Urtica dioica (Isırgan)
Tanımı
Genellikle 40 ila 100 cm büyüyebilen çok yıllık bir bitkidir. Rizomlar odunsu ve sitolonludur. Gövdeler basit ya da birkaç dallı, gövdeler ve yaprak sapları sıklıkla yoğun biçimde batıcı tüylerle kaplıdır. Sitipüller serbest, şeritsi, 5 ila 8 mm uzunluğunda, yaprak sapı 2,5 ila 4 cm uzunluğunda, yaprak sapı yumurtamsı, zaman zaman mızraksı, 5 ila 13 cm uzunluğunda, 2,5 ila 6 cm genişliğinde, sıklıkla otsu, 5 damarlı, iki yüzeyde de batıcı tüylerle kaplı, tabanı yüreksi kenarı 15 ila 21 adet dişli ve ucu sipsivridir. Çiçek durumu bileşik salkım halinde, 3 ila 7 cm uzunluğunda, dişi çiçek durumu ince eksenli ve sıklıkla meyve zamanı sarkıktır. Erkek çiçeklerin çiçek örtüsü lobları yarısına kadar bitişik ve kısa havlıdır. Dişi çiçeklerin çiçek örtüsü lobları çeyreğine kadar bitişiktir. Kapçıklar kahverengimsi gri, yumurtamsı, hafifçe sıkıştırılmış ve pürüzsüzdür. Dilimizde acı ısırgan, büyük ısırgan, ısırganotu, sırgan ve sirgan adları ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri
Urtica dioica doğal olarak Avrasya ve Kuzey Afrika’da yayılış gösterir. Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Sulak alanlarda, tahrip edilmiş arazilerde ve orman sınırlarında görülmektedir. Umumiyetle haziran ve eylül ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda il geneline gözlemlemek mümkündür.
Harita | Alttürler | Sinonimler | Herbaryum
Etimoloji
Cins adı Antik Yunanca iğne anlamına gelmektedir ve bu bağlamda bitkiye dokunulduğunda kaşınmaya neden olmasına işaret etmektedir. Epitet Latince iki evcikli anlamına gelir ve açık bir şekilde türün iki evcikli çiçek yapısına dikkat çekmektedir.
Kullanımı
Özellikle genç yaprakları pişirilerek tüketilmektedir. Besleyicidir ve A ile C vitaminleri bakımından zengindir. Yaprakları kurutularak çay elde edilmiştir. Yaprakların suyu peynir mayası olarak kullanılmıştır. Saplarından elde edilen lif kağıt, ip ve kumaş yapımında kullanılmıştır. Tohumlarından elde edilen yağ aydınlatıcı olarak kullanılmıştır. Sinek kovucu özelliği nedeniyle kilerlere sapları konulmuştur. Bunun yanında yapraklar demlenerek kepek giderici olarak uygulanmıştır. Ayrıca yaprak ve gövdeden yeşil boya elde edilmiştir. Yapraklarına dokunulduğunda cildi tahriş eder. Bitkiler kurutulduğunda ya da pişirildiğinde bu etkileri kaybolur. Olgun yaprakların böbreklere zarar verebileceği rapor edilmiştir. Hamilelik döneminde uzak durulmalıdır.
Astım önleyici, kepek önleyici, romatizma tedavi edici, antiseborrheic, büzücü, idrar söktürücü, hemostatik ve hipoglisemiktir. Üst bölümleri güneş yanıkları; yaprakları diyabet, romatizma ve guatr; tohumları öksürük, böbrek taşı ve iltihabı ve bronşit tedavisinde kullanılmıştır. Tohumlar balgam söktürücüdür. Diyabet, böbrek bozuklukları, kırık, öksürük, kanser, soğuk algınlığı, psikolojik bozukluklar, saç kaybı, siyatik, romatizma, prostat bozuklukları, nefrit, damar tıkanıklığı, hemoroit, karın bozuklukları, idrar yolu ve solunum yolu bozuklukları ve bronşit vakalarında başvurulmuştur. Melissa officinalis yaprak ve üst bölümleri; Urtica dioica yaprakları ve Malva sylvestris yaprakları kaynatılarak kahvaltıdan önce içildiğinde daha sağlıklı olunmasını sağlar; demlenerek kahvaltıdan önce bir bardak içilirse böbrek iltihaplanması vakalarında etkilidir. Plantago major yaprakları; Urtica dioica yaprakları ve Mentha longifolia subsp. typhoides yaprakları kaynatıldığında damar tıkanıklığına iyi gelir. P. major yaprakları ve Urtica dioica yaprakları kaynatıldığında kabızlık tedavisinde etkilidir. Plantago major yaprakları; Malus sylvestris meyveleri; Cydonia oblonga meyveleri ve Urtica dioica yaprakları demlendiğinde astım, bronşit ve öksürük tedavisinde etkilidir.
Türk Uygarlığındaki yeri

Isırgan
Isırgan (ايصيرغان) bitkilerin Türkçe karşılığıdır ve bitkilerin temas halinde salgıladıkları asidik sıvının ciltte kaşıntıya neden olmasına işaret eder. Bitkilerin bilimsel adı olan urtica, Latince yakıcı karşılığına verir. Türkçe metinlerde bitkilerin Arapça karşılığı olan encüre (انجرة) de kullanılmıştır. Halîmî, encure ve ısırgân dikeninin aynı bitki olduğunu, hekimlerin ise ebhure olarak isimlendirdiğini kaydetmiştir.
Galen, kulak çevresinde oluşan şişlikleri gidermede kullanıldığını ve bitkinin tüketilmemesi gerektiğini yazmıştır. Dioscorides, köpek ısırması, astım, zatülcenp, zatürre, kangren, rahmin dışarı çıkması, tümör ve kanser vakalarında kullanıldığını, ayrıca antiseptik, cinsel istek arttırıcı, idrar söktürücü ve âdet söktürücü olarak faydalanıldığını yazmıştır. Hûzâye, tohumlarının cinsel arzuyu uyandırdığını; İbnü’l-Baytâr, göğüs ve akciğere faydalı olduğunu, dâhili kullanımdan önce yağ yutulmasının iyi olacağını, kanama durdurucu ve etkili bir taş düşürücü olduğunu; Şerîf, penis büyütücü olarak kullanıldığını aktarmıştır. İbnü’l-Baytâr, yağının, her türden ağrıyı giderdiğini belirtmiştir.
Bitkiler Anadolu’da, kulak rahatsızlıkları, menenjit, zatülcenp, köpek ısırması, safra ve dalak hastalıkları, cilt hastalıkları, burun kanaması, nefes darlığı ve çene şişi vakalarında kullanılmış, öksürük giderici, cinsel istek arttırıcı, âdet söktürücü ve müshil olarak faydalanılmış, atlarda şişkinlik vakalarında başvurulmuştur. Tohumunun balla dövülerek penise sürülmesi halinde penisi büyüttüğü, tüketilirse cinsel isteği arttırdığı kaydedilmiştir.
Antik Yunan
İki türü vardır. İlkinin yaprakları daha geniş ve daha koyu renkli, meyvesi de daha küçük olmakla birlikte keten meyvesine benzer. Diğerinin ise tohumları incedir. İkisinin de yaprakları tuzla uygulanırsa köpek ısırığı, kangrenli ve kirli yaralar, burkulmalar, şişlikler, tümörler ve apselere uygundur. Yaprakları suyu ile öğütülerek konursa burun kanamasını durdurur. Mür ile birlikte öğütülerek rahim ağzına yerleştirilirse âdet söktürücüdür. Yaprakları sarılırsa rahim sarkmasına iyi gelir. Ayrıca tohumları afrodizyaktır. Pekmezle içildiğinde rahmi açar. Ballı pastil halinde alınırsa nefes darlığı, zatülcenp ve akciğer iltihabına yararlıdır. Göğüsteki balgamı söktürür. Midye ile haşlanmış yaprakları bağırsakları yumuşatır, şişkinliği azaltır, idrar söktürücüdür ve polenta ile pişirildiğinde göğüsteki maddeleri temizler. Bunun yanında yaprakları demlenerek mür ile içilirse âdet söktürücüdür. Suyu gargara yapılırsa küçük dil iltihabına uygundur. DI 4-93.
Antik Roma
Isırgandan daha çok nefret ettiğimiz bitki var mı? Yine de o tıbbi özelliklerle doludur. Nicander’e göre tohumu baldıran, mantar ve cıva zehrine karşı panzehirdir. Apollodorus semender ısırığı, Hyoscyamus, yılan ve akrep zehirlenmeleri vakalarında haşlanmış kaplumbağa suyuyla reçete eder. Isırgan otunun yakıcılığı da faydalıdır, temas halinde küçük dili destekler. Rahim sarkmasına iyi gelir ve bebeklerde anüs oluşumunda faydalıdır. Uyuşukluk halinde kişilerin bacak ve alınlarına sürülerek uyandırılır. Tuzla köpek ısırıklarına tatbik edilmiştir. Kökü dövülerek burun deliklerine uygulandığında kanamasını durdurur. Tuzla kötü yaralara, burkulma ve iltihaplı tümörlere sarılır. Tohumu şıra ile haşlanırsa burundan mukus akıntılarını durdurur. Akşam yemeğinden sonra tohumları hidromelle alınırsa kusturucudur. Şarapla alınırsa ise halsizliği giderir. Tohum kavrularak rahim hastalıkları için reçete edilir, şırada kaynatılırsa mide gazına çaredir. Balla alınırsa nefes darlığına iyi gelir ve balgam söktürücüdür.
Bu maddeye Urtica pilulifera ve Urtica urens taksonları da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.411-412.
Fotoğrafları












Urtica dioica L. | Sp. Pl.: 984 (1753).


