi olarak da bilinmektedir.
Genç yaprakları çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Kökü kahve ikamesi olarak kullanılmaktadır. Tohumlarından elde edilen yağ sabun, boya ve vernik yapımında kullanılmıştır. Özsuyu yatıştırıcı, narkotik, diüretik, hazmı kolaylaştırıcı, ağrı kesici ve kas gevşeticidür. Anksiyete, nevroz, uykusuzluk çocuklarda hiperaktivite, kuru öksürük, boğmaca ve romatizmal ağrıların tedavisinde dahili olarak alınır. Ayrıca kronik nezle, öksürük, karaciğer şişliği, şişkinlik ve idrar yolu rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmıştır.
Cinsin Türkçe adı olan marul, Yunanca maralion (μαρούλιον) kelimesinden türetilmiştir.
Olgun bitkiler hafif zehirlidir. Aşırı dozda alınması halinde halsizliğe, kardiyak felce ve ölüme neden olabileceği rapor edilmiştir.
Özsuyunda bulunan lactucarium, hafif bir yatıştırıcı ve sakinleştirici etkiye sahiptir ve geçmişte marul afyonu olarak anılmıştır.
Fotoğrafları








Türkiye gözlemleri
Cins adı Antik Yunanca sütlü anlamına gelir ve bu bağlamda cinse bağlı bazı türlerin sütlü özsuyuna sahip olmasına dikkat çekmektedir. Kelime marulun kadim adıdır. Yaban domuzu saldırısına uğrayıp yaralanan Adonis, marul yapraklarının altına saklanmıştır. Hera’nın marul yedikten sonra hamile kalabildiği söylenir. Epitet Latince testere dişi anlamına gelir. Bitkinin yapraklarının kenarına işaret eder.
Dikensiz ve sütlü bir lateks içeren gövdeleri 2 metreye kadar büyüyebilen tek ya da iki yıllık bir bitkidir. Gövde tek, sağlam yapılı, alt bölümde basit iken üst bölümde dallı ve çıplak ila alt bölümde küçük dikenlidir. Yapraklar üst bölümlere gidildikçe küçülmektedir. Bunlar dikdörtgensi ya da mızraksı, teleksi, mumsu grimsi yeşil rengindedirler. İnce dikenler, damarlar ve yaprak kenarları boyunca izlenir.
Alt kısımlarda beyaz damarlar görülür. Bunlar kesildiğinde lateks sızdırırlar. Çiçek başları 11 ila 13 mm genişliğindedir, soluk sarı ve çoğunlukla mor uçlu, 12 ila 20 arası dilsi çiçek görülür.
Disk çiçeği yoktur. Bırahteler genellikle mor renklidir. Kapçık gri renklidir. Sorguç beyazdır ve eşit uzunlukta tüyleri vardır. Dilimizde eşek helvası, yabani marul, acı marul, eşek marulu ve tahliç adları ile bilinmektedir.