İçeriğe geç
Anasayfa » Atropa bella-donna (Güzelavrat otu)

Atropa bella-donna (Güzelavrat otu)

FLORA NICOMEDIAE • EUROPE

Nasıl tanırım?

Meyvenin üzümsü, tacın çansı, çiçeklerin 3 cm ve çanağın düzenli olması ayırt edici özelliğidir.

ALEMPlantae
TAKIMSolanales
FAMİLYASolanaceae
CİNSAtropa

Habitat

Orman

Statü

Yerli

Çiçeklenme

Haziran – Ağustos

Arazi notu

15 Ağustos 2025 • Başiskele • 1000 m • Orman

Bilgi

Geçmişte kadınlar göz bebeklerini büyütüp daha çekici, derin ve buğulu bakışlara sahip olmak için gözlerine bu bitkinin özsuyunu damlatırlardı. Cinsin Türkçe adı da buradan gelmektedir. Atropin, günümüzde göz muayenesi ve ameliyatlarında göz bebeğini büyütmek için kullanılmaktadır.
Titian’ın Aynalı Kadın adlı tablosundaki kadının göz bebeklerini büyütmek için atropin damlası kullandığı iddia edilmektedir.
Rivayete göre 11. yüzyılda İskoçlar, işgalci Anglo-Sakson ordusunun yiyecek ve içeceklerine belladonna katmış, düşmanı komaya sokup uykudayken katletmiştir.
19. yüzyıla kadar, bitki kaynaklı zehirlenmeleri tespit etmek neredeyse imkansızdı. Çünkü bitkinin yol açtığı ateş, kuruluk ve delirme semptomları, o dönem Avrupa’sında çok yaygın olan Kızıl hastalığı veya ağır tifo ile birebir aynıydı.

Folklor

Ağrı kesici, kas gevşetici, iltihap gidericidir. Parkinson, güneş çarpması ve peptik ülser tedavisinde kullanılmıştır. Menstrüel sorunlarda başvurulmuştur. Göz ameliyatlarında göz bebeğini büyütmek için kullanılmıştır. Mantar kaynaklı zehirlenmelerde önerilmiştir. Ayrıca ağrı kesici, panzehir, kas gevşetici, idrar söktürücü, halusinojenik, uyuşturucu ve yatıştırıcıdır.
Çoğu zehirli bitkinin tadı acı iken Atropa‘nın zehirli meyveleri tatlıdır. Bu meyvelerin birkaç adedi bir çocuğu, 10 üzeri ise bir yetişkini öldürebilir.
Augustus ve Claudius’un bu bitki ile karıları tarafından zehirlendikleri öne sürülmektedir.

Dikkat

Yaprakları, meyveleri ve özellikle kökü zehirlidir. Gebelik komplikasyonları, kardiyovasküler hastalıklar, gastrointestinal bozukluklar ve psikiyatrik bozukluklara neden olabileceği rapor edilmiştir.
Bünyesinde barındırdığı skopolamin adlı alkaloid, sinir sistemini felç ederek insanı dış dünyaya tamamen kapatır ama bilincini yarı açık bırakır. Öte yandan atropin, ambulanslarda ve acil servislerde kalp durmalarında kalbi yeniden çalıştırmak ve sarin gazı ile tarım ilacı (organofosfat) zehirlenmelerine karşı panzehir olarak kullanılır.
Familyanın diğer kötü şöhretli üyeleri (Mandragora, Hyoscyamus, Datura) ile birlikte cadı kazanlarının klasik dörtlüsünü oluşturur.


Fotoğrafları

Türkiye gözlemleri

ETİMOLOJİ

Cins adını ecel tanrıçası Atropos’tan (Ἄτροπος) almaktadır. Antikçağda, insanın hayat serüveninin Mireler olarak bilinen, Zeus ve Artemis’in kızları olan üç tanrıça tarafından düzenlendiğine inanılıyordu. Atropos, bu üç kader tanrıçasından biridir ve görevi elindeki makasla ‘ip’leri kesmektir. Burada ipten kastedilen şey, insan ömrüdür. Buna göre cinsin insanlar için zehirli olması ile ecel tanrıçası arasında bir bağ kurulmuştur. Epitet Latince güzel kadın anlamına gelir. Antikçağda kadınların (örneğin Kleopatra) daha çekici olmak için göz bebeklerini büyütmek için bu bitkiyi kullanmalarına işaret eder. Bitkinin suyu mektupları kapatırken kullanılarak, mektubu taşıyan ulağın gözlerinin durumuna göre mektubun açılıp açılmadığı öğrenilirmiş.

BİLİMSEL TANIM

Halihazırda bazı kaynaklarda Atropa belladonna adı ile geçmektedir. Genellikle 50 cm ila 2 metre büyüyebilen bir bitkidir. Yumurtamsı yapraklar kısaca saplı, yumurtamsı eliptik, tepede sipsivri ve 18 cm uzunluğundadır.

Çiçekler çan biçiminde, soluk mor renkli ve yeşil bezelidir. Hafif bir kokusu vardır. Meyveler yeşildir ve olgunlaştıklarında siyaha dönerler. 1,5 cm çapında olan bu meyveler tatlıdır ve bazı hayvanlar tarafından tüketilmektedir.

Dilimizde güzelavrat otu, dulavrat otu, ayı çileği, ayı liforu, ayı ligarbası, deli otu, ipkeseği, kurt böğürtleni, yidin, yiğdin otu ve yabani tütün adları ile bilinmektedir.

Türk uygarlığı

Halîmî, şâbîzek (شابيزک) adlı bitkinin Türkçe karşılığının kurudan (قردن) olduğunu yazmıştır. Dioscorides, halüsinojenik ve doz aşımının ölüme neden olduğunu, panzehirinin ise bal ve su olduğunu belirtmiştir. İshâk bin Murâd, bitkiyi dilkü üzümü maddesi içinde ele almış ve tüketilmesi halinde ölümcül olduğunu kaydetmiş, şişlikleri gidermek için haricen kullanılmasını; tüketen kişinin kusturulmasını, yoğurt, anîsûn, bâdâm yağı ve tavuk çorbası içirilmesini önermiştir.
Yaprakları rokaya benzer ancak daha büyüktür. Aynı kökten on ila on iki arası gövde büyür. Meyve yuvarlak, siyah renkli, sarmaşık meyveleri gibi salkım halinde ve üzüm gibi yumuşaktır. Kök beyaz renkli, kalın ve içi boştur. Çınar ağaçlarının arasında, dağlık bölgelerde yetişir. Kökü şarapla içildiğinde hoş olmayan rüyalar gördürür. Bu aynı zamanda akıl sağlığını da bir süreliğine bozar. Daha fazla içilirse ölümcüldür. Bu durumdaki hastaya büyük miktarlarda hidromel içirilmeli ve kusturulmalıdır. DI 4-73.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.499-500.

Sitede yer alan bitkisel kullanım bilgileri yalnızca bilgilendirme ve kültürel aktarma amacı taşımaktadır. Herhangi bir bitkiyi tıbbi amaçla kullanmadan önce mutlaka bir hekime, eczacıya, fitoterapi konusunda eğitimli bir uzmana veya ilgili sağlık profesyoneline danışılması gerekmektedir.

“Atropa bella-donna (Güzelavrat otu)” hakkında 2 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir