Vinca major (Cezayir menekşesi)

Hüseyin Doğan avatarı

Tanımı

Sürgünleri 1 metreye çıkabilir ve geniş alanlara yayılırlar. Her dem yeşildir. Yapraklar parlak yumurtamsı, 2,5 ila 9 cm uzunluğunda ve  ila 6 cm genişliğinde, tabanı yüreksi, tepede sivri ya da küt, kenarları kirpikli, yeşil renkli ve derimsidir. Yaprak sapı 5 ila 15 mm uzunluğundadır. Çiçekler yaprak koltuklarında çıkar ve mor, eflatun ya da beyaz renklidir. Meyve 2,5 ila 3,5 cm uzunluğundadır. Dilimizde cezayir menekşesi adı ile bilinmektedir.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Fransa ile Kafkasya arasında kalan bölgede yayılış gösterir ancak günümüzde yer örtücü olarak dünyanın büyük bölümünde yetiştirilmektedir.🔗 Dere kenarı, çalılık ve bahçelerde görülür. Gebze, Derince, Körfez ve İzmit ilçelerinde gözlemlenmiştir. Mart ve nisan ayları arasında çiçek açar. Deniz seviyesinden 400 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Etimoloji

Cins adı Latince bağlanan anlamına gelir. Bitkiler, tırmanıcı özellikleri nedeniyle Roma uygarlığında taç yapımında kullanılırdı. Ayrıca bitkilerin sarılıcı karakterine de dikkat çekmektedir. Antikçağda Mısır akasması olarak bilinmekteydi ancak bitki Avrupa’da da görülmektedir. Türkiye’de başka bir Afrika ülkesi olan Cezayir ile anılmaktadır. Oysa bitki Türkiye’de doğal olarak görülmektedir. Her iki isimlendirmenin nedeni de net değildir. Bitki asp olarak bilinen Naja haje gibi zehirli yılanların sokmalarına karşı panzehir olarak kullanılmıştır. Naja haje Afrika kıtasına özgüdür ve hem Mısır hem de Cezayir’de görülmektedir. Plinius, bitkinin sirke ile birlikte özellikle zehirli yılan sokmalarına karşı kullanıldığını kaydeder. Epitet Latince büyük anlamına gelir. Türün cinse göre en büyük tür olduğuna işaret eder ve Vinca minor ile ayırt edilebilmesi için tercih edilmiştir.

Kullanımı

Büzücü, temizleyici, yatıştırıcı, mide ağrısı geçirici ve toniktir. Damar genişletici etkilidir. Yüksek tansiyonu düşürmede başvurulmuştur. Aşırı menstruasyon, anormal rahim kanaması, vajinal akıntı ve arterlerin sertleşmesinin tedavisinde dahili olarak kullanılır. Ayrıca vajinal akıntı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve ağız ülserlerine harici olarak uygulanır. Yüksek dozda alınırsa zehirlidir. Kabızlık rahatsızlığı olanlar uzak durmalıdır. Sapları sepet yapımında kullanılmıştır.

Türk Uygarlığındaki yeri

Türkçe metinlerde kadâb mısrî (قضاب مصرى) olarak geçmektedir.

Dioscorides, dizanteri, rahim ağrısı, diş ağrısı ve zehirli canlı ısırması vakalarında kullanıldığını aktarmıştır. Yapraklarının defne yapraklarına benzediği belirtilen bitki Anadolu’da, ishal ve bağırsak yarası tedavisinde kullanılmıştır.

Bu maddeye Vinca minor taksonu da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.429-430.

Fotoğrafları

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir