İçeriğe geç
Anasayfa » Anacamptis papilionacea (Kelebek orkidesi)

Anacamptis papilionacea (Kelebek orkidesi)

    FLORA NICOMEDIAE • MEDITERRANEAN–CAUCASUS–LEVANT

    Nasıl tanırım?

    Dudağın lobsuz ve kenarlarının dalgalı olması ayırt edici özelliğidir. Ayrıca adından da anlaşılacağı üzere, dudak kanatlarını açmış bir kelebeği andırmaktadır. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

    ALEMPlantae
    FAMİLYAOrchidaceae

    Habitat

    Çalılık, makilik, ormanlık, çayırlar

    Statü

    Yerli

    Çiçeklenme

    Mart – Mayıs

    Arazi notu

    25 Nisan 2026 • Kandıra • 5 m • Çayır

    Bilgi

    Geniş dudağı üzerindeki koyu renkli ve belirgin çizgiler polen taşıyıcı böcekler için çiçeğin merkezindeki ödüle (bitki nadiren de olsa az miktarda nektar sunmaktadır) giden yolu gösteren bir iniş pistidir.
    Çanak ve taç yapraklar birleşerek hem tozlaşma organlarını koruyacak bir miğfer oluşturur hem de dudakla bir kontrast oluşturarak böceklerin dikkatini çeker.

    Folklor

    Orchidaceae (Salepgiller) ailesine bağlı bitkiler ülkemizde genel olarak “salep” ve “orkide” olarak bilinirler. Salep (ثعلب) kelimesi Arapça orijinli iken, orkide (ὄρχις) kelimesi Yunanca mahreçlidir. Orkide kelimesi testis/taşak anlamını verir ve birçok orkide türünde görülen bölünmüş yumru yapısına işaret eder. Salep ise, Arapçada tilki anlamını verir. Beri taraftan bu ismin Arapçadaki hali husya el-sa’leb’tir (خصي الثعلب). Bu da tam olarak tilki taşağı anlamına gelir. Zamanla bitkilerin tam adının ilk kelimesi kullanımdan düşmüş ve sadece salep kelimesi kalmıştır.

    Dikkat

    Bu bitkinin tohumdan çiçek açacak hale gelmesi için geçen süre yılları bulmaktadır. Yerinden söküldüğünde hem ilişkiye girdiği mantarlarla bağlantısı koparılacağı için yaşatılması güçtür hem de yıllara dayanan bir emek yok edilmektedir.
    Doğadaki orkidelerin her ne sebeple olursa olsun toplanması kanunla yasaklanmıştır ve ciddi maddi müeyyidesi bulunmaktadır. Ayrıca orkideler Kocaeli biyoçeşitliliğinin kritik halkaları arasındadır. Bu nedenle toplamaktan ve bulunduğu yeri tahrip etmekten kaçının.


    Fotoğrafları

    Türkiye gözlemleri

    ETİMOLOJİ

    Cins adı Antik Yunanca bir terkip olup, geri yaslanan anlamına gelmektedir. Pollinium adı verilen yapının cinse bağlı türlerde karakteristik olarak geriye doğru durmasına işaret eder. Polinium, orkide çiçeklerinin de üst bölümünde bulunan polen kütlesinin adıdır. Epitet Latince kelebek gibi anlamına gelir. Yaygın kullanılan bir epitettir ve bitkinin doğrudan kelebekleri andıran yapısına işaret eder.

    BİLİMSEL TANIM

    Halihazırda Türkçe kaynaklarda Orchis papilionacea olarak geçmektedir. Genellikle 15 ila 30 cm büyüyebilen bir bitkidir. Tabana yakın iki ila sekiz arası lekesiz mızraksı yapraklıdır; üst yapraklar dik ve kılıflıdır. Çiçek kurulu başak formunda, gevşek ve 2 ila 8 arası sayıda çiçeklidir.

    Bırahte belirgin, kırmızı renkli ve yumurtalığa eşit ya da onu aşar. Çiçekler büyüktür. Çanak yaprak 12 ila 15 mm uzunluğunda ve 4 ila 6 mm genişliğinde, mor sorguçlu, belirgin damarlıdır.

    Dudak ters yumurtamsı, tabanı kamamsı ya da yelpaze biçiminde, kırmızı ila gül renkli, koyu boyuna çizgilidir. Mahmuz silindiriktir. Anacamptis papilionacea dilimizde dilçıkık ve kelebek orkidesi adları ile bilinmektedir.

    Türk uygarlığı

    Husya el-kelb (خصي الكلب), bitkilerin Arapçadaki karşılığıdır ve metinlerimizde bu isimden tercüme edilmiş it hayası (ايت خايسى) ve it keseri (ايت کسرى) isimleri de kullanılmıştır. Özellikle Hipokrat ve Galen’le bütünleşen İşaret Teorisi’ne göre, -konumuz gereği- bitkilerin bir parçası ya da tamamı insanın bir organına benziyorsa, bu bitkinin ilgili organ için tedavi edici özellikler taşıdığına dair doğal bir koddur. Bu maddede değerlendirdiğimiz bitkilerin yumrusu bölünmüştür ve testisi andırmaktadır. Bu nedenle bitkinin yumrularının cinsel yaşam ile ilgili sorunlarını tedavi edici özelliği olduğu düşünülmüştür.
    Dahası, Antikçağ’da orkide yumruları ile beslenen yaban keçilerinin cinsel yönden aktif olmaları da bu bitkinin özelliği olarak yorumlanmıştır. Dilimizdeki orkide (ὄρχις) kelimesi de Antik Yunanca orijinlidir ve tam olarak testis anlamına gelmektedir. Yumrusu köpek testisine benzetilen bitkilerin biri dolu biri boş olmak üzere iki yumrusu bulunduğu, cinsel ilişkiden önce dolu yumruyu erkek tüketirse erkek çocuk olacağı, boş olanı kadın tüketirse kız çocuk olacağı kaydedilmiş, dolu olan keçi sütü ile birlikte tüketildiğinde cinsel arzuyu uyandırdığı, boş olan tüketildiğinde ise tersi etki yapacağı belirtilmiştir. Yaprakları kendene yaprağına benzeyen ikinci türün ise hemoroit vakalarında kullanıldığı, ayrıca ödem dağıtıcı, yara iyileştirici ve şişlik giderici olarak faydalanıldığı belirtilmiştir.
    Çocuğun cinsiyetine etkileri ile ilgili bilgiler Dioscorides’ten, cinsel arzuya etkileri ile bilgiler ise Galen’den çekilmiştir. Bitkinin yumrusu haşlanarak tüketilmiş, ayrıca çeşitli zührevi hastalıkların tedavisinde başvurulmuştur. Plinius’a göre de bitkilerin yumruları güçlü bir uyarıcıdır. Bitki etrafından dönen bu inanışlar, Bîrûnî ve İbn Sînâ gibi isimler tarafından da olduğu gibi alınmıştır.

    Antikçağ

    Yapraklar gövde ve tabanda olup, dar ve uzundur. Gövde bir karış uzunluğundadır ve morumsu çiçekler taşır. Hafif uzunca soğanlı bir kökü vardır, bu kök biri üstte diğeri de altta olmak üzere iki bölümlüdür. Bölümlerden biri dolu, diğeri ise yumuşak ve buruşuktur. Taşlı ve kumlu bölgelerde yetişir. Kök, kaynatılarak tüketilir. Büyük kökü yiyen erkeklerin erkek çocuğu, küçük kökü yiyen kadınların ise kız çocuğu olacağı söylenir. Bunun yanında yumuşak kökü Teselya’da kadınlar, cinsel isteği arttırması için keçi sütü ile birlikte yerler. DI 3-126.
    Bu maddeye Anacamptis morio taksonu da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.407-408.

    Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir