İçeriğe geç
Anasayfa » Coriandrum sativum (Kişniş)

Coriandrum sativum (Kişniş)

FLORA NICOMEDIAE • WESTERN ASIA

Nasıl tanırım?

Üst yaprakların 2-3 teleksi veya derin teleksi, bölümlerinin şeritsi, kolların 2-6 adet olması ve merikarpin bitişik kalması ayırt edici özelliğidir.

ALEMPlantae
TAKIMApiales
FAMİLYAApiaceae

Habitat

Çalılık, tarla, tahrip edilmiş arazi, bahçe

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Mayıs – Haziran

Arazi notu

18 Mayıs 2021 • Derince • 140 m • Bahçe

Bilgi

Tohumlarından elde edilen yağ parfüm ve sabun yapımında kullanılmıştır. Bu ayrıca mantar ve bakteri öldürücüdür. Yağ, meyvenin yaklaşık 14 saat suda bekletilip ardından damıtılması ile elde edilmektedir. Gelişmiş bitki yaprak bitlerini uzaklaştırır.
Kişnişin anavatanı Bereketli Hilal’in bulunduğu coğrafyadır ve insanoğlunun kullandığı en eski baharatlardan biridir.
Bitki için kullanılan kişniş adı Farsça kökenlidir.

Folklor

Bitkinin tüm parçaları tüketilmektedir. Yaprakları taze iken ve tohumları da kurutularak salata ve çeşitli yemeklerde çeşni olarak kullanılmaktadır. Tohumlar başlangıçta kökü kokuludur ancak zamanla hoş kokulu hale gelirler. Tohumlar pişirilerek çeşitli hamur işlerine tatlandırıcı olarak eklenmiştir. Ayrıca tohumlarından elde edilen yağ gıda tatlandırıcısı olarak kullanılmıştır.
Coriandrum sativum sindirim sistemi rahatsızlıkları, ishal ve kolik tedavisinde kullanılmıştır. Tohumları aromatik, gaz giderici, balgam söktürücü, uyuşturucu, uyarıcı ve mide güçlendiricidir. Tohumları kötü ağız kokusunu gidermek için çiğnenmiştir. Aşırı tüketiminin uyuşturucu etkiye neden olabileceği rapor edilmiştir. Ayrıca astım ve bronşit hastalarının fazla tüketmemeleri önerilmiştir.

Dikkat

Kişnişin kokusunu aşırı kötü bulanlarda OR6A2 adlı spesifik bir koku reseptör geni bulunmaktadır. Bu gen, kişnişin içinde yoğun olarak bulunan ve aynı zamanda sabun üretiminde de açığa çıkan aldehit kimyasallarına karşı aşırı duyarlıdır.
Taze yaprakların kokusu keskin, yeşil, narenciyemsi veya bazı kişiler için sabunumsu algılanırken, kurutulmuş meyveleri tatlımsı, baharatlı ve turunçgilimsi bir kokuya sahiptir.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Antik Yunanca koris böceği anlamına gelir ve bu bağlamda savunma amaçlı kullandıkları kötü kokuları ile meşhur Pentatomidae ailesinin üyeleri ile bitkinin kokusu arasında bağıntı kurulmuştur. Örneğin bu aileye bağlı Halyomorpha halys, dilimizde kokarca böceği adıyla bilinmektedir. Bazı kaynaklarda ise bitkinin kokusunun Cimex lectularius (tahtakurusu) kokusunu andırdığı kaydedilmiştir. Epitet Latince ekilen anlamına gelir. Epitet antikçağdan beridir insan eliyle ekimi yapılan bitkiler için kullanılmaktadır.

BİLİMSEL TANIM

20 ila 80 cm büyüyebilen bir bitkidir. Gövde katı ve silindiriktir. Taban yaprakları tek teleksi, bölümleri yumurtamsı, dişli ya da derince dilimli, 10 ila 20 cm uzunluğunda ve 3 ila 5 cm genişliğindedir. Üst yapraklar 2 ila 3 teleksi ya da derin teleksi, bölümleri şeritsi, kısaca saplı ya da neredeyse sapsızdır.

Kollar 2 ila 6 adet, uzunlukları eşit değil ve 0,5 ila 2,5 cm uzunluğundadır. Brahte yok ya da tek adet, şeritsi ve en çok 5 mm uzunluğundadır.

İkincil bırahte üç adet, şeritsi mızraksı ve 3 mm uzunluğundadır. Çiçek saplarının uzunluğu eşit değildir. Meyve 3 ila 4 mm uzunluğunda, olgunlaştığında soluk altın renklidir. Coriandrum sativum dilimizde kişniş, aşotu ve kinzi adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Kişnic (كشنچ), bitkinin Farsçadaki karşılığıdır. Bitki için kullanılan diğer isim küzbere (كزبرة), bitkinin Aramice karşılığı olan kusbara (כסברה)’dan muharreftir. Çulluk Kapan Lügati’nde yaş kişnice küzbere denildiği belirtilmiştir. Dioscorides, cilt hastalıkları ve idrar yolu iltihabı vakalarında kullanıldığını, parazit düşürücü ve sperm arttırıcı olarak yararlanıldığını; Plinius, tohumundan bir tane içen kadınların âdetinin bir gün, iki tane içenin iki gün gecikeceğine inanıldığını kaydetmiştir. Hûzâye, ses kısıklığını giderdiğini, şekerli su ile alındığında cinsel isteği baskıladığını; İbn Varrâk, aşırı tüketiminin ölümcül olduğunu; İshak bin Mâsah, çiğnendiğinde ağız yaralarını giderdiğini ve kanama durdurucu olduğunu; Râzî, baş ağrısını geçirip sarhoşluğu giderdiğini; İbnü’l-Baytâr, doğum esnasında uyluğa bağlanıldığında doğumun kolay geçtiğini aktarmıştır.
Kişnic Anadolu’da, menenjit, ağız rahatsızlıkları, bademcik iltihabı, kan işeme, penisin şişmesi, melankoli, göz ağrısı, kalp rahatsızlıkları, baş ağrısı, burun kanaması, mide hastalıkları, sarılık, eklem ağrıları, işitme sorunları, cilt sorunları, verem, ödem, çocuklarda pamukçuk, sıraca, baş dönmesi ve hafakan vakalarında kullanılmış, uyku getirici, ağız kokusu giderici, yanık giderici ve kalbi güçlendirici olarak faydalanılmış, atın dilinin şişmesi durumunda başvurulmuştur.
Cinsel ilişki esnasında kadın uyluğuna kişnic bağlarsa hamile kalınmayacağı, hayy el-‘âlem, ak zanbak ve küzbere merhem halinde vücuda sürülürse ateşin yakmayacağı belirtilmiştir. Kadınlar tarafından yüz güzelleştirici olarak kullanılmış, karabasan görenlerin tüketmesi tavsiye edilmiş, rüyada kişnic görmek menfaat olarak yorumlanmıştır. Şerbet yapımında kullanılan bitki, sekbac, ibrahimiyye, cercaniyye, hummaziyye, digriyge, zirbac, nirbac gibi çok sayıda yemeğin tarifine girmiştir. Bitkimiz ile ilgili aktarılan özgün bir gözlemde ise kişnic’in tohumunun ikiye bölünse bile çimlenme yeteneğini korduğu, bu nedenle karıncaların yuvalarına taşıdıkları tohumları dörde böldükleri bilgisi aktarılmıştır.

Antikçağ

Kişniş soğutucudur, ekmek ya da polenta ile uygulandığında yılancık ve zonayı iyileştirir. Bal ve kuru üzümle birlikte püstüller, testis iltihabı ve kan çıbanını tedavi eder. Ezilmiş tahılla şişliklere uygulanmıştır. Tohumu üzüm pekmezi ile içildiğinde bağırsak kurtlarını atar ve sperm üretimini arttırır. Ancak doz aşımı akıl sağlığına zarar verir. Sirke, ak kurşun ve gül merhemi ile sürülürse iltihaplı tümörlere iyi gelir. DI 3-63.
Kişniş yabani olarak bulunmamaktadır. En iyisinin Mısır’da yetişen olduğu kabul edilmektedir. İçildiğinde ve yaraya uygulandığında yılan zehri için çaredir. Dövülerek yaralara sarılmıştır. Bal ya da kuru üzüm ile uygulanırsa tüm tümörleri ve toplanmaları dağıtır. Sirkede dövülürse iltihaplı apseleri giderir. Gün doğumundan önce yastığın altına kişniş konulmasının ateşe karşı mükemmel sonuçlar verdiğini düşünenler var. Tazeyken serinletici ve canlandırıcıdır. Bal ya da kuru üzümle birleştiğinde yayılıcı ülserler, testis hastalıkları, yanıklar, kançıbanı ve kulak hastalıkları için şifadır. Kadın sütü ile uygulandığında göz akıntılarına iyi gelir. Karın ve bağırsak akıntılarında tohumu su ile içilir. Kolera vakalarında sedefotu ile kullanılmıştır. Kişniş tohumu, nar suyu ve zeytinyağı bağırsak kurtlarını atar. Eğer doğruysa Xenocrates, tohumundan bir tane yiyen kadının âdetinin bir gün, iki tane yiyenin iki gün gecikeceğini iddia eder. Marcus Varro, hafifçe dövülen kişniş, kimyon ve sirke serpilirse etin yazın bozulmadan saklanabileceğini söyler. PL 20-
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.493-494.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir