İçeriğe geç
Anasayfa » Monarda didyma (Altınoğul)

Monarda didyma (Altınoğul)

    Tanımı

    Genellikle 60 ila 120 cm büyüyebilen çok yıllık bir bitkidir. Gövdeler neredeyse çıplak, düğümler ve köşeler boyunca ülgerli ve tüysüzcedir. Yaprak sapı 2,5 cm uzunluğunda ve tabanı haffiçe şişkindir. Aya yumurtamsı mızraksı, 10 cm uzunluğunda, 4,5 cm genişliğinde, kağıtsı, adaksiyal yüzeyde ülgerli veya tüysüzce, abaksiyal yüzeyde seyrekçe salgılı, tabanı yuvarlak, kenarları testere dişli ve ucu sipsivridir. Terminal kömeçteki halkalar 6 cm çapındadır. Bırahteler kısa saplı, yaprak benzeri, düz kenarlı, kırmızı ve kömeçten kısadır. İkincil bırahteler şeritsi bizsi, 10 mm uzunluğunda, 1,5 mm genişliğinde, uzun kuyruklu, kısa havlı ve kırmızı renklidir. Çiçek sapı 1 mm uzunluğunda ve kısa havlıdır. Çanakhafifçe kavisli, 10 mm uzunluğunda, 2,5 mm genişliğinde, kuruduğunda mor kırmızı renkli, damarları havlı ve boğazı seyrekçe kıllıdır. Dişleri eşit uzunlukta, bizsi üçgensi, 1 mm uzunluğunda ve dikenli uçludur. Taç mor kırmızı renkli, 2,5 cm uzunluğunda ve kısa havlıdır. Üst dudak düzdür. Alt dudak yayılıcı ve ucu derin girintilidir. Dilimizde kırmızı bergamot ve altınoğul adlarıyla bilinmektedir.

    Yapraklar ve sürgünler çiğ ya da pişirilerek yenilmektedir. Bunlar ayrıca salata ve meyve sularına tat vermesi için eklenmektedir. Taze veya kurutulmuş yapraklardan ve çiçek başlarından aromatik bir çay yapılmaktadır. Özellikle sindirim bozukluklarının tedavisinde kullanılmıştır. Yapraklar ve çiçekler parazit giderici, gaz giderici, idrar söktürücü, balgam söktürücü, ateş düşürücü, kızarıklık yapıcı ve uyarıcıdır. Demlenerek gaz sancısı, kusma ve idrar yolu rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılmıştır. Yağı romatizma vakalarında önerilmiştir. Yağı ayrıca parfümeride saç toniği olarak kullanılmıştır. Lapa halinde enfeksiyonlar ve yaralara uygulanmıştır. Çayı, diş çürüğü ve diş eti kaynaklı ağız ve boğaz enfeksiyonlarını tedavi etmek için içilmiştir.

    Gözlem bilgileri

    Monarda didyma doğal olarak Kuzey Amerika’da yayılış gösterir.🔗 Ancak günümüzde Avrupa’nın bazı bölgelerinde doğallaşmıştır. Bahçeler ve mezarlıklarda görülmektedir. Umumiyetle haziran ve ağustos ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.

    Etimoloji

    Cins, 1493 – 10 Ekim 1588 tarihleri arasında yaşamış İspanyol bitkibilimci Nicolás Monardes’e adanmıştır. Özellikle yeni keşfedilen Amerika kıtasının florası üzerine yazdığı eseri ile bilinmektedir ve cinsten ilk bahseden odur. Epitet Antik Yunanca ikizler anlamına gelmektedir. Erciklerin çiftler halinde bulunmasına dikkat çekmektedir. Daha açık söylemek gerekirse bu terim bitkibilimde, eşit olmayan uzunlukta, çiftler halinde düzenlenmiş dört adet erciğe işaret etmektedir. Özgün tanımda bu “Monarda floribus capitatis sub-didynamis, caule acutangulo” cümlesi ile belirtilmiştir.

    Fotoğrafları

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir