Habitat
Mezarlıklar, bahçeler
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Nisan – Haziran
Arazi notu
15 Mart 2024 • Kartepe • 50 m • Mezarlık
Günümüzdeki binlerce farklı renk, şekil ve boydaki lale kültivarının neredeyse tamamı, bu türden türetilmiştir.
Bitkinin çiçek açması için kışlamaya ihtiyacı vardır. Eğer soğuğa maruz kalmazsa, bahar geldiğinde büyüme hormonu tetiklenmez ve bitki çiçek açamaz. Bu yüzden tropikal ülkelerde açık havada yetiştirilmesi imkansızdır.
Çoğu lale neredeyse tamamen kokusuz veya çok hafif kokulu iken, bu türün kültivarlarının çiçekleri hoş ve tatlı bir kokuya sahiptir.
Çiçek ve soğanın bazı kişilerde cilt tahrişine neden olabileceği rapor edilmiştir.
Fotoğrafları






Türkiye gözlemleri
Cins adı Ogier Ghiselin de Busbecq’in Türk Mektupları’nda geçen tülbent kelimesinden türetilmiştir. İşin doğrusu Osmanlı’da bitkiye lale deniyordu ancak zamanın modası olarak türbanlara lale iliştiriliyordu. Bu nedenle Busbecq, bitkinin adını sehven türbanla karıştırmıştır. Epitet, 26 Mart 1516 – 13 Aralık 1565 tarihleri arasında yaşamış İsviçreli doğa bilimci Conrad Gessner’a adanmıştır. İki yüzyıl boyunca Avrupa’da başvuru kaynağı olan Historia plantarum’u yazmış ancak eser ölümünden çok sonra, bu tür tanımlandıktan bir yıl sonra (1754) yayımlanmıştır. Kendisi bu bitkiyi Tulipa turcarum adıyla tanımlamıştır.
Genellikle 30 cm ila 60 cm büyüyebilen bir bitkidir. Sıkapa çıplak ya da havlıdır. Yapraklar yeşil renkli ve çıplak ya da kirpiklidir.
Çiçekler 4 ila 8 cm uzunluğundadır. İç tepaller, dış tepallerden daha geniş, kırmızı, sarı, turuncu ya da mor renklidir.
Tepallerin tabanında sarı ya da siyah bir leke vardır ancak bu her zaman görülmemektedir. Dilimizde lale adı ile bilinmektedir.