Coğrafi dağılım.
Cins dünyanın büyük bölümünde dağılım gösterir ve biçimsel olarak oldukça çeşitlidir.
Yapraklarındaki özel tuz bezleri ve su kaybını azaltan mumsu, tüylü yüzeyleri sayesinde alkali ve yüksek tuzlu koşullara karşı dayanıklıdırlar.
Kökleri, uygun şartlarda 10 metreye kadar inebilir. Böylece hem kuraklığa karşı dirençli olurlar hem de toprağı derinlemesine kavrayarak rüzgar ve su erozyonunu önlemede işlevsel hale gelirler.
Dünyanın kurak ve yarı kurak bölgelerinin neredeyse tamamına yayılmıştır. Bu kadar yaygın olmasına rağmen, gen merkezi şaşırtıcı bir şekilde Avustralya kıtasıdır.
Romalı askerler, uzun ve yorucu askeri yürüyüşlerde dayanıklılık sembolü olarak tılsım niyetine ceplerinde taşımışlardır.
Atriplex türleri topraktaki tuzu emerek yaprak yüzeylerindeki mikroskobik balonsu tüylerde (trikom) depolar. Bu tüyler tuzla dolunca patlar ve tuzu bitkinin dışına atar. Böylece bitki kendi kendini tuzdan temizler.
Protein, vitamin A, vitamin C, amino asitler ve çeşitli fenolik bileşikler bakımından zengindirler. Bu nedenle yalnızca yem değil, aynı zamanda fitokimyasal açıdan da ilgi görürler.
Cinse bağlı türler fitoremediasyon aracıdır. Topraktaki aşırı tuzu ve ağır metalleri kökleriyle çekerek çorak arazileri tarıma yeniden kazandırmak için ekilirler. Tek bir hektardan 750 kg tuz kaldırabilirler. Kuraklıkla mücadele etmek için bazı Atriplex türlerinin kökleri yerin 10 metre derinine kadar inebilir. Ayrıca C4 fotosentez anatomisine sahip olduklarından, kavurucu sıcaklarda stomalarını kapatarak suyu sıfır israfla kullanırlar.
Unluca adı, yapraklarının ve gövdesinin üzerinin un serpilmiş gibi gözükmesine dikkat çekmektedir. Bu unlu doku, aslında bitkinin mikroskobik tüylerdir. Bu tüyler güneş ışığını yansıtarak bitkinin su kaybetmesini önler ve denizden gelen yakıcı tuzlu rüzgarlara karşı bir kalkan görevi görür.
Özellikle küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta değerli bir kaba yem grubudur. Kurak mevsimde bile yeşil biyokütle sağlayabildiği için meraların alternatif besin kaynağı sayılır.
Cins adı Antik Yunanca beslenmeyen anlamına gelir. Bitkilerin zor habitat koşullarında (örneğin kurak çöller) hayatta kalmalarına işaret eder. Kocaeli’de görülen üç tür de tuzcul ortamlara adapte olmuştur. Dilimizdeki unluca kelimesinin etimolojisi ile ilgili detaya ulaşamadık. Atriplex halimus gibi türlerin üzerlerine un serpilmiş gibi bir görünümü vardır ve belki de atıf bu yöndedir.
Atriplex (Unluca) tek ya da çok yıllık otlar ile çalılardan oluşan bir cinstir. Yaprakları saplı ya da neredeyse sapsız, karşılıklı ya da almaşlı dizilişlidir. Yaprak ayası düzleştirilmiş, hafifçe etli ve şeritsi, mızraksı, dikdörtgensi, yumurtamsı, üçgensi, baklavamsı ya da tebersi, kenarı düz, testere dişli ya da lobludur.
Çiçekler ayrı eşeyli olup erkek ve dişi çiçekler birbirinden farklıdır. Çiçek durumu koltuklarda ya da terminal olup çiçekler koltuklarda küme ya da terminal başak ya da salkım halindedir.
Erkek çiçeklerin 3 ila 5 parçalı çanağı ve 3 ila 5 adet erciği vardır. Dişi çiçeklerin genellikle çiçek örtüsü yoktur. Torbacık meyve bırahteleri tarafından çevrelenmiştir. Tohum düzleştirilmiş ve çoğunlukla yataydır. Bazı türleri çöl ortamında bulunurken bazı türleri de deniz kıyısındaki tuzcul alanlarda görülmektedir.
Kocaeli’ndeki türler
Atriplex patula (Mızraklıca) genelde işlenmemiş arazilerde görülen ve erken dönemde tüketilebilen bi…
Read MoreAtriplex portulacoides (Koca betne) genelde deniz kenarında görülen ve erken dönemde tüketilebilen b…
Read MoreAtriplex prostrata (Kara pazı) genelde işlenmemiş arazilerde görülen ve yaz ortasından güz ortasına …
Read MoreAtriplex tatarica (Unluca) genelde deniz kenarında görülen ve erken dönemde tüketilen tek yıllık bir…
Read More


