Now Reading:

Alkekengi officinarum (Güveyfeneri)

Font Selector
Sans Serif
Serif
Font Size
A
A
You can change the font size of the content.
Share Page
1 Kasım 2025
Created by Hüseyin Doğan

Alkekengi officinarum (Güveyfeneri)

Tanımı

Halihazırda bazı kaynaklarda Physalis alkekengi adı ile geçmektedir. Genellikle 30 ila 60 cm büyüyebilen çok yıllık bir bitkidir. Gövde basit ya da dallı, tabanda hafifçe odunsu ve üst bölümde kısaca tüylüdür. Yaprak sapı 1 ila 3 cm uzunluğunda, yaprak ayası darca ya da genişçe yumurtamsı, 5 ila 15 cm uzunluğunda, 2 ila 8 cm genişliğinde, tüysüzce ya da havlı, tabanı eğik, kamamsı, kenarı düz ya da kabaca dişli ve ucu sipsivridir. Çiçek sapı 0,6 ila 1,6 cm uzunluğunda ve tüysüzce, kısa havlı ya da yoğun ve kalıcı biçimde ülgerlidir.

Çanak geniş biçimde çansı, 6 mm uzunluğunda ve yoğun biçimde havlıdır. Taç beyaz renkli, çoğunlukla yeşilimsi ya da sarımsı gözlü, kaşıksı ya da çansı, 1,5 ila 2 cm çapında ve lobludur. Ercikler sarı renkli, meyve sapı 2 ila 3 cm uzunluğunda, meyve zamanı çanak kırmızı ya da turuncu renkli, yumurtamsı, yuvarlak, 2,5 ila 4 cm uzunluğunda, 2 ila 3,5 cm genişliğinde, derimsi ve tüysüzce ya da kalıcı ülgerlidir. Meyve üzümsü formda, parlak, turuncu kırmızı renkli, küresel ve 1 ila 1,5 cm çapındadır. Tohumlar soluk sarı renkli, böbreksi ve 2 mm çapındadır. Dilimizde güveyfeneri, gelinfeneri, gelin otu, kembel otu, kambil otu, kandil otu, kızıl kaytarma, teleme otu, yabani biber, patlangaç ve kızılyörük adları ile bilinmektedir.

Plantae

Bitkiler alemi

Solanales

Patlıcan takımı

Solanaceae

Patlıcangiller

Alkekengi

Güveyfeneri

Gözlem bilgileri

Alkekengi officinarum doğal olarak Balkanlar ile Afganistan arasındaki bölge ve Uzakdoğu’ya özgüdür. Ancak günümüzde kuzey yarımkürenin büyük bölümüne dağılmıştır. Ormanlık alanlar ve dere kenarında görülmektedir. Umumiyetle mayıs ve ekim ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.

Harita | Alttürler | Sinonimler | Herbaryum

Etimoloji

Cins adı Arapça mesane kirazı anlamına gelir. Cinsin çanağı meyve zamanı açık biçimde mesaneye andırır. Epitet Latince tedavi edici anlamına gelir. Bu bağlamda türün tıbbi değerine işaret eder.

Kullanımı

Olgun meyveler (turuncu kırmızı renkli çanak değil!) çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. İçerdiği C vitamini limonun iki katıdır. Bitkinin aşırı dozu düşüğe neden olur. Olgun meyveler hariç tüm bölümleri zehirlidir. İdrar söktürücü, antiseptik, karaciğer düzeltici ve sakinleştirici olarak kullanılmıştır. İltihap giderici, ateş düşürücü, öksürük kesici ve balgam söktürücüdür. Üriner ve deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Meyvesi boğaz ağrısı ve derideki kızarıklıkların tedavisinde başvurulmuştur. Bunun yanında olgun meyve idrar söktürücü ve taş düşürücüdür. Yaprak ve gövde ateş düşürücüdür. Tohumları erken doğuma neden olur.

Türk Uygarlığındaki yeri

Kâkenc

Kâkenc (كاكنج), bitkinin Farsçadaki karşılığıdır. Bitki için ayrıca ‘urûsperde (عروسپرده) adı da kullanılmıştır.

Halîmî, kâkencin it üzümine benzeyen bir bitki olduğunu, çiçeklerinin narenc renginde olup, aşçılar tarafından yemekleri boyamak için kullanıldığını, bazı yerlerde kanbîl adı ile bilinse de bunun hatalı olduğunu, tıbbî olarak ise çiçeğin içinde bulunan kızıl renkli tanelerin toplandığını, ayrıca la’l-gün adı ile de bilindiğini belirtmiştir.

Dioscorides, başa taç olarak takıldığını, diş ağrısı, görme donukluğu ve idrar yolu hastalıklarında kullanıldığını, idrar söktürücü ve uyutucu olarak faydalanıldığını; Hûzâye, iki türü olup sırasıyla Media ve İsfahan’dan geldiğini yazmıştır. İbn-i Şerîf, kâkencin Türkçe adının kanbîl, Farsça adının ise ‘urûsperde olduğunu, yapraklarının patlıcan yaprağına benzediğini, meyvesinin kabuğunun kızıl olduğunu ve içinde üzüm tanesi gibi meyvesinin bulunduğunu, aşçıların meyve kabuğunu yemeklerde gıda boyası olarak kullandıklarını aktarmıştır. Kanbîl ile kâkencin meyve ve yaprakları birbirine benzer, bizce Şerîf iki bitkiyi karıştırmış olmalı. Beri taraftan P. alkekengi’nin ülkemizdeki modern adı kandildir, bu durumda kandili, kanbil şeklinde yazmış da olabilir. Bitki Anadolu’da, kulunç, mesane hastalıkları, idrar yolu hastalıkları, kadın hastalıkları, hemoroit, verem, böbrek hastalıkları ve göz rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmıştır.

Solanum nigrum‘a benzer. Ancak yaprakları daha geniştir. Gövde büyüdükçe yere doğru eğilir. Mesaneyi andıran yuvarlak kapsül içinde meyvesi bulunur. Meyve sarımsı kırmızı renkli, yuvarlak ve üzüm gibi pürüzsüzdür. Çelenk yapımında kullanılır. Tıbbi faydaları Solanum nigrum gibidir. Meyvesi içildiğinde idrar söktürücüdür ve sarılığı giderir. DI 4-71.

Bu maddeye Withania somnifera taksonu da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.434-435.

Fotoğrafları

Alkekengi officinarum Moench | Suppl. Meth.: 177 (1802).

Hakkında

Kocaeli’nde görülen bitkilerin klasik ve modern kaynaklara göre tıbbi, mutfak, ekonomik, vb. alanlardaki potansiyelinin ortaya konması amaçlanmış, ayrıca ilin bitki zenginliği fotoğraflarla desteklenerek ilgililer için bir kaynak oluşturulması gayesi güdülmüştür.