İçeriğe geç
Anasayfa » Chondrilla juncea (Karakavuk)

Chondrilla juncea (Karakavuk)

FLORA NICOMEDIAE • EUROPE-WESTERN ASIA-NORTHERN AFRICA

Nasıl tanırım?

Yaprak sapının dikensiz ve boyunun 40-100 cm olması, yastıksı fomrda olmaması ayırt edici özelliğidir.

ALEMPlantae
TAKIMAsterales
FAMİLYAAsteraceae

Habitat

Kayalık, tarla, tahrip edilmiş arazi

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Temmuz – Eylül

Arazi notu

17 Ağustos 2023 • İzmit • 110 m • Yol kenarı

Bilgi

Apomiksis yoluyla üremektedir. Bu, tozlaşma olmadan, ana bitkinin genetik olarak aynısı olan tohumlar üretebildiği anlamına gelmektedir.
Bitki büyüdükçe alt yapraklarını tamamen döker ve geriye sadece yeşil, çıplak, ince dallı gövdeler kalır. Bitki su kaybetmemek için yapraklarını feda ederek fotosentez görevini yeşil gövdesine devretmektedir.

Folklor

Yaprakları çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Mide kuvvetlendirici olarak kullanılmıştır. Antioksidandır. Ayrıca kökün etrafında bulunan sütümsü sıvı kurutularak geleneksel tıpta kullanılan bir sakız elde edilmektedir.
Bitki için önerilen karakavuk adının neye işaret ettiğini bilmiyoruz. Ortaçağ kaynaklarında bitkiden sünnetlice adıyla bahsedilmektedir. Olasılıkla kara kovuk adı hatalı okunmuştur. Doğrusu kara kovuk ise, isim metrelerce aşağıya inen kökü ile ilgili olabilir.

Dikkat

Tohumlarının zehirli olduğu raporlanmıştır. Ayrıca, tarım arazilerinde hızla yayılarak ürünlere zarar verebilmektedir, Avustralya ve Amerika gibi bölgelerde istilacı yabancı ot olarak kabul edilmektedir. Tek bitki 20.000 tohum üretebilir. Ayrıca kopan köklerinden kolayca yeniden üreyebilir.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Antik Yunanca küçük yumru veya kıkırdak anlamına gelir. Bitkilerin gövdeleri hasar aldığında sümüksü-sütlü bir sıvı salgılar. Bu sıvı kuruduğunda kıkırdak kıvamında, çiğnenebilir sert bir sakıza dönüşür. Kelime aynı zamanda kabuksuz tahıl anlamına gelen Antik Yunanca khondros kelimesinden de türetilmiş olabilir. Bu durumda cinsin tohumlarının tahıla benzemesine işaret ediyor olması muhtemeldir. Epitet Latince saz anlamına gelir. Buradaki atıf bitkinin Juncus (Kofa) cinsi ile benzerliğine değil, sazları andıran ince yapısınadır. İkili adlandırma öncesi adı “Chondrilla juncea viscosa arvensis”tir.

BİLİMSEL TANIM

Chondrilla juncea genellikle 40 ila 150 cm büyüyebilen ince bir bitkidir. Çiçekler erseliktir. Gövde mavimsi yeşil renklidir. Genellikle zararlı ot olarak kabul edilimektedir. Tabanda yapraklarla bir rozet oluşturur, daha sonra yoğun dallarla otsu bir çalılık meydana gelir.

Dikdörtgen sarı çiçek dilleri ile küçük papatya gibi çiçekler görülmektedir. Kapçık 1 cm uzunluğundadır. Sorguç beyaz renklidir. Hem tohum yoluyla hem de kökünden parçalar çıkartarak yayılmaktadır.

Dilimizde karakavuk, çengel sakızı, çingene sakızı, çıtlık, çöpkanak, dip sakızı, cibcik, ezzezze, garagavık, karavruk, karagöz, karaca kovuk, karavlık, sakızlık ve sakız otu adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Handerîlî (خندريلي), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan khondrile (χονδρίλη)’den muharreftir. Metinlerimizde bitkiden sünnetlice ve yabân mârûl (يبان مارول) olarak da bahsedilmiştir.
Yabân mârûl kullanımı hatalıdır. Muhtemelen hata, Dioscrorides’in bitki için kullandığı “hindibaya benzer” yorumundan kaynaklanmıştır. Bu bitkileri günümüzde sakız otu olarak biliyoruz, bitkinin sütsü usaresinin kurutularak sakız elde ediliyor olmasına işaret eder. Sünnetlice adı ise günümüzde aynı aileye bağlı başka bir cins için kullanılmaktadır. Dioscorides, saplarından sakız elde edildiğini, yılan sokması ve güneş yanığı vakalarında kullanıldığını, sindirim kolaylaştırıcı, saçları koruyucu ve âdet akışı durdurucu olarak faydalanıldığını; İbnü’l-Baytâr, sakızının göz rahatsızlıkları, hemoroit ve yılan ısırması vakalarında başvurulduğunu yazmıştır.
Mahmûd Şirvânî, bitkiyi hindûbâ sınıfı içinde zikretmiş, İbn-i Şerîf, yaygın olarak bulunduğunu, yaprak ve tohumlarının künike benzediğini, çiçeklerinin sarı renkli olduğunu ve sütlü bir usaresi olduğunu aktarmıştır. Bitki hemoroit ve siğil tedavisinde kullanılmış, âdet söktürücü olarak faydalanılmıştır.

Antikçağ

Yaprak, sap ve çiçeği hindibaya benzer ancak daha narindir. Küçük dallarının çevresinde sakızağacına sakızına benzer, bakla büyüklüğünde bir sakız olur. Dövülerek mürle birlikte zeytin iriliğinde bir keten beze yerleştirildiğinde âdet söktürücüdür. Kökü ile birlikte kıyılarak bal eklenir ve pastil haline getirilir. Bu pastil soda ile karıştırılarak cüzzamı temizlemek için kullanılmıştır. Sakız saçları geriye yapıştırır. Taze kök içine bir iğne daldırılıp saça uygulandığında aynı etkiyi gösterir. Şarapla engerek ısıranlara içirilmiştir. Suyu tek başına ya da şarapla kaynatılıp içildiğinde bağırsakları tutar. Diğer bir türü daha vardır. Bunun yaprakları uzatılmış ve yere yatıktır. Sapı suludur. Kökü narin, keskin kenarlı, hafif, yuvarlak, sarı renkli ve suludur. Sap ve yapraklar sindiricidir ve suyu kirpikleri geri yapıştırır. DI 2-133.
Hindibaya benzer, sap suyu acıdır, kökü baklaya benzer ve bazen çok dallı olur. Toprağa yakın bölümünde bir tür yumru formunda ve bakla büyüklüğünde bir sakız üretir, bu sakız rahim ağzına yerleştirilirse âdet söktürücüdür. Kökleriyle dövülerek pastil haline getirilir ve yılan sokması vakalarında başvurulur. Denilir ki tarla fareleri yılan saldırısına uğradıklarında bu bitkiyi tüketir. Şarapla kaynatılırsa bağırsak gevşekliğini giderir, ayrıca sakız için mükemmel bir ikâme olur, ne kadar inatçı olursa olsun kirpikler için iyi bir briyantindir. Dorotheus, mide ve sindirim organları için son derece faydalı olduğunu yazmıştır. Ancak bazılarına göre kadınlar için sağlıksızdır, görme duyusunu köreltir ve erkeklerde iktidarsızlığa neden olur. PL 22-45.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.362.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

“Chondrilla juncea (Karakavuk)” hakkında 1 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir