Populus nigra

Populus nigra (Kara kavak)

Hüseyin Doğan avatarı

Tanımı

Genellikle 20 ila 30 metre büyüyebilen bir bitkidir. Geniş bir taç oluşturur. Kabuk soluk gri renkli, kalın, yaşlı bireylerde siyahımsı ve derince çatlaklıdır. Tomurcuklar kırmızımsı kahverengi, tüysüz fakat yapışkandır. Genç sürgünler silindirik, başlangıçta sarımsı kahverengi iken zamanla grimsidir. Yapraklar 5 ila 10 cm uzunluğunda, 4 ila 8 cm genişliğinde, koyu yeşil renklidir. Erkek kedicikler 5 ila 6 cm uzunluğunda, ekseni çıplak, bırahteler kahverengimsi, 3 ila 4 mm uzunluğunda, zarsı ve derin kesiklidir. Erkek çiçekler 15 ila 30 adet ercikli ve başçıklar morumsu kırmızı renklidir. Meyve zamanı kedicik 5 ila 10 cm uzunluğundadır. Dişi çiçeklerde yumurtalık yumurtamsı, çıplak, saplı ve tepecikler iki adettir. Kapsül yumurtamsı, 5 ila 7 mm uzunluğunda, 3 ila 4 mm genişliğinde, iki valfli ve saplıdır. Dilimizde kara kavak ve dağ kavağı adları ile bilinmektedir.

Gözlem bilgileri

Populus nigra doğal olarak Akdeniz havzası ve Avrupa ile Orta Asya arasında kalan bölgede yayılış gösterir.🔗 Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Ormanlık alanlar ve dere kenarlarında görülen bitki umumiyetle mart ve nisan ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ve Kartepe ilçelerinde gözlemlemek mümkündür.

Etimoloji

Cins adı Latince kavak anlamına gelir. Aynı kelime Latincede insan, halk, ulus anlamlarını da verir. Bu da olasılıkla ilk insanların ağaçlardan türediğine inanılması ile ilgilidir. Epitet Latince siyah anlamına gelir ve açık bir şekilde türün gövdesinin siyah olmasına işaret eder.

Kullanımı

İç kabuk kurutulup öğütüldükten sonra ekmek yapımında kullanılmıştır. Aspirine duyarlı olanlar uzak durmalıdır. Yaprak filizleri; acı ve terebentin kokulu reçineli bir özsu ile kaplıdır. Tomurcukları antiseptik, balsamik, terletici, idrar söktürücü, balgam söktürücü, ateş düşürücü ve uyarıcıdır. Ayrıca bronşit, üst solunum yolu enfeksiyonları, mide ve böbrek bozukluklarında dahilen kullanılır. Bunun yanında tomurcukları soğuk algınlığı, sinüzit, artrit, romatizma, kas ağrısı ve kuru cilt sorunlarında kullanılır. Kök kabuğu idrar söktürücüdür.

Türk Uygarlığındaki yeri

Havr rumî (حور رومي), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır ancak bu bitki sadece Rûm’da (Avrupa) değil, kuzey Afrika ve Asya kıtasında da yayılış gösterir. Metinlerimizde bitki için Antik Yunancadaki karşılığı olan aegeiros (αἰγείρου)’tan muharref agîres (اغيرس) ismi de kullanılmıştır.

Dioscorides, epilepsi ve dizanteri vakalarında kullanıldığını; İbn Sînâ, sulak alanlarda yetiştiğini yazmıştır. Meme şişi, ağız, boğaz, kulak ve göz rahatsızlıkları vakalarında kullanılmış, iltihap giderici, çocuklarda saçları gürleştirici ve hafıza güçlendirici olarak faydalanılmıştır. Bu bilgiler agîres ve havr rûmî ile uyumlu değildir. Metni Türkçeye tercüme eden mütercim, agîresin ceviz olduğunu düşünerek, cevizle ilgili bilgileri agîres maddesinin altına yazmıştır. Dolayısıyla paragraf başındaki bilgilerin tamamı cevz maddesi içinde değerlendirilmelidir.

İbni Sînâ, agîresin diğer adının cevz-i rûmî olduğunu kaydetmiştir, olasılıkla hatanın nedeni budur. Başka bir kaynağımızda bitkinin Rûm’da yetiştiği, reçinesi donduğunda kehribâr oluştuğu, meyvesinin sarılığı tedavi ettiği ve yine meyvesi balla birlikte göze uygulandığında faydalı olduğu kaydedilmiştir. İbnü’l-Baytâr, bitkinin reçinesinin kehribâra benzediğini ancak kehribâr olarak değerlendirilemeyeceğini yazmıştır.

Antikçağ

Posedion’un kızı Lotis, Priapus’tan kaçarken lotus ağacına dönüşmüş, bu ağaçtan bir çiçek koparan Dryope de karakavak ağacına dönüşmüştür.

Kara kavak yaprakları sirke ile birlikte uygulanırsa gut ağrılarına yardımcı olur. Reçinesi yumuşatıcılara eklenir. Meyvesi sirke ile birlikte epilepsi hastalarına içirilir. Kara kavak reçinesi donduğunda sözde (pseudo) kehribar oluştuğu söylenir. Bu aromatiktir ve altın rengindedir. Ayrıca öğütülerek içildiğinde ishali ve mideden sıvı çıkışlarını kontrol altına alır. DI 1-83.

Kavağın üç türü vardır; beyaz, siyah ve Libya kavağı. Kavakta büyüyen mantarlar çok değerlidir. Ak kavağın yaprağının üstü beyaz, altı yeşil renklidir. PL 16-35.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.378.

Fotoğrafları

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siteye son eklenen taksonlar

Tüm Bitkiler →