Now Reading:

Rosa canina (Kuşburnu)

Font Selector
Sans Serif
Serif
Font Size
A
A
You can change the font size of the content.
Share Page
1 Kasım 2025
for
Created by Hüseyin Doğan

Rosa canina (Kuşburnu)

Tanımı

Rizomsuz ve kemerli bir çalıdır. Gövdeler genellikle dik ila yayılıcı ve 1 ila 2,5 metre uzunluğundadır. Yapraklar dökülücü, 6 ila 11 cm uzunluğunda, yaprakçıklar 5 ila 7 adet, yaprak ayası yumurtamsı, ters yumurtamsı ya da eliptiktir. Çiçek durumu bileşik salkım, yalancı şemsiye ya da tek çiçekli ve zaman zaman 2 ya da 3 çiçeklidir. Çiçek sapı kuşburnu olgunlaştığında dik ila kıvrık, 8 ila 20 mm uzunluğunda ve salgısız ya da salgılı tüylüdür. Bırahteler 2 adet, yumurtamsı mızraksı, kenarı salgılı testere dişli, abaksiyal yüzey kısa havlı ve adaksiyal yüzey çıplaktır.

Çiçekler 3,5 ila 5 cm çapında, hipantiyum darca testimsi ve salgısız tüylüdür. Çanak yapraklar kıvrık, yayılıcı ya da dik, yumurtamsı mızraksı ve kenarları az teleksidir. Taç yapraklar gül, pembe ya da beyaz renkli ve hoş kokuludur. Kuşburnu kırmızı renkli, küresel, yumurtamsı, testimsi ya da elipsoit ve çıplaktır. Rosa canina dilimizde yabani gül, köpek gülü, askil, civil, gül burnu, gül elması, ip burması, ip burnu, it burnu, kuşburnu, öküzgötü, asker gülü, it gülü, dikenbaşı, köpekgülü ve yabanigül adları ile bilinmektedir.

Plantae

Bitkiler alemi

Rosales

Gül takımı

Rosaceae

Gülgiller

Rosa

Gül

Gözlem bilgileri

Rosa canina doğal olarak Batı Asya, Kuzey Afrika ve Avrupa’da yayılış gösterir. Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Ormanlık alan, çalılık ve yamaçlarda görülmektedir. Umumiyetle mayıs ve temmuz ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.

Harita | Sinonimler | Herbaryum

Etimoloji

Cins adı Latince kırmızı anlamına gelir. Olasılıkla Roma damescana’nın (Isparta gülü) kırmızı renkli çiçekleri ile ilişkilidir. Epitet Latince köpek anlamına gelir. Batı medeniyetinde “köpek” kelimesi olumsuz ön ek olarak kullanılmaktadır. Burada, bahçelere yaygın olarak dikilen gülden ayırmak için kullanılmıştır.

Kullanımı

Çayı ve marmelatı yapılmaktadır. C vitamini bakımından en zengin meyvedir. Meyve etinin hemen altındaki tohumların etrafında bir tüy tabakası vardır. Tohumlarındaki kılların yutulduğunda ağız ve sindirim yolunda tahrişe neden olabileceği rapor edilmiştir.

Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı etkilidir. Güçlü bir antioksidandır. Bağırsak düzenleyici ve idrar söktürücüdür. Romatizma tedavi edici, büzücü, gaz giderici, idrar söktürücü, müshil, oftalmik ve kurt düşürücüdür. Kuşburnu, soğuk algınlığı, influenza, küçük enfeksiyöz hastalıklar, ishal ve gastrit tedavisinde dahili olarak alınır. Şurubu, ilaçlarda hoş bir lezzetlendirici madde olarak kullanılmış ve öksürük karışımlarına ilave edilmiştir. Bitkiden elde edilen damıtılmış su hassas ciltler için bir losyon olarak kullanılır. Meyveleri kadın hastalıkları, soğuk algınlığı, öksürük, diyabet, astım ve grip tedavisinde kullanılmıştır. Böbrek kumları, bronşit, romatizma, böbrek ve kardiyak hastalıklar, bağırsak bozuklukları, çıban, egzama, kaşınma, karın ağrısı ve hemoroid tedavisinde başvurulmuştur.

Türk Uygarlığındaki yeri

Nesrîn

Nesrîn (نسرين), bitkilerin Farsçadaki karşılığıdır. Yer yer nesteren (نسترن) olarak da kullanılmaktadır. Halîmî, nesteren ve gül-i nesrînin aynı bitki olduğunu belirtmiştir. Metinlerimizde bitkiler için yabân gülü (يبان گلو) adı da tercih edilmiştir. Bu da bitkilerin Arapça karşılığı olan verd el-berrî (ورد البري)’den tercüme edilmiştir. Ayrıca ‘ullayk el kelb (عليق الكلب) ve bunun kısmen tercümesi olan it burnı (ايت بورنى) adları da kullanılmıştır. Nesrîn kelimesi Farsçada nercîs için de kullanılmaktadır, ancak şiirde nercîsin göz tasviri ile özdeşlemiş olduğu için biz bütün nesrîn kullanımlarını bu madde altında gösterdik.

Dioscorides, meyvesinin bağırsak şikâyetlerinde etkili olduğunu; İbnü’l-Baytâr mide ve karaciğere faydalı olduğunu; Temimî, yağının koklandığında ya da burun deliklerine sokulduğunda beyne faydalı olduğunu; İshak bin İmrân, güzel kokması için vücut ve giysilere serpildiğini kaydetmiştir.

Anadolu’da, burunda kötü koku, kulak ve diş ağrısı, kulak rahatsızlıkları, nefes darlığı ve göbek sancısı, cilt hastalıkları, kulak şikâyetleri ve diş ağrısı vakalarında kullanılmış, müshil, parazit düşürücü, âdet söktürücü ve ter kokusu giderici olarak faydalanılmış, atın ayağında çıban çıkması halinde başvurulmuştur. Nesrînin şiirimizde kullanımı, yakın olduğu güle göre daha nadirdir ancak karşıladığı anlam bakımından kısmen örtüşmektedir.

Antikçağ

Böğürtlenden büyük, ağaç benzeri bir çalıdır. Yaprakları mersin yapraklarından daha geniş, dallarında güçlü dikenler barındıran, beyaz çiçekli bir bitkidir. İçi tüylü olan meyvesi zeytin çekirdeğini andırır, dikdörtgensidir, olgunlaştıkça kırmızıya döner. Kurutulmuş ve soluk borusuna zararlı olan tüylerinden arındırılmış meyve şarapla kaynatılıp içildiğinde ishali keser. DI 1-94.

Oğlu Praetorian muhafızı olarak görev yapan bir anne rüyasında oğluna köpek gülü (cynorrhodos) gönderdiğini görür ve hemen ardından bitkiyi bir mektup yazarak İspanya’daki oğluna gönderir. Mektupta bir ilahi işaret nedeniyle bu bitkiyi ona gönderdiği yazılıdır. Mektup oğlun eline geçtiğinde ilginç bir biçimde kuduz bir köpek tarafından ısırılmıştı. Denilir ki annenin gönderdiği bitki sayesinde askerin hayatı kurtulmuştur.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.566-567.

Fotoğrafları

Rosa canina L. | Sp. Pl.: 491 (1753).

Hakkında

Kocaeli’nde görülen bitkilerin klasik ve modern kaynaklara göre tıbbi, mutfak, ekonomik, vb. alanlardaki potansiyelinin ortaya konması amaçlanmış, ayrıca ilin bitki zenginliği fotoğraflarla desteklenerek ilgililer için bir kaynak oluşturulması gayesi güdülmüştür.