İçeriğe geç
Anasayfa » Pimpinella anisum (Anason)

Pimpinella anisum (Anason)

FLORA NICOMEDIAE • TÜRKİYE-LEVANT

Nasıl tanırım?

Bırahte ve ikincil bırahtenin mevcut ve taban yapraklarının basit olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
TAKIMApiales
FAMİLYAApiaceae

Habitat

Bahçe, tarla

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Nisan – Haziran

Arazi notu

Gözlemlenemedi

Folklor

Anason, ilk kez yaklaşık 4000 yıl önce Mısır’da yetiştirilmiştir. Eski Mısır’da tıbbi amaçlarla kullanılmış ve hatta tanrılara sunulan şaraplara katılmıştır. Anasonun ilk yazılı kaydı, M.Ö. 1550 civarına tarihlenen Ebers Papirüsü’nde tıbbi bir bitki olarak geçmektedir.
Pimpinella anisum iştah açıcı ve sindirime yardımcı olarak kullanılmıştır. Özellikle Akdeniz havzasında yemekler, şekerlemeler ve alkollü içeceklere tat vermek için kullanılmıştır. Genç yapraklar çiğ ya da pişirilerek tüketilmiştir. Ancak yemek yapılırken son birkaç dakika içinde eklenmelidir, aksi takdirde lezzeti kaybolacaktır. Salata, çorba gibi gıdalarda çeşni olarak kullanılmıştır. Ayrıca tohumlarından anason elde edilmiştir. Tohumlarında elde edilen çeşitli gıdalarda gıda aroması olarak kullanılmaktadır. Rakı, uzo, anisette gibi alkollü içecekleri tatlandırmak için eklenmektedir. Yapraklar ve tohumların demlenmesiyle çay elde edilmiştir.
Güvercin yetiştiricileri, yeni aldıkları veya yuvasına alışmasını istedikleri güvercinlerin kanatlarına ya da yuva tüneklerine anason yağı sürerlerdi. Güvercinler bu kokuya o kadar bağlanırlardı ki, uzaklara uçsalar bile kokunun cazibesiyle mutlaka yuvalarına geri dönerlerdi.
Birçok Akdeniz likörünün temel aromasıdır: Türk rakısı, Yunan ouzosu, Fransız anisettesi, İtalyan sambucası, Orta Doğu arakı…

Folklor

Bitkiden elde edilen yağ parfümeri ve diş macunu yapımında kullanılmıştır. Tohumlar toz haline getirilerek diş temizleyici olarak gargara yapılmıştır. İlk defa Bereketli Hilal ile Mısır’da yetiştirilen bitki tıbbi değeri nedeniyle buradan Avrupa’ya taşınmıştır. Antik Roma’da ziyafetlerin ardından sindirimi desteklemesi için anasonlu kekler ikram edilirdi. Bu düğünlerde pasta sunulması âdetinin temelini oluşturmaktadır. Bitki böcekleri kovucu etkiye sahiptir, öte yandan fareleri de çekmektedir. Kaynatılmış yaprak ve tohumlarının suyu yaprak bitlerine karşı hayli etkilidir.
Rakıya su katıldığında ortaya çıkan beyaz renk (bulanıklık), anasonun içindeki anetol adlı uçucu yağdan kaynaklanır. Anetol, alkolde çözünür ancak su oranı arttığında çökelerek içkiye süt beyazı bir görünüm verir.
Anason tohumları yaydığı keskin koku nedeniyle bir fare çekicidir. Eski dönemlerde fare kapanlarına peynir yerine ezilmiş anason tohumları sürülürdü. İlginç bir tezat olarak; bit, pire ve tahtakurusu gibi zararlı parazit böcekleri ise kaçıran doğal bir kovucudur.
Anason narin, iklim seçen tek yıllık bir bitkidir ve üretimi zahmetlidir. Günümüzde modern endüstri (diş macunları, parfümler, şekerlemeler), o meşhur kokuyu elde etmek için üretimi çok daha kolay olan Çin kökenli Yıldız Anason (Illicium verum) ağacına yönelmektedir.

Folklor

İdrar söktürücü ve gaz gidericidir. Kusmalar ve ishal tedavisinde etkilidir. Migren ağrısını geçirir, süt verimini arttırır. Kan dolaşımını arttırır. Kalbe iyi gelir. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Balgam söktürücü ve kas gevşetici etkileri nedeniyle solunum şikâyetlerinde başvurulmuştur. Tohumlarından elde edilen yağ cinsel isteği arttırır. Tohumlar astım, boğmaca, öksürük, çeşitli göğüs şikâyetleri, gaz, şişkinlik, kolik, mide bulantısı ve hazımsızlık vakalarında önerilmiştir. Çeşitli cilt şikâyetlerinin giderilmesinde uygulanmıştır. Tohumlar kaynatılarak şişmiş memelere sürülmüştür. Adet ve hamilelik dönemlerinde kullanılması tavsiye edilmemektedir.
Antik Roma’da ağır ziyafetlerin ve düğün törenlerinin ardından misafirlerin sindirim sistemini rahatlatması, mide gazını önlemesi için anason tohumlarıyla pişirilen Mustaceus adında özel kekler ikram edilirdi. Günümüzdeki düğün pastası adetinin temeli budur.
Antik Çağ’dan bu yana nefesi tazelemek için kullanılan en eski sakız alternatifidir. İçeriğindeki yoğun anetol bileşeni, ağızdaki kötü bakterileri öldürerek özellikle ağır yemeklerden sonra nefesi ferahlatır.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adının kaynağı belirsizdir. 1-) Latince üzüm yaprağı anlamına gelen pampinus kelimesinin küçültme eki almasıyla oluşmuştur ve bu bağlamda küçük asma yaprağı anlamına gelir. Pimpinella peregrina’nın yaprakları yüzeysel olarak üzüm yaprağına benzer. 2-) Latince çift teleksi anlamına gelen bipinnata kelimesinin bozulmuş halidir. Bu bağlamda bazı türlerin yapraklarının 2 teleksi olmasına işaret etmektedir. 3-) Tohumlarının Piper nigrum (karabiber) tohumlarına benzemesi ile bağıntı kurulmuştur. Latince piperinus kelimesi biber gibi anlamına gelir. 4-) Diğer yandan Latince iki kanatlı/taraflı/tüylü anlamına gelen bipennis kelimesinden türetildiği de iddia edilmiştir. Epitet ise Latince anason anlamına gelir.

BİLİMSEL TANIM

Sağlam yapılı ve genellikle 60 ila 90cm büyüyebilen tek yıllık bir bitkidir. Gövde dik, silindirik, içi boş, dallı ve tüylüdür. Alttaki yapraklar uzun saplı, oval ya da yüreksidir. Yapraklar derin lobludur.

Çiçek durumu sapı 2 ila 8 cm uzunluğunda ve uzunlukları eşit olmayan 10 ila 20 adet kolludur. Şemsiyeler 10 ila 20 adet çiçekli ve çiçekler 1,5 mm çapındadır. Çiçekler beyaz renkli ve şemsiye halindedir.

Taç yapraklar çıplaktır ve ışınsal değildir. Küçük meyveleri armut biçimli, tüylü ve yeşilimsi sarı renklidir. Pimpinella anisum dilimizde anason, enisen, ezanteri, ezeltere, ezentere, ezertere ve mesir otu adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Anîsûn (انيسون), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan anesson (ἄνησσον)’dan alınmıştır. Metinlerimizde kullanılan bâdiyân rumî (باديان رومی) Farsça, râziyânec rûmî (رازيانج رومي) ise Arapçadaki karşılıklarıdır.
Sim’ûn, tohumlarının terletici olduğunu; el-Hemedânî, Kudüs şehrinde (anîsûn makdisî) yetiştiğini, İbni Sînâ, râziyâne-i rûmî adıyla da bilindiğini; Dioscorides, Girit ve Mısır’da yetiştirildiğini, baş ağrısı ve zehirli canlı ısırması vakalarında kullanıldığını, bunun yanında gaz giderici, ağız kokusu giderici, susuzluk giderici, süt arttırıcı, cinsel istek arttırıcı, ağrı kesici ve idrar söktürücü olarak faydalanıldığını; Galen, idrar söktürücü olarak yararlandılığını; Plinius, yastığa konulursa kâbusları önleyeceğini; Yûhannâ bin Mâseveyh, karaciğer ve dalak tıkanıklıkları durumlarında başvurulduğunu aktarmıştır.
Bitki Anadolu’da oldukça geniş bir kullanım çerçevesine sahiptir. Buna göre, menenjit, mide hastalıkları, kulunç, karaciğer hastalıkları, sarılık, böbrek hastalıkları, sıraca, cilt hastalıkları, göz ağrısı, ödem, eklem ağrıları, dalak hastalıkları, baş ağrısı, diş rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları, ishal, idrar yolu hastalıkları, rahim hastalıkları, tüberküloz, felç, nezle, kulak rahatsızlıkları, nefes darlığı, yüz ve ayak şişi vakalarında kullanılmış, ayrıca susuzluk giderici, taş düşürücü, cinsel istek arttırıcı, parazit düşürücü, idrar söktürücü, panzehir, ağız kokusu giderici, süt arttırıcı ve sperm arttırıcı olarak faydalanılmıştır. Bitkinin tıbbi olarak yüksek önem derecesine sahip olması nedeniyle metinlerimizde saklama koşulları ile ilgili bilgi de verilmiş, toplandıktan sonra tohumlarının kapalı kaplarda saklanması halinde bir yıl boyunca etkisini kaybetmeyeceği belirtilmiştir.

Antik Yunan

Anason genel olarak ısıtıcıdır, nefesi hoş kokulu hale getirir, ağrı kesici, idrar söktürücü, terletici, rahatlatıcı ve susuzluk gidericidir. Şişlik ve hayvan zehirlerine karşı etkilidir. İshal ve vajinadan gelen beyaz akıntıyı keser, sür arttırıcı ve afrodizyaktır. Dumanı buruna tutulursa baş ağrısını giderir. Gül merhemi ile damlatılırsa kulak akıntılarını keser. En iyisi Girit’te yetişir, ardından Mısır gelir. DI 3-56.
Anason, Pisagor tarafından övülen az sayıdaki bitkiden biridir. Çiğ ya da haşlanarak akrep sokmalarında uygulanır. Hem tazesi hem de kurusu yüksek itibara sahiptir, tüm baharat ve soslara girer. Nefesi hoş kokulu hale getirir ve ağızdaki kötü kokuları yok eder. Görünüşü gençleştirir, yastığa uyunurken kokusu burna gelecek şekilde asılırsa kabus görülmesini engeller. İştah açıcıdır. En değerli anason Girit’te yetişendir, ardından Mısır gelir. Bitki selamotu ikamesi olarak kullanılır ve yakılıp koklandığında baş ağrısını hafifletir. Evenor, göz kayması halinde kökün dövülerek uygulanmasını tavsiye eder. lollas, safran ve şarapla ya da dövülerek polenta ile karıştırıldığında şiddetli akıntılar ve göze giren nesnelerin çıkarılması için reçete eder. Hyssopus ve oksimel ile karıştırılarak gargara yapılırsa farenjit için bir çaredir. Kavrulmuş anason göğüsteki balgamı temizler, balla alınırsa bu etkisi daha da artar.

Antik Roma

Anason mükemmel bir gaz gidericidir, bu nedenle mide gazı, bağırsak sancısı ve çölyak hastalarına iyi gelir. Kaynatılarak koklanır ve içilirse hıçkırık giderir. Yapraklar kaynatılırsa hazımsızlığa iyi gelir. Kaynatılarak burun deliklerine sürülürse hapşırığı keser. İçildiğinde uykuyu teşvik eder, mesane taşlarını dağıtır ve kusmayı durdurur. Vücuda bağlanırsa göğüs ve diyafram rahatsızlıkları için etkili bir pektoral görevi görür. Kaynatılarak zeytinyağı ile başa dökülmesi baş ağrısını hafifletir. Karın ve bağırsaklar için anasondan daha faydalı bir şey olmadığı düşünülür. Kavrularak dizanteri ve idrar güçlüğü için verilir. Dieuches, suyunu lumbago için kullanır, ayrıca tohumunu nane ile döverek ödem ve çölyak için reçete eder. Evenor, kökünü böbrek hastaları için önerir. Dalion, doğum yapan kadınların rahim ağrıları için maydanozla kullandı, ayrıca doğum yapan kadınlara anason ve dereotunu kaynatarak içmelerini tavsiye etti. Epilepsi ve kasılma vakası görülen bebeklerde başvurulur.
Pisagor, bu bitkiyi elinde tutanların asla epilepsiye yakalanmayacağının garantisini veriyor, bu nedenle insanlar evlerinin yakınlarına anason diker. Ayrıca koklayan kadınların doğumlarının kolay geçeceğini ve doğumdan hemen üzerine bir tutam polenta ile içmelerini öneriyor. Sosimenes her türlü sertleşme için sirke ile birlikte kullanmıştır. Ona göre yolcular içeceklerine anason tohumu katarlarsa yolculuğun yorgunluğunu aza indirecektir. Heraclides mide, karın ve bağırsak şişkinliği için ballı şarap ve kasteroumla birlikte üç parmak tutamında anason tohumu verir. Nefes darlığı için de üç parmak tutamında anason tohumu, aynı miktarda Hyoscymus ve eşek sütü önerir. Doğumdan sonra baş dönmesi vakalarında üç parmak tutam anason tohumu, hıyar tohumu ile keten tohumunun beyaz şarapla içilir. Tlepolemus’a göre ateş halinde üç parmak tutam anason ve rezene tohumları sirke ve balla karıştırılarak alınır. Acıbadem ile uygulanan anason tohumu eklem rahatsızlıklarına çaredir. İdrar söktürücü, susuzluk giderici ve cinsel isteği arttırıcıdır. Şarapla alındığında terleticidir. Kumaşları güvelerin tahribatından korur. PL 20-72.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.150-152.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir