Tanımı
Genellikle 5 ila 25 cm büyüyebilen tek yıllık bir bitkidir. Kazık kök uzun, ince ve serttir. Gövde kısa, tabandan dallı ve yoğun biçimde ülgerli yünlüdür. Yapraklar sarmal biçiminde almaşlı dizilişli ve seyrek ila yoğun biçimde beyaz ülgerli yünlüdür. Yaprak sapı 2 ila 5 cm uzunluğunda ve incedir. Aya şeritsi ila şeritsi mızraksı, 3 ila 15 cm uzunluğunda, 1 ila 6 mm genişliğinde, kağıtsı, 3 damarlı, tabanı daralarak sapa doğru gitmekte, kenarları düz ya da minik dişli ve ucu bizsidir. Başaklar yumurtamsı, çiçek zamanı 0,5 ila 2 cm uzunluğunda, meyve zamanı darca yumurtamsı ila kısaca silindirik, 5 cm uzunluğunda ve sıkı çiçeklidir. Çiçek durumu sapı 3 ila 22 cm uzunluğunda ve ülgerli yünlüdür. Bırahteler geniş biçimde yumurtamsı ila dairesel, 3 ila 4 mm uzunluğunda, çoğunlukla çıplak ve omurga neredeyse tepeye ulaşmaktadır.
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Lamiales (Ballıbaba takımı)
- Plantaginaceae (Sinirotugiller)
- Plantago (Sinirotu)
Plantago ovata Forssk.
Çanak yapraklar 2,5 ila 3 mm uzunluğunda ve omurgası uca kadar uzamaktadır. Alt çanak yapraklar yumurtamsı eliptik ve çıplak veya havlıdır. Üst çanak yapraklar eliptik ve çıplaktır. Taç beyaz renkli ve çıplaktır. Lobları dairesel yumurtamsı, yayık ile geriye kıvrık ve sivri uçludur. Başçıklar kuruduklarında sarımsı kahverengi ve yumurtamsıdır. Kapsül elipsoit, 4 ila 5 mm uzunluğunda ve 2 tohumludur. Tohumlar sarımsı kahverengi ve elipsoit ila yumurtamsı elipsoittir. Dilimizde karnıyarık otu adıyla bilinmektedir.
Gözlem bilgileri
Plantago ovata doğal olarak Kuzey Afrika ile Hindistan arasında kalan bölgede yayılış gösterir.🔗 Günümüzde Avrupa ve Asya’nın çeşitli bölgelerinde doğallaşmıştır. Tarlalar, yol kenarı ve çayırlarda görülen bitki umumiyetle haziran ve ağustos ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1500 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins adı Latince ayak tabanı anlamına gelir. Cinsin yapraklarının (genelde) yere yatık olmasına işaret eder. Ayrıca bu yapraklar zamanla ayak izini andırır. Yine ayrıca cinsin ayağın altına konulduğunda yorgunluğu gidereceğine inanılırdı. Epitet Latince yumurtamsı anlamına gelir. Türün çiçek başağına dikkat çekmektedir. Özgün tanımda bu “Spicae vix pollicares, ovato-oblongae” cümlesi ile belirtilmiştir.
Kullanımı
Taze yapraklar çiğ ya da pişirilerek yenilmektedir. Tohum kabuğunda bulunan müsilaj, dondurma ve çikolata gibi ürünlerde kullanılmaktadır. Binlerce yıldır geleneksel tıpta müshil olarak kullanılmaktadır. Kurutulmuş tohumlar ile tohum kabukları yatıştırıcı, yumuşatıcı ve müshil etkisine sahiptir. Tohumlar ve kabuklar yüksek lif içeriğine sahiptir, suda bekletildiklerinde genişler ve jelatinimsi bir hal alırlar. Böylece kalın bağırsakta yüksek su içeriğini koruyarak dışkının hacmini artırır ve geçişini kolaylaştırırlar. Bu ayrıca bağırsaktaki toksinleri de emme özelliğine sahiptir. Kabızlık, dizanteri ve diğer bağırsak rahatsızlıklarının tedavisinde önerilmiştir. Ayrıca kandaki kolesterol seviyelerini düşürmede de etkilidir.

Türk Uygarlığındaki yeri
Bizr katûnâ (بذر قطونا) bitkilerin tohumları için kullanılan Süryanice bir tamlamadır. Metinlerimizde Farsça karşılıkları olan ispagûl (اسپغول) da kullanılmıştır. Halîmî, isbegûl ve bezr-i katunanın aynı bitki olduğunu ve hekimler katında meşhur olduğunu kaydetmiştir.
Dioscorides, eklem iltihabı, tümör, cilt iltihabı, ödem, kulak şikâyetleri, çıkık ve fıtık vakalarında kullanıldığını, ağrı kesici olarak faydalanıldığını, evlerde pire kovucu olarak uygulandığını aktarmıştır. İbni Sînâ, şitevî (hyemalis) ve sayfî (aestivalis) olmak üzere iki türü bulunduğunu; İbn İmrân, mide ve bağırsaklara faydalı olduğunu, susuzluk giderici ve saç uzatıcı olarak kullanıldığını; Râzî, hatalı kullanıldığında ölümcül olabileceğini; Hubeyş bin el-Hasan, yanlış kullanımdan doğacak rahatsızlıkların çaresinin torak otu olduğunu yazmıştır.
Bitki Anadolu’da, menenjit, kulak rahatsızlıkları, ağızdan kontrolsüz salya gelmesi, zatülcenp, eklem ağrıları, dolama, baş ağrısı, göz rahatsızlıkları, sarılık, kadın hastalıkları, gut, saçkıran, dil rahatsızlıkları, göğüs hastalıkları, kalp hastalıkları, ishal, hemoroit, dudak rahatsızlıkları ve çıban vakalarında başvurulmuş, susuzluk giderici, ses açıcı ve ateş düşürücü olarak faydalanılmış, yorgunluk halinde içilmesi tavsiye edilmiş ve kadınlar tarafından saç kıvrıltıcı olarak kullanılmıştır.
Çimi andıran bir bitkidir. Yaprakları gövdenin ortasından başlar. Tepesinde iki ila üç adet çiçek başı bulunur. Tohum siyah renkli ve serttir. Ekili arazilerde yetişir. Soğutucudur. Gül merhemi, su ve sirke ile uygulanırsa eklem hastalıkları, tümör, şişlik, burkulma ve baş ağrısına faydalıdır. Çocuklarda fıtık tedavisi için kullanılır. DI 4-69.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.230-232.
Fotoğrafları








