Tanımı
Çıplak, mumsu ve 1,5 metre boylanabilen iki yıllık bir bitkidir. Gövde yaprakları dekussat, şeritsi mızraksı, 5 ila 12 cm uzunluğunda, 1 ila 1,5 cm genişliğinde, mavimsi yeşil renkli, ucu mukronulat, tabanı sığ biçimde yüreksi ve kenarları düzdür. Kol yaprakları dikdörtgensi mızraksı ila yumurtamsı mızraksı, 4 ila 7 cm uzunluğunda ve 1,5 ila 3 cm genişliğindedir. Kolcuk yaprakları üçgensi yumurtamsı, 2 ila 6 cm uzunluğunda, 1,5 ila 3,2 cm genişliğinde, soluk yeşil renkli ve ucu sipsivridir. Kollar 2 ila 4 adettir. Salgılar 2 boynuzlu, boynuzlar çomaksı ve mor lekelerle sarımsı yeşil renklidir.
Meyve 1,3 ila 1,7 cm çapında ve pürüzsüzdür. Endokarp odunsudur. Tohumlar eğik biçimde fıçımsı, 5 mm uzunluğunda, az buruşuk ve gri ya da kahverengidir. Yaprakları, kızarıklık yapıcı etkisi nedeniyle dilenciler tarafından derilerinde çirkin yaralar açarak acıma duygusu uyandırmak ve böylece daha fazla para elde etmek için kullanılıyordu. Bitki zehrine karşı bağışıklığı olan keçiler tarafından tüketilmektedir ancak bu keçilerin sütü içilmemelidir. Dilimizde hubbüsselâtin adı ile bilinmektedir. Ancak bizce bitki için önerilen bu isim hatalıdır. Gerçekte habbü’s-salâtîn, Croton tiglium taksonunun klasik adıdır.
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Malpighiales (Söğüt takımı)
- Euphorbiaceae (Sütleğengiller)
- Euphorbia (Sütleğen)
Euphorbia lathyris L.
Gözlem bilgileri
Bitkinin anavatanının Akdeniz havzası olduğunu düşünülmektedir. Öte yandan POWO’ya göre Kırgızistan ve Pakistan’a özgüdür.🔗 Yol kenarı, tahrip edilmiş araziler ve bahçelerde görülmektedir. Umumiyetle haziran ve temmuz ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 600 metreye kadar olan rakımlarda Başiskele ilçesinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins Euphorbus’a adanmıştır. Antonius Musa’nın kardeşidir ve Moritanya kralı Juba’nın hekimidir. Atlas dağlarında keşfettiği bir sukulent türünün laksatif etkilerini yazmış, bu nedenle kral tarafından bu sütleğene onun adı verilmiştir. Epitet Antik Yunanca lathyrus gibi anlamına gelir. Olasılıkla türün meyvelerinin Lathyrus cinsinin meyvelerini andırmasına dikkat çekilmektedir. Türün ikili adlandırma öncesi adı Lathyrus major idi.
Kullanımı
Usaresi oldukça tahriş edicidir ve göz ya da açık yaralar ile temas etmesi durumunda şiddetli iltihaplanmaya yol açmaktadır. Bitki kurutulsa bile bu etkisi devam etmektedir. Usare ayrıca kanserojendir. Tohumları da zehirlidir. Tohumları, tuz, sirke ve suda bekletilerek kapari ikamesi olarak kullanılmıştır ancak zehirli olması nedeniyle uzak durulması en iyisidir. Tüm parçaları oldukça etkili bir kusturucu ve müshildir. Bunun yanında tüy dökmek ve nasırları gidermek için uygulanmıştır. Tohumları idrar söktürücü, parazit düşürücü ve müshildir. Ödem, tümör, uyuz ve yılan ısırıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Birkaç tohumun birlikte alınmasının düşüğe neden olduğu rapor edilmiştir.

Türk Uygarlığındaki yeri
Mâhûdâna (ماهودانه), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır. Bitki için metinlerimizde yer bulan diğer isim ise habb el-mulûk (حب الملوك)’tur.
Halîmî, mâhûdâne ve habbu’l mulûk adları ile bilindiğini ve müshil etkisi nedeniyle kullanıldığını yazmıştır. İbnü’l-Baytâr, habb el-mulûkun, karâsiyâ ve sanavber için de kullanıldığını kaydetmiştir. Dioscorides, balgam söktürücü ve müshil olarak yararlanıldığını; Gâfikî, şiddetli bir müshil ve kusturucu olduğunu, eklem ağrısı, gut, ödem, siyatik ve kulunç vakalarında kullanıldığını yazmıştır. Bitki, eklem ağrısı, gut, siyatik, ödem ve kulunç vakalarında kullanılmış, balgam söktürücü olarak faydalanılmıştır.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.522.
Fotoğrafları






Leave a Comment