Nasıl tanırım?
Kömecin yumurtamsı ila silindirik, üst gövde yapraklarının bitişik, gövde yapraklarının loblu kenarlı ve involukral bırahtelerin mızraksı olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Tarla, sulak alan, yol kenarı
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Temmuz – Eylül
Arazi notu
11 Ağustos 2020 • Kartepe • 40 m • Dere kenarı
Cinsin Türkçe yaygın adı olan fesçitarağı büyük ihtimalle kurumuş çiçek başlarının kumaş üzerindeki tüyü toplamak için kullanılmasına işaret etmektedir. Modern makinelerin icadına kadar, yünlü kumaşlara kadife dokusunu vermek Dipsacus türleri kullanılırdı. Kurutulmuş çiçek başlarındaki sert, kanca benzeri dikenler, kumaş liflerini tarayarak onları kabartırdı.
Vivipari gösteren nadir bitkilerdendir. Kurumuş çiçek başlarındaki tohumlar, ana bitki üzerinde çimlenerek küçük yeşil fideler verir.
Kaşıntılara ve nasırlara karşı kullanılmıştır. Üst bölümleri eşeklerin ağızlarındaki yaraları tedavi etmek için yemlerine eklenerek kullanılmaktadır. İdrar söktürücüdür ve ayrıca aşırı terleme ve ishal vakalarında başvurulmuştur. Yaprak tabanlarında biriken su göz iltihabını yatıştırmak için kullanılmıştır.
Balkanlarda kötü büyülerden korunmak için evlerin girişine dikilir ve pencerelere asılırdı.
Bitkilerin özellikle sapsız gövde yapraklarında yağmur suyunu biriktirerek burasını böcekler için ölümcül hale getirmesi onun etçil bir bitki olup-olmadığı konusunda bir dizi tartışmaya neden olmuştur. Charles Darwin’in oğlu Francis Darwin, bitkinin yaprak kadehine düşen böceklerin sindirilip sindirilmediğini test etmek için et suyu ve amonyak çözeltileri kullandı ve glandüler tüylerin canlı protoplazma hareketleri gösterdiğini gözlemledi. Babası Charles Darwin bu bulgulara o kadar heyecanlandı ki, Dipsacus‘un böcekleri yakalayıp sindirdiğine neredeyse emindi . Ancak daha sonra yapılan detaylı bir deney, bu iddiayı çürüttü. Araştırmacılar, bitkiye böcek veya sıvı hayvan çözeltisi eklemenin üreme veya büyümeyi etkilemediğini, besinlerin yalnızca topraktan alındığını gösterdi. Yani Dipsacus, etçil değil, sadece böcekleri boğan bir protokarnivor (ön etçil) olarak kalmıştır.
Fotoğrafları








Türkiye gözlemleri
Cins adı Antik Yunanca susuzluk anlamına gelir. Bu bağlamda gövde yapraklarının tabanlarında toplanan ve Venüs’ün banyosu olarak bilinen suyun (fytotelmata) acil bir susuzluk giderici olmasına dikkat çekmektedir. Epitet Latince derin kesikli anlamına gelir. Türün yaprak biçimine işaret eder. Bu terim bitkinin bir parçasının derin dar loblara ayrılmasını imlemektedir.
Genellikle 2 ila 3 metre büyüyebilen iki yıllık bir bitkidir. Dik ve dallı gövde dikenli ve içi boştur. Yapraklar karşılıklı dizilişli, her bir yaprak çifti gövdeye sarılı bir kupa biçimindedir. Böylece burada su toplanır. Gövde yaprakları tabanda bitişiktir. Tür monokarpiktir, yani ölmeden hemen önce çiçek açar.
Çiçek durumu silindirik ila yumurta biçimli, 4 ila 6 cm uzunluğunda, 3 ila 4 cm genişliğinde ve uzun bırahteler görülmektedir. Burada bin beş yüz kadar beyaz ya da soluk pembe renkli çiçek görülebilir. Her bir çiçek bir gün boyunca kalır. Çiçekler önce ortada, sonra yukarıda ve aşağıda görülür.
Meyve kapçık formundadır ve 1 cm uzunluğundadır. Dipsacus fullonum‘dan çiçek rengi ve yaprak biçimi ile ayrılır. Dilimizde fesçi tarağı, çiğ, çobantarağı, karağan, pukiç, tarak otu ve eşek kengeri adları ile bilinmektedir.