Tanımı
Genellikle 30 ila 40 metre büyüyebilen bir bitkidir. Gövdesi 2 metre çapa ulaşır. Kabuğu beyaz parlak renklidir. Genç ağaçların kabuğunda koyu baklava desenleri görülür. Sürgünler, tomurcuklar ve yaprak saplı beyaz kaba tüylüdür. Genç yapraklar iri, yumurtamsı, 3 ila 5 loblu, kenarları kabaca dişli, 6 ila 12 cm uzunluğunda iken olgun yapraklar daha küçük, yumurtamsı eliptik ya da dikdörtgensi eliptik, sıklıkla uzunluğundan daha geniş, kenarları dalgalı dişli, sivri uçlu, tabanı yuvarlak ya da yüreksi, üst yüzeyi koyu yeşil ve alt yüzeyi yoğun biçimde beyaz kaba tüylüdür.
İki evciklidir, erkek ve dişi çiçekler ya da kedicikler ayrı ağaçlarda bulunur. Erkek çiçek durumu 6 cm uzunluğunda, bırahteler genişçe yumurtamsı ya da dikdörtgensi, çiçekler küme halinde, sapsız ve ercikler 6 ila 10 adettir. Dişi çiçek durumu benzer ancak daha kısa, yumurtalık darca yumurtamsı, 1,5 mm uzunluğunda, tepecikler 4 adet ve şeritsidir. Kapsül darca yumurtamsı ve 2 ila 3 mm uzunluğundadır. Binalara çok yakın dikilirse agresif kök sistemi nedeniyle altyapılara zarar verebilir. Dilimizde ak kavak ve akça kavak adları ile bilinmektedir.
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Malpighiales (Söğüt takımı)
- Salicaceae (Söğütgiller)
- Populus (Kavak)
Populus alba L.
Gözlem bilgileri
Doğal olarak Akdeniz havzası ve Avrupa ile Orta Asya arasında kalan bölgede yayılış gösterir.🔗 Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Ormanlık alanlar ve dere kenarlarında görülmektedir. Umumiyetle mart ve nisan ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1100 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins adı Latince kavak anlamına gelir. Aynı kelime Latincede insan, halk, ulus anlamlarını da verir. Bu da olasılıkla ilk insanların ağaçlardan türediğine inanılması ile ilgilidir. Epitet Latince beyaz anlamına gelir. Türün hem gövdesinin hem de yapraklarının alt yüzeyinin beyaz olmasına işaret eder. İkili adlandırma öncesi adı “Populus alba, majoribus foliis”tir.
Kullanımı
İç kabuğu kurutularak öğütülmüş ve ekmek yapımında kullanılmıştır. Erozyon kontrolü için dikilmektedir. Kabuğundan sarı boya elde edilmektedir. Gövde kabuğu iltihap giderici, antiseptik, yatıştırıcı, idrar söktürücü, büzücü ve toniktir. Romatizma, artrit, gut, bel ağrısı, üriner şikayetler, sindirim ve karaciğer rahatsızlıkları, anoreksi, ateş düşürmek ve menstrüel kramp ağrılarını hafifletmek için dahili olarak kullanılmıştır. Harici olarak hemoroit, enfeksiyon kapmış yaralar ve burkulmaları tedavi etmek için başvurulmuştur. Dalları temizleyicidir. Yapraklar C vitamini bakımından zengindir.

Türk Uygarlığındaki yeri
Kavak (قاواق), bitkinin Türkçedeki karşılığıdır. Halîmî, kavakla birlikte pede adını da zikretmiştir. Metinlerimizde ayrıca Farsça karşılığı olan sipîddâr (سپيدار) ve Arapça karşılığı olan havr (حور) olarak da geçmektedir.
İshâk bin Murâd, kâvâkın ‘ar’ar olduğunu ve serv cinsinden bir bitki olduğunu yazmıştır. Bu ‘ar’ar için doğrudur. Ancak kâvâk için doğru değildir. Muhtemelen kastettiği hem servin hem de kâvâğın doğrusal bir büyüme gerçekleştirmesi ve her iki bitkinin de özellikle şiir sanatında boy ile özdeşleştirilmesidir.
Metinlerimizde Antik Yunancadaki karşılığı olan leuke (λεύκη)’den muharref lefka (لفقه) adı da tercih edilmiştir. Hûzâye, çarpıntı, kan tükürme ve burun kanaması halinde uygulandığını yazmıştır. Dioscorides, siyatik, kulak ağrısı ve ağrılı idrara çıkma vakalarında kullanıldığını, doğum kontrolü amacıyla başvurulduğunu kaydetmiştir. Ağaç mantar üretmek için kullanılmıştır. Kâvâk Anadolu’da, dalak hastalıkları, baş ağrısı, göğüs hastalıkları, kulak ağrısı, idrar güçlüğü, siyatik, idrar yolu sorunları ve gut vakalarında kullanılmış, panzehir olarak faydalanılmış, doğum kontrolünde başvurulmuş, saç ve sakalı siyaha boyamak için uygulanmıştır.
Oceanus’un kızı olan Leuka’ya Pluto aşık olur ve onu yeraltına kaçırır. Leuka burada hayatının sonuna kadar yaşar, öldüğünde Pluto üzüntüsünden onu bir akkavak (leuka, Antik Yunanca akkavak demektir) ağacına dönüştürür.
Ak kavağın kabuğu içildiğinde siyatik ve boğaz ağrısına iyi gelir. Katırın böbreği ile içildiğinde hamile kalınmasını engeller. Âdet döngüsü bitiminde sirke ile alınan yapraklarının da aynı etkiye sahip olduğu söylenir. Yapraklarının suyu ılık olarak damlatılırsa kulak ağrısına iyi gelir. Öğütülmüş ve balla yağlanmış küresel çiçek kurulları miyobu tedavi eder. Ak ve kara kavağın kabuğu küçük parçalar halinde kesilerek daha önce gübrelenmiş toprağa saçılırsa her mevsim mantar yetişeceği söylenir. DI 1-81.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.455-456.
Fotoğrafları










Leave a Comment