İçeriğe geç
Anasayfa » Centaurea cyanus (Gelintacı)

Centaurea cyanus (Gelintacı)

FLORA NICOMEDIAE • EAST MEDITERRANEAN

Nasıl tanırım?

Marjinal çiçeklerin mavi renkli, kapçıkların sorguçlu ve üst yaprakların şeritsi olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
TAKIMAsterales
FAMİLYAAsteraceae
CİNSCentaurea

Habitat

Yol kenarı, yamaç, tarla

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Nisan – Haziran

Arazi notu

11 Temmuz 2026 • Karamürsel • 1 m • Deniz kenarı

Bilgi

Genç âşıklar bu çiçeği yakalarına takarlarmış. Eğer çiçek çabucak solarsa, bu karşılıksız bir aşkın işareti olarak yorumlanırmış. Tam tersine, tazeliğini koruması ise umut ve sadakatin sembolüymüş. Bu nedenle bekarın düğmesi adıyla bilinmektedir.,
Earl Grey gibi bazı özel çay karışımlarına eklenmektedir.
Çiçek rengi, cornflower blue rengine adını vermiştir.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra Fransa, siperlerdeki çamurun ortasında bile açmaya devam eden bu çiçeği, savaş gazilerini ve şehitlerini anma sembolü (Bleuet de France) ilan etmiştir.

Folklor

Çiçekleri çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Çiçekler kurutularak çay yapılmış, gıda tatlandırıcı ya da baharat olarak kullanılmıştır. Bunun yanında taç yapraklar salatalara eklenmiştir. Taç yapraklarından mavi boya elde edilir. Bitkinin usaresinden şampuan yapılır. Hububat tarlalarında ekilmesinin verimi arttıracağına inanılırdı. Katolik yortusunda toplanan çiçekleri elde tutularsa burun kanamasını durduracağına inanılırdı.
Çiçek başları iltihap gidericidir. Mide koruyucu ve antioksidandır. Ortaçağda göz sorunları için taç yapraklarının suyu kullanılırdı ve çiçek rengi nedeniyle özellikle mavi gözlerde etkili olduğuna inanılırdı. Çiçekler kurutularak kaşıntı giderici, öksürük giderici, büzücü, idrar söktürücü, adet akışı teşvik edici, müshil ve tonik olarak kullanılmıştır. Ayrıca demlenerek ödem ya da gargara yapılarak diş eti tedavisinde başvurulmuştur. Tohumlar çocuklarda müshil etkilidir.

Dikkat

Genelde ekili arazilerde görülen bu bitkinin doğal popülasyonları, yoğun herbisit kullanımı ve yüksek azotlu gübreleme nedeniyle tehdit altındadır.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Yunanca sentor (κένταυρος) kelimesinden gelmektedir ve adını Sentor Chiron’dan (Χείρων) almıştır. Antik çağ kaynaklarında üst tarafı insan alt tarafı at olan yaratıklara çok sayıda atıf vardır ve bunların en meşhuru Chiron’dur. Chiron, insanoğluna tıp tanrısı Aesculapius üzerinden şifalı bitkileri öğretmiştir. Ayrıca Hercules’in zehirli oku ile alınan bir yarayı da peygamber çiçeği ile tedavi etmiştir. Homeros, ünlü Akalı savaşçı Akhilleus’un de hocası olan Chiron’u eczacılığın babası olarak nitelemiştir. Ve onun şifalı bitkileri kullandığını kaydetmiştir. Plinius ise eczacılık ve botanik bilimlerinin Chiron’a atfedildiğini yazmaktadır. Ayrıca Plutarkhos, Hellas’ın Magnezya şehrinde yaşayanların eczacılık konusunda hünerli olmalarını, onların Chiron’un soyundan gelmeleri ile açıklar. Cinsin Türkçe adı olan peygamber çiçeği de olasılıkla Antik Yunanda bir peygamber seviyesinde olan Chiron ile ilgilidir.

BİLİMSEL TANIM

Halihazırda bazı kaynaklarda Cyanus segetum adı ile geçmektedir. Genellikle 15 ila 60 cm büyüyebilen bir bitkidir. Seyrek ya da yoğun biçimde, zaman zaman tabandan olmak üzere dallıdır. Yapraklar seyrek tüylü, alt bölümde tüysüzcedir. Alt yapraklar lirimsi ya da mızraksıdır. Bunlar çiçeklenme zamanı genellikle solmuş olur.

Orta ve üst yapraklar şeritsi mızraksı ya da şeritsi ipliksi, orta yaprakların iki tarafı genellikle 1 ila 2 arası uzun bizsi dişlidir. Üsttekilerin kenarı düzdür. İnvolukrum 10 ila 16 mm uzunluğunda ve 5 ila 10 mm genişliğinde, dikdörtgensi, zamanla huni biçimlidir.

Filari uzantıları dar kahverengi ya da siyahımsı kenarlıdır. Çiçekler mavi renklidir. Kapçık 3 ila 4 mm uzunluğundadır. Sorguç 2 ila 3 mm uzunluğundadır. Centaurea cyanus dilimizde gelin tacı ve mavi kantaron adları ile bilinmektedir.

Epitet, Cyane’den (Κυάνη) gelmektedir. Çiçeklere çok meraklı olan, vaktinin büyük bir bölümünü çiçeklerden taç yapmakla geçiren ve sürekli gökbaş mavisi (cyanus Yunanca gök mavisi demektir) renginde elbiseler giyen Cyane, gökbaşlarla örtülü bir arazide ölünce, tanrıça Flora çiçeklere olan saygısına hürmeten onu bir gökbaş çiçeğine dönüştürmüştür. Benzer bir hikaye Rus mitolojisinde de yer bulur. Vasilek adında bir genç, Russalka adında bir peri tarafından baştan çıkarılarak tarlaya götürülür ve burada gökbaş çiçeğine dönüşür.

Türk uygarlığı

Kantariyûn kebîr (قنطريون كبير), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan kentaureion mega (κενταύρειον μέγα)’dan alınmıştır, buna uygun olarak metinlerimizde iri kantariyûn (ايری قنطريون) adı da kullanılmıştır.
Envâ-ı Emrâz’da Antik Yunancadaki karşılığı olan limnestis (λίμνηστις) muharref (لميتوتوَ) adı tercih edilmiş ve yumurta sarısı ile birlikte ağrıyan gözlere tatbik edildiği aktarılmıştır. Kantariyûn bitkileri adlarını Sentor Chiron’dan almıştır. Chiron, insanoğluna tıp tanrısı Aesculapius üzerinden şifalı bitkileri öğretmiş ayrıca Hercules’in zehirli oku ile alınan bir yarayı da peygamber çiçeği ile tadavi etmiştir. Homeros, ünlü Akalı savaşçı Akhilleus’un da hocası olan Chiron’u eczacılığın babası olarak nitelemiş ve onun şifalı bitkileri kullandığını kaydetmiştir. Plinius ise eczacılık ve botanik bilimlerinin Chiron’a atfedildiğini yazmaktadır. Plutarkhos, Hellas’ın Magnezya şehrinde yaşayanların eczacılık konusunda hünerli olmalarını, onların Chiron’un soyundan gelmeleri ile açıklamıştır.
Dioscorides, Likya, Smirni, Peloponnese gibi bölgelerde yaygın olduğunu ve her derde deva (panacea) olarak bilindiğini belirttiği bitkinin, ağrılı idrar, nefes darlığı, kan tükürme, ateş, vulva şikâyetleri, öksürük ve fıtık vakalarında kullanıldığını, taş düşürücü, âdet söktürücü, yara iyileştirici, iltihap giderici, düşük yaptırıcı ve kas gevşetici olarak faydalanıldığını; Hûzâye, balgam söktürücü olduğunu aktarmıştır. Türkçe metinlerde kantariyûn kullanımlarında büyük ve küçük ayrımı nadiren görülür. Felç, nefes darlığı, öksürük, kan tükürme, rahim ağrısı ve yılancık vakalarında kullanılmıştır.

Antikçağ

Yaprakları ceviz yapraklarına benzer, dikdörtgensidir ve lahana yaprakları gibi soluk renklidir. Yaprak kenarları testere dişlidir, gövdesi ışgını andırır, bir ila bir buçuk metre boylanabilir, kökten çok sayıda sürgün çıkar, gövdenin tepesinde gelinciği andıran çiçek başları bulunur. Çiçek koyu mavi renklidir, tohumları aspir tohumuna benzer ve sorguçludur (pappus). Kökü kalın, sağlam ve bir metre uzunluğundadır. Kök suyu büzücü ve tatlı olup, kırmızımsıdır. Güneşli alanlarda, çalılık ve tepelerde yetişir ve tınlı toprağı tercih eder. Likya ve Peloponez’de yaygındır. Kökü şarapla alınırsa fıtık, spazm, zatülcenp, nefes darlığı, kronik öksürük ve kan tükürme vakalarında faydalıdır. Kolik ve rahim ağrısında başvurulur. Ayrıca yoğrularak rahim ağzına yerleştirilirse âdet söktürücüdür ve fetüsü çeker. Nemli iken doğranarak yaralara uygulanır. Likya’da cehri yerine bu bitkinin ekstraktını kullanır. DI 3-6.
Cyanus adını çiçeklerinin gök mavisi renginden alır. Holochrysos da adının çiçeğinin renginden alır. Büyük İskender zamanına kadar çelenk olarak kullanılmamıştı ancak sonra moda olmuştur. PL 21-24.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.438.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir