İçeriğe geç
Anasayfa » Dipsacus fullonum (Fesçidikeni)

Dipsacus fullonum (Fesçidikeni)

FLORA NICOMEDIAE • EUROPE-MEDITERRANEAN

Nasıl tanırım?

Kömecin yumurtamsı ila silindirik, üst gövde yapraklarının bitişik, gövde yapraklarının dişli kenarlı ve involukral bırahtelerin şeritsi olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.

ALEMPlantae
CİNSDipsacus

Habitat

Tarla, sulak alan, yol kenarı

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Temmuz – Eylül

Arazi notu

12 Temmuz 2021 • Karamürsel • 1 m • Deniz kenarı

Bilgi

Cinsin Türkçe yaygın adı olan fesçidikeni büyük ihtimalle kurumuş çiçek başlarının kumaş üzerindeki tüyü toplamak için kullanılmasına işaret etmektedir. Modern makinelerin icadına kadar, yünlü kumaşlara kadife dokusunu vermek Dipsacus türleri kullanılırdı. Kurutulmuş çiçek başlarındaki sert, kanca benzeri dikenler, kumaş liflerini tarayarak onları kabartırdı.
Vivipari gösteren nadir bitkilerdendir. Kurumuş çiçek başlarındaki tohumlar, ana bitki üzerinde çimlenerek küçük yeşil fideler verir.

Folklor

Siğil, fistül ve kanserleri yaraların tedavisinde başvurulmuştur. Bunun yanında kökü terletici, idrar söktürücü ve mide ağrısı geçiricidir. Tohumları kış boyunca çiçek başlarında kalır ve bunlar saka kuşları için önemli bir kış besinidir. Ayrıca bitki kurutularak mavi boya elde edilmiştir.

Dikkat

Bitkilerin özellikle sapsız gövde yapraklarında yağmur suyunu biriktirerek burasını böcekler için ölümcül hale getirmesi onun etçil bir bitki olup-olmadığı konusunda bir dizi tartışmaya neden olmuştur. Charles Darwin’in oğlu Francis Darwin, bitkinin yaprak kadehine düşen böceklerin sindirilip sindirilmediğini test etmek için et suyu ve amonyak çözeltileri kullandı ve glandüler tüylerin canlı protoplazma hareketleri gösterdiğini gözlemledi. Babası Charles Darwin bu bulgulara o kadar heyecanlandı ki, Dipsacus‘un böcekleri yakalayıp sindirdiğine neredeyse emindi . Ancak daha sonra yapılan detaylı bir deney, bu iddiayı çürüttü. Araştırmacılar, bitkiye böcek veya sıvı hayvan çözeltisi eklemenin üreme veya büyümeyi etkilemediğini, besinlerin yalnızca topraktan alındığını gösterdi. Yani Dipsacus, etçil değil, sadece böcekleri boğan bir protokarnivor (ön etçil) olarak kalmıştır.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adı Antik Yunanca susuzluk anlamına gelir. Bu bağlamda gövde yapraklarının tabanlarında toplanan ve Venüs’ün banyosu olarak bilinen suyun (fytotelmata) acil bir susuzluk giderici olmasına dikkat çekmektedir. Epitet Latince çırpıcı anlamına gelir. Çiçek başlarının yapısına ve bunların tekstil sektöründe kullanılmasına işaret eder.

BİLİMSEL TANIM

Genellikle 50 ila 200 cm büyüyebilen iki ya da nadiren kısa ömürlü çok yıllık bir bitkidir. Çiçek durumu silindirik bir dizi lavanta rengi çiçekten oluşmaktadır.

Sert bırahteli dikenli bir koni biçimindedir ve 10 cm kadar büyümektedir. Sapsız yapraklar gövdeye birleşiktir. Yapraklar mızraksı, 20 ila 40 cm uzunluğunda, 3 ila 6 cm genişliğindedir.

Dipsacus laciniatus‘tan şeritsi involukral bırahteleri ve gövde yapraklarının testere dişli kenarlı olması ile ayırt edilmektedir. Dilimizde fesçi dikeni adı ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Dîbsâkus (ديبساقس), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan dipsakon (δίψακος)’dan alınmıştır. Metinlerimizde bitki için çoban dayagı (چوبان طايغى) adı da kullanılmıştır. Kaynaklarımızda çoban dayagı adı iki farklı bitki için tercih edildiğini görüyoruz. Çok sayıda bitkinin, çigdem maddesinde de değindiğimiz üzere ortak bir adı paylaşması görülebilmektedir. Bu ortak kullanımın yarattığı karmaşanın çözülmesi, ikili adlandırma sisteminin hem çıkış noktasını oluşturur hem de nihai faydaları arasında yer alır.
Dioscorides, apış arası yaraları ve ateş vakalarında kullanıldığını; Gâfikî, pişirildikten sonra konulduğu bölgede ağrı hissedilmediğini, yılan ısırması, nefes darlığı ve titreme vakalarında başvurulduğunu, idrar söktürücü olarak faydalanıldığını kaydetmiştir. Bitki Anadolu’da, hemoroit ve anüs yarılması vakalarında kullanılmış, idrar söktürücü ve nefes ferahlatıcı olarak faydalanılmıştır.
Gövde uzun ve dikenlidir. Yaprakları marulda olduğu gibi gövdeyi sarar. Yapraklar da dikenlidir, ayrıca gövdeye birleştikleri yerde küçük bir havuz oluşturarak yağmur ve çiğden su toplar, bitkinin adı da buradan gelir. Gövdenin tepesinde deniz kirpisine benzeyen uzunca ve dikenli bir çiçek başı bulunur. Kökü şarapta kaynatılıp dövüldükten sonra anal çatlak ve fistüllere uygulanır. Bu karışım bakır bir kapta saklanmalıdır. Siğillere faydalı olduğu söylenmektedir. Çiçek başlarında bulunan kurtların boyun ve kola sarılmasının ateşi iyileştirdiği iddia edilir. DI 3-11.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.296.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir