Aloe vera (Sarı sabır)

Hüseyin Doğan avatarı

Tanımı

Sukulent bir bitkidir. Tabanı odunsudur. Gövdeler kısadır ve sık sık sürgünler vererek yoğun kümeler oluşturmaktadır. Yapraklar neredeyse tabandadır. Bunlar fidelerde ve yeni sürgünlerde iki sıralı, dik, soluk yeşil renkli, şeritsi mızraksı, 15 ila 30 cm uzunluğunda, 4 ila 5 cm genişliğinde, kenarları seyrek biçimde dikenli dişli ve uçları 2 ya da 3 adet dişlidir. Çiçek durumu dik ve 60 ila 90 cm uzunluğundadır. Çiçek durumu sapı 2 cm kalınlığındadır. Salkım 30 ila 40 cm uzunluğunda, 5 ila 6 cm genişliğinde, zaman zaman 1 ya da 2 adet yükselici dallı ve çok sayıda çiçeklidir. Bırahteler beyazımsı, geniş biçimde mızraksı, 5 ila 7 adet damarlı ve sivri uçludur. Çiçekler geriye kıvrıktır. Çiçek örtüsü soluk sarı renkli olup kırmızı beneklidir. Ercikler aşkındır. Dilimizde sabır ve aloe adlarıyla bilinmektedir.

Gözlem bilgileri

Aloe vera Umman endemiğidir.🔗 Ancak günümüzde özellikle ılıman kuşakta doğallaşmıştır. Doğal ortamında kurak alanlarda görülmektedir. Umumiyetle mart ve haziran ayları arasında çiçek açmaktadır. Doğal ortamında 1300 ila 2600 metreye kadar olan rakımlarda görülmektedir. Biz bir bahçede gördük.

Etimoloji

Cins adı İndomalaya dillerinde Aquilaria malaccensis gibi bitkilerden elde edilen reçineyi tanımlamak için kullanılmıştır. Kelime daha sonra Semitik dillere alluh adıyla geçmiş ve ardından Antik Yunancada aloe halini almıştır. Epitet Latince gerçek anlamına gelmektedir ve bu bitkinin Antikçağ’da kullanılan aloe ile aynı bitki olduğunu vurgulamaktadır. Öte yandan hem Antik hem de Ortaçağ’da, örneğin Aloe perryi gibi taksonlar da aloe olarak kullanılmaktaydı.

Kullanımı

Yutulduğunda ishale ve mide ağrısına neden olacağı rapor edilmiştir. Jelinin uzun süreli kullanımı çeşitli cilt sorunlarına neden olmaktadır. Hamileler ve bağırsak sorunları olanlar uzak durmalıdır. Yaprağın içinde bulunan jel, yaralar, yanıklar ve diğer cilt rahatsızlıkları için önerilmiştir. Bu bölgelerde iyileşme hızını artırdığı ve iltihap riskini azalttığı kaydedilmiştir. Yaprak tabanındaki usare ise güçlü bir müshildir. Öte yandan saksılarda yetiştirilen örneklerin tıbbi özelliklerinin azaldığı belirtilmiştir. Bitki adet düzenleyici, yumuşatıcı, müshil, bağırsak temizleyici, uyarıcı, mide rahatlatıcı, tonik, parazit düşürücü ve yara iyileştiricidir. Ayrıca kronik kabızlık, iştahsızlık, sindirim sorunları tedavisinde de dahilen kullanılmıştır.

Türk Uygarlığındaki yeri

Sabır (صبر), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır. Antik Yunancadaki karşılığı olan aloe (ἀλόη)’den muharref aluyi (آلوى) adı da kullanılmıştır. Halîmî, elvâ (sic) ve sabrın aynı bitki olduğunu ve hekimler katında meşhur olduğunu kaydetmiştir. Günümüzde popüler bir süs bitkisidir.

Aretaeus, bitkinin kolera ve karaciğer sorunlarının tedavisinde kullanıldığını yazmıştır. Plinius, en kıymetli sabırın Hindistan’da yetişen olduğunu kaydettikten sonra yara iyileştirici özelliği nedeniyle koni biçimindeki saksılarda yetiştirildiğini aktarmıştır. Zaman zaman bitkiye kum ya da arap zamkı karıştırılarak sahtekârlık yapıldığını belirttiğine göre, en azından antikçağda bitkinin usaresi hayli değerlidir. Bitki büzücü, müshil etkili, saç dökülmesi engelleyici, mide ağrısı, baş ağrısı, göz hastalıkları, çürükler, kan tükürme, sarılık gibi çok sayıda faydasını da saymıştır. Celsus’a göre bitki kanama durdurucudur. Galen’a göre bağırsaklar üzerinde rahatlatıcı etkisi vardır, mide ve karaciğer rahatsızlıklarında da etkilidir. Dioscorides bu paragrafta yazılanlara ek olarak uyutucu olduğunu ve erkek çocuklarda sünnet sonrası penisin iyileştirilmesi için kullanıldığını ifade etmiştir.

İslam tıbbı

Kalhamân, melankoli ve kuruntuyu tedavi ettiğini belirtmiştir. İbnü’l-Esîr, cesetlerdeki bozulmayı geciktirici etkisi olduğunu yazmıştır. İbn Meymûn bitkinin Kuzey Afrika’da sabır, Arapçada mukr ve Antik Yunancada aloe olarak bilindiğini belirtmiştir. Bîrûnî sabırın ilaç olarak nasıl hazırlanması gerektiğinin tarifini vermiştir. Bu tarife göre, sabır, afsentîn ve za’ferân ile birlikte birkaç kere tatlı suda kaynatıldıktan sonra kurutulup saklanmaktadır. İbn Cenâh, şebyâr (gece dostu) hapının sabır ve mastakî kullanılarak hazırlandığını belirtir. İbn Sînâ’ya göre Sokotra (Aloe perryi), Arap (Aloe vera) ve Hint (Aquilaria malaccensis) mahreçli üç türü vardır.

Saç ve sakalı siyaha boyamak için kullanılan bitki Anadolu’da, göz ağrısı, kulak kaşıntısı ve ağrısı, safra, dalak ve karaciğer hastalıkları, saçkıran, yüz felci, felç, eklem ağrısı, sarılık, cinsel organ hastalıkları, saç dökülmesi, melankoli, gut, baş ağrısı, bel rahatsızlıkları, uçuk, zatürre, ödem, kan tükürme ve hemoroid gibi çok sayıda vakanın tedavisinde kullanılmış, parazit düşürücü, iltihap giderici, bit kovucu özelliklerinin yanı sıra kıl ve tırnak yemek âdeti olan kişilerinin tedavisinde de uygulanmış, atların gözünde safra olması hâlinde başvurulmuştur.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.586-587.

Fotoğrafları

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir