Plinius, her ne kadar modern literatürde bu isimle anılmıyor olsa da, adını Hercules’den alan üç bitkiyi daha zikreder. İlki bir ballıbaba türüdür ancak bunun hangi bitki olduğu bugün bilinmemektedir. İkincisi; Heracleon siderion olarak bilinen, sulak yerlerin yakınlarında yetişen ve kılıç ya da mızrakla alınan yaraları iyileştirmede oldukça etkili olan bir bitkidir. Bu bitkinin dağ ıtırı (Geranium robertianum) olduğu düşünülmektedir. Sonuncusu ise banotudur (Hyoscyamus). Çeşitli faydalarının yanı sıra delilik ve vertigoya neden olan bir bitkidir. Origanum vulgare türü de heraclium olarak bilinir.
Heracleum mantegazzianum, 5 metreye kadar büyüyebilen gerçek bir devdir. Progresif rock grubu Genesis’in The Return of the Giant Hogweed adlı şarkısına da ilham olmuştur.
Günümüzde Avrupa’da istilacı olan Heracleum persicum‘un meyvelerinin suyu, hafıza kaybı, baş dönmesi gibi nörolojik rahatsızlıkların yanı sıra sindirim sistemi ve solunum yolu problemlerine karşı kullanılmıştır.
Geçmişte domuzlar ve tavşanlar için besleyici bir kış yemi (silaj) olarak kullanılmıştır.
Ukrayna ve Rus mutfağının dünyaca ünlü ekşili çorbası Borsç, günümüzde pancarla yapılsa da kelime kökeni Slav dillerinde Tavşancıl otuna verilen isimden (Borshchevik) gelir. Orijinal Orta Çağ tariflerinde, baharda toplanan Heracleum sphondylium yaprakları fermente edilerek ekşi bir çorba tabanı elde edilirdi.
Cinsin ortak özelliği, içerdikleri fototoksik maddelerdir (furanokumarinler). Bitkinin özsuyu cilde temas ettiğinde ve ardından cilt güneş ışığına maruz kaldığında, şiddetli yanıklar, kabarcıklar ve kalıcı cilt hasarlarına yol açabilir.
Sovyetler Birliği döneminde, tarımda verimlilik sağlamak amacıyla Kafkasya kökenli Heracleum sosnowskyi türü, devasa cüssesi nedeniyle tüm ülkeye silaj olarak ekilmiştir. Ancak bitkinin zehirli salgıları ineklerin sütünü acılaştırınca ve işçilerde ciddi körlük ve yanıklara yol açınca proje iptal edilmiş; bitki ise tüm Doğu Avrupa’yı istila ederek günümüzde “Stalin’in İntikamı” lakabını almıştır.
Cins adını tanrı Jüpiter ile ölümlü Alcmene’nin oğlu olan ve bu nedenle yarı tanrı kabul edilen Hercules’den (Ἡρακλῆς) almaktadır. Roma yazınında Hercules olarak geçen karakter, Hellen mitolojisinde bahsedilen Heracles’in karşılığıdır. Cinse ait bazı üyeler 2 metreye aşan boya sahiptirler, bu nedenle bitkinin boyutu ile Hercules arasında bir bağlantı kurulmuştur. Diğer bir neden ise; bitkinin iyileştirici özelliklerinin ilk defa Hercules tarafından keşfedildiğine yönelik inanıştır. Antikçağ yazınında bitki, tedavi edici özellikleri ile meşhur olan bitkiler (panacea) arasında sayılmaktadır.
Heracleum (Öğrekotu) iki ya da çok yıllık ve sıklıkla aromatik olan bitkilerden oluşan bir cinstir. Bazı türleri cüce iken bazı türleri beş metreye kadar boylanmaktadır. Alt yapraklar basit ve loblu ya da 1 ila 2 teleksidir. Yaprak kılıfı sıklıkla iri ve yumuşaktır.
Çanak yapraklar miniktir. Şemsiye çok sayıda, birleşik ve saplıdır. İnvolukrum mevcut ya da değildir. Çiçekler beyaz ya da zaman zaman pembe ve soluk yeşil renklidir. Merkezdeki şemsiye çiçekleri erselik ve yanal olanların merkezindekiler erkek ya da erseliktir.
Çanak dişleri mevcut, küçük ve genellikle dökülücüdür. Meyve dairesel ila genişçe ters yumurtamsı ve sırt bölümünde güçlü biçimde sıkıştırılmıştır.
Kocaeli’ndeki türler
Heracleum platytaenium (Öğrek otu) bilhassa yüksek rakımlarda görülen gürbüz bir bitki olup tıbbi am…
Read MoreHeracleum sphondylium subsp. elegans (Dağ koçuğu) genellikle ormanlık alanlarda görülen ve bir buçuk…
Read MoreHeracleum sphondylium subsp. ternatum (Devesil) ormanlık alanlarda görülen ve bir buçuk metre boylan…
Read More

