
Çiçeklerin bükülmüş bir eksen üzerinde tek sıra halinde sarmal biçimde dizilmiş olması ayırt edici özelliğidir.
Ayrıca Kocaeli’nde güz mevsiminde çiçek açan tek orkide türüdür ve benzeri yoktur.
Tanımı
Genellikle 20 ila 35 cm büyüyebilen bir bitkidir. 2 ila 3 arası turp benzeri yumruya sahiptir. Yapraklar 4 ila 6 arası sayıda, uçları sivri, tabanda ve genellikle çiçeklenme zamanı kurumuş olur. Çiçekler açıkken görülen yapraklar ise sonraki senenin açacak çiçeğinin yapraklarıdır. Çiçek durumu yoğundur ve çok sayıda çiçek taşır. Çiçekler küçük, 5 mm uzunluğunda ve yoğun kokuludur. Dudak dikdörtgensi ya da yuvarlak ve düzensiz dalgalı kenarlı, beyaz renkli ve soluk yeşil bezelidir. Yumurtalık 4 mm uzunluğundadır. Çimlenmeden itibaren toprak üstü parçalarını geliştirmek için sekiz, çiçek açmak için üç ve toplamda on bir yıla ihtiyacı vardır. Yine de bu aşamadan sonra bile koşullar uygun değilse çiçek açmayacaktır. Kökü afrodizyak olarak kullanılmıştır. Cilt hastalıkları, meme ağrısı, böbreklerde ağrı ve göz şikayetleri tedavisinde başvurulmuştur. Dilimizde inci salebi ve helezon saplı orkide adları ile bilinmektedir.
Bitkinin ürettiği nektar ince bir zar tarafından korunur. Bu nektara ulaşmak isteyen tozlayıcı, bu zarı yırtar ve buradan hava ile temas ettiğinde sertleşen yapışkan bir sıvı tozlayıcıya yapışır ve polenler de böylece tozlayıcıya geçmiş olur. Bitki ayrıca çiçeklerini gövde boyunca çeşitli yöne bakan biçimde açar (fibonacci dizisi), böylece böceklerin yine çeşitli olan yön tercihlerine dikkat ederek tozlanma şansını arttırır. Bitki böcek sayısının düşüşe geçtiği güz aylarında çiçek açar. Bu nedenle tozlaşma harici çoğalma stratejileri de geliştirmiştir. Vejetatif olarak çoğalabilen bir bitkidir. Bu nedenle küçük bir alanda çok sayıda bireyden oluşan popülasyonlar görülebilir. Tohum üretme sürecinin zorluğu nedeniyle bazı bireyler, çiçek açma zamanında, çiçek açmayarak toprak altında dinlenerek geçirebilirler. Bu bitki, topraktaki belirli mantarlara (mikoriza) hayat boyu bağımlıdır. Mantar ağı bozulduğunda bitki hemen öldüğü için taşınması imkansızdır.
Salkımın altındaki çiçekler önce dişi olarak açar, sonra erkek faza geçerler. Arılar her zaman aşağıdan yukarıya doğru tırmandığı için, bitki kendi poleninin kendi dişicik tepesine gelmesini böyle önlemiş olur.
Yunanca sarmal çiçek anlamına gelir. Cinse bağlı üyelerin çiçekleri tek bir sıra üzerinde sarmal biçimde sıralıdır. Latince sarmal anlamına gelir. Cins adında olduğu çiçeklerin gövde üzerinde dizilişine işaret eder.
Bu bitkinin tohumdan çiçek açacak hale gelmesi için geçen süre 10 yılı bulmaktadır. Yerinden söküldüğünde hem ilişkiye girdiği mantarlarla bağlantısı koparılacağı için yaşatılması güçtür hem de 10 yıllık bir emek yok edilmektedir.
Doğadaki orkidelerin her ne sebeple olursa olsun toplanması kanunla yasaklanmıştır ve ciddi maddi müeyyidesi bulunmaktadır. Ayrıca orkideler Kocaeli biyoçeşitliliğinin kritik halkaları arasındadır. Bu nedenle toplamaktan ve bulunduğu yeri tahrip etmekten kaçının.
Biyocoğrafik dağılım ve ekolojik profil
🌍 Coğrafi Dağılım
Bu tür, Akdeniz havzasından Levant'a ve Avrupa'dan İran'ın kuzeyine kadar uzanan bir alanda bulunmaktadır.
🧬 Takson Kartı
🌱 Ekolojik Profil
Ormanlık alanların kenarları, nemli çayırlar
Geofit
Ağustos – Ekim
05 Ekim 2024 • Dilovası • 310 m • Çayır
🗺️ Türkiye gözlemleri
Orchidaceae (Salepgiller) ailesine bağlı bitkiler ülkemizde genel olarak “salep” ve “orkide” olarak bilinirler. Salep (ثعلب) kelimesi Arapça orijinli iken, orkide (ὄρχις) kelimesi Yunanca mahreçlidir. Orkide kelimesi testis/taşak anlamını verir ve birçok orkide türünde görülen bölünmüş yumru yapısına işaret eder. Salep ise, Arapçada tilki anlamını verir. Beri taraftan bu ismin Arapçadaki hali husya el-sa’leb’tir (خصي الثعلب). Bu da tam olarak tilki taşağı anlamına gelir. Zamanla bitkilerin tam adının ilk kelimesi kullanımdan düşmüş ve sadece salep kelimesi kalmıştır.
Fotoğrafları














Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.
Leave a Comment