İçeriğe geç
Anasayfa » Beta vulgaris (Pancar)

Beta vulgaris (Pancar)

FLORA NICOMEDIAE • MEDITERRANEAN-EUROPE-ARABIA-INDIA

Nasıl tanırım?

Çiçek örtüsünün yeşil veya kırmızımsı, bırahtelerin küçük ve şeritsi mızraksı olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
FAMİLYAAmaranthaceae
CİNSBeta

Habitat

Deniz kenarı, yol kenarı, tahrip edilmiş araziler

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Mayıs – Ağustos

Arazi notu

04 Ekim 2023 • İzmit • 350 m • Yol kenarı

Bilgi

1747’de Alman kimyager Andreas Marggraf’ın pancardan şeker çıkarmayı keşfetmesi bir dönüm noktasıdır. Napolyon Savaşları sırasında İngiltere’nin şeker kamışı ambargosu, Napolyon’u pancar şekeri endüstrisini teşvik etmeye itti ve bu günümüzde dünya şekerinin %20-30’unu karşılayan dev bir sektöre dönüştü.
Aynı türün altında şeker pancarı, yem pancarı, pazı ve sofralık pancar gibi çok farklı formları barındırır. Yaprakları ve sapı da (pazı) besleyicidir ve ayrı bir sebze olarak tüketilmektedir.
Pancar, yüksek nitrat içeriği sayesinde kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir ve atletik performansı artırıcı (ergojenik) etkisi nedeniyle sporcular tarafından tercih edilir. Dünya Anti-Doping Ajansı yasaklı listesinde yer almaz.
Arkeolojik kayıtlar, MÖ 8. yüzyılda Babil Kralı Merodach-Baladan’ın kraliyet bahçelerinde Beta vulgaris yetiştirdiğini göstermektedir.

Folklor

Beta vulgaris‘in yaprakları çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Ispanak ikamesi olarak kullanılmaktadır. Gövdeler pişirilerek tüketilmiştir. Olgun kökler salatalara eklenmiştir. Ayrıca sirke ile salamura yapılarak kullanılmıştır. Kök %8 oranında şeker içerir. Çiçekli saplar brokoli ikamesi olarak yenilmiştir. Şeker pancarı ile pazının atası olarak kabul edilmektedir. Köklerinden elde edilen kırmızı boya, gıda boyası olarak kullanılmaktadır.
Beta vulgaris tümör tedavisinde kullanılmıştır. Başı temizlemek için burun deliklerine konulmuştur. Kansızlık ile sarılığa çare olarak önerilmiştir. Ayrıca kulak çınlamasını gidermek için kulağa damlatılmış, diş ağrısını geçirmek için de gargara yapılmıştır. Kökü gaz giderici, âdet söktürücü, kanama durdurucu ve kadınlar için toniktir. Kök suyunun sağlıklı bir içecek olduğu kabul edilmektedir. Sirkeli pancar suyu kepek giderici ve saç dökülmesini engelleyici olarak tavsiye edilmiştir.

Gıda

Bazı kişilerin pancar tükettikten sonra idrarlarının pembe veya kırmızı renk alması, pancardaki betalain pigmentini metabolize edememelerinden kaynaklanır. Bu durum zararsızdır ve beeturia olarak adlandırılır.
Kırmızı pancarın suyu, asitlik derecesine (pH) göre renk değiştiren doğal bir indikatördür. Orta Çağ’da ve savaş dönemlerinde pancar suyuyla yazılan gizli mesajlar, kağıt üzerine limon suyu damlatıldığında parlayarak görünür hale gelirdi.
Kırmızı pancar varyetesi, vücutta nitrik okside dönüşen bir inorganik nitrat deposudur. Çalışmalar, pancar suyu içmenin yaşlılarda beynin frontal lobuna giden kan akışını hızlandırdığını ve bunamaya (demans) karşı bilişsel performansı koruduğunu kanıtlamıştır.
Bitkide bolca bulunan betain adlı amino asit, karaciğer hücrelerinde yağ birikmesini önler.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Latince pancar anlamına gelir. Kelime Keltçe orijinlidir, günümüzde Avrupa kıtasındaki birçok dilde pancar adı benzeştir. Dilimizdeki pancar kelimesi Ermenice banjar (բանջար) kelimesinden muharreftir. Epitet Latince yaygın anlamına gelir. Türün Beta cinsi içinde yaygın olarak görülen bir tür olmasına işaret eder.

BİLİMSEL TANIM

Genellikle 80 cm büyüyebilen tek ya da iki yıllık bir bitkidir. Kökü sağlam, kahverengi, yumrumsu, turpsu, mekiksi ya da dallı ve yumrumsu değildir. Gövde dik, bazen yatık, şeritli ve dallıdır. Taban yaprakları uzun saplı, dikdörtgensi, 20 ila 30 cm uzunluğunda, 10 ila 15 cm genişliğinde, tabanı kesik, kamamsı ya da hafifçe yüreksi, kenarları düz ya da dalgalı ve küt uçludur.

Gövde yaprakları almaşlı dizilişli ve taban yapraklarından daha küçük, yumurtamsı ya da mızraksı dikdörtgensi ve tabanı sapa doğru kademeli biçimde daralmaktadır. Çiçekler tek ya da 2 ila 8 adetten oluşan gruplar halindedir.

Çiçek örtüsü tabanda birleşik, bölümleri şeritsi ya da darca dikdörtgensi ve meyve zamanı derimsi ve kıvrıktır. Tohum kırmızı kahverengi, mercimeksi ve 2 ila 3 mm çapındadır. Dilimizde pancar, pazı ve kıyı pancarı adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Çükündür (چوكندر), bitkinin Farsçadaki karşılığıdır. Metinlerimizde bitki için kullanılan isimlerden pazu (پازی) bitkinin Ermenice karşılığı olan bazuk (բազուկ)’tan, pancar (پانجار) ise yine bitkinin Ermenice karşılığı olan bancar (բանջար)’dan alınmıştır. Son olarak silk (سلق) ismi, bitkinin Süryanicedeki karşılığı olan silka (ܣܠܩܐ)’dan alınmıştır. Çulluk Kapan Lügati’nde silkin Türkçe karşılığı olarak çükündür kelimesi kaydedilmiştir. Halîmî’ye göre ak olana pâzû, kızıl olanı ise çügündür denmektedir.
Dioscorides mide ve bağırsaklar için faydalı olduğunu, suyu burun deliklerine damlatıldığında başı temizleyip ve kulak ağrısını geçirdiğini, yanıklara ve saç dökülmesi halinde başa uygulandığını, soğuk algınlığı vakalarında başvurulduğunu, kepek giderici olduğunu, Theophrastus, kökünün tatlı olduğunu ve bu nedenle çiğ olarak bile tüketildiğini belirtmiştir. İbn Varrâk, mideye zararlı olmakla birlikte müshil ve balgam söktürücü olduğunu; İbnü’l-Baytâr, suyunun başa uygulanması halinde bitleri öldürüp yaraları iyileştirdiğini ve saçları da uzattığını; Gâfikî, diş ağrısı, titreme ve nefes darlığı vakalarında kullanıldığını, cinsel isteği arttırdığını belirtmiştir.
Bitki Anadolu’da, sarılık, böbrek hastalıkları, saç-sakal dökülmesi, burun rahatsızlıkları, kulak hastalıkları, göğüs hastalıkları, dil rahatsızlıkları, pamukçuk, ödem, göğüs ağrısı, cilt sorunları, kulunç, felç, kulak ağrısı ve dalak şişi tedavisinde kullanılmış, müshil, nefes ferahlatıcı, cinsel hazzı arttırıcı, kepek giderici, bit kırıcı ve kusturucu olarak da faydalanılmış, atlarda sıtma vakalarında bitkiye başvurulmuş, kirpiklerde görülen küçük organizmaların (kamıl, kumkan ve kurudan) yok edilmesinde faydalanılmıştır. Ortaçağ Anadolu mutfağında sumâkiyye adı verilen yemeğin tarifine girmiş, ayrıca yapraklarının karabasan görenlerce tüketilmesi önerilmiştir.

Antikçağ

Pancarın iki türü vardır. Koyu olanın özellikle kökü mercimekle birlikte haşlandığında bağırsakları bağlar. Beyaz olan ise bağırsakları yumuşatır. Ancak her ikisi de içerdikleri soda nedeniyle sağlıksızdır. Bu nedenle suyu kafayı temizler, bal ile buruna döküldüğünde ise kulak ağrısına iyi gelir. Kök ve yaprakları kaynatılarak sürülürse kepek ve bit yumurtalarını kırar, mayasılı yatıştırır. Haşlanmış kökü püstül, yanık ve yılancığı tedavi eder. DI 2-123.
Tüm sebzeler içinde en hoş olanıdır. Siyah ve beyaz olmak üzere iki çeşidi vardır. Bunlar içinde Sicilya pancarı olarak da bilinen beyaz renkli olan daha çok tercih edilmektedir. Kökler, marulda olduğu gibi nemli bir toprakta gübre ile kaplanmışsa daha iyi gelişir. Pancar (yaprakları) çoğunlukla mercimek ve bakla ile yenir ve lahana ile aynı şekilde hazırlanır. Hekimler pancarın lahanadan daha sağlıksız olduğunu söyler bu yüzden nadiren yemeklerde servis edilir. Sadece sağlam bünyeli kişilere uygun olduğu düşüncesiyle tatmaktan bile kaçınılır. Tıpkı marul gibi, üzerine hafif bir ağırlık konularak top halinde büyütülür. Bazı kimseler pancar için en uygun ekim zamanının narın çiçek açtığı zaman olduğunu söyler. Fıçıdaki şarap lahana benzeri bir tat alarak bozulduğunda, içine pancar yaprağı batırılmasından sonra tadını geri kazanacağı söylenir. PL 19-40.
Beyaz ya da siyah pancarın kökü ipe asılır ve suyla yumuşatılırsa yılan sokmalarına karşı etkilidir. Haşlanarak çiğ sarımsakla yenilen beyaz pancar bağırsak kurtlarını atar. Siyah pancarın suyu baş ağrısı ve baş dönmesine iyi gelir, kulağa damlatıldığında uğuldamasını keser. İdrar söktürücüdür, dizanteri ve sarılık için şifadır. Kökünün suyu diş ağrısını giderir. Kökünün kaynatılması mayasıla faydalıdır. Beyaz pancar kökü şap ile karıştırılırsa yılancığa iyi gelir. Çiğ pancara saç dökülmesi vakalarında başvurulmuştur. Suyu burun deliklerine balla damlatılırsa başı temizler. Kökü mercimek ve sirkeyle haşlanırsa bağırsakları rahatlatır. PL 20-27.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.280-281.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir