Nasıl tanırım?
Yaprakların az teleksi ila derin teleksi, şemsiyenin sıkı, kömeçlerin çok sayıda, ve eksenin genellikle dişli olması olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Orman, step, kayalık, çayır, tarla
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Haziran – Ağustos
Arazi notu
02 Ağustos 2023 • Kartepe • 1350 m • Yayla
Yaprakları ezildiğinde kâfur ve elma karışımı bir koku yaymaktadır.
Bitkinin yaygın adı olan civanperçemi de muhtemelen Aşil ile ilgilidir. Ancak Ortaçağ metinlerde bitkiden yer yer dilberperçemi olarak bahsedildiğini de gördük.
Bazı hassas kişilerde mide-bağırsak tahrişine neden olabilecek seskiterpen laktonlar içerir. Hamileler ve kan sulandırıcı ilaç kullananların tıbbi amaçlı kullanmadan önce bir uzmana danışması önerilmektedir.
Fotoğrafları











Türkiye gözlemleri
Cins adını efsanevi Aka kahramanı Akhilleus’den (Ἀχιλλεύς) almaktadır. Akhilleus hakkında en detaylı bilgiler Homeros’un İliada adlı eserinde yer almaktadır. Troia Savaşı esnasında Agamemnon ile arasında anlaşmazlık yaşanan Akhilleus, savaş meydanını terk eder ve onun savaşa dâhil olmadığı süre boyunca Akalar savaşta üstünlük kuramaz. Ancak Akhilleus’un en yakın arkadaşı Patroklos’un Hektor tarafından öldürülmesi üzerine Akhilleus tekrar savaş meydanına döner. Savaşın sonlarına doğru Paris’in attığı bir okla topuğundan yaralanır ve bu yara nedeniyle ölür. İliada’nın on ikinci bölümünde, okla yaralanan Eurypylus çevresindekilere “Beni gemiye taşıyın ve yaramın üzerine yara iyileştirici bitkiyi serpin. Bu otun iyileştirici özelliğini Akhilleus’dan öğrendik, o da Sentor Chiron’dan öğrenmişti.” der. Her ne kadar Homeros söz konusu bitkinin hangi bitki olduğu hususunda bilgi vermemiş olsa da Plinius bitkinin Akhilleus’un bitkinin yara iyileştirici etkisini keşfetmesinden sonra achilleos olarak anıldığını kaydeder.
Genellikle 30 ila 60 cm büyüyebilen bir bitkidir. Anakök sitolon barındırmaz. Gövde silindirik, yanal olarak çizgili ve yoğun biçimde yaslanıcı ya da yayılıcı cılız tüylüdür. Yapraklar gevşekçe ya da yoğunca yünlü havlıdır ve taban yaprakları gövde yapraklarına benzer. Taban yaprakları 2 ila 3 arası az teleksi, dikdörtgensi mızraksı, 2 ila 10 cm uzunluğunda, 1 ila 3 cm genişliğinde, eksen genellikle dişli; orta gövde yaprakları dikdörtgensi yumurtamsı, 2 ila 5 cm uzunluğunda, 1 ila 3 cm genişliğinde, birincil bölümler düzenli olarak 1 az teleksi ila 1 derin teleksidir.
Çiçek başları 50 ila 150 arası sayıda, şemsiyeler 2 ila 10 cm çapında ve çiçek kurulu sapı 1 ila 4 mm uzunluğundadır. İnvolukrum genişçe ters ovaldir. Filariler üçgensi mızraksı ve sivri uçlu, seyrekçe tüylü ila yoğun biçimde yünlüdür.
Dilsi çiçekler 3 ila 5 arası sayıda, üstü soluk sarı ve altı beyaz renklidir. Disk çiçekleri 10 ila 25 arası sayıdadır. Dizanteri vakalarında kullanılır. Yaralara uygulanır. Dilimizde binbiryaprak adı ile bilinmektedir.
Epitet Latince soylu anlamına gelir. Türün, cins içinde ayırt edici biçimde gösterişli olmasına işaret eder. İkili adlandırma öncesi adı “Millefolium nobile”dir. Alttür 12 Aralık 1803 – 1 Haziran 1871 tarihleri arasında yaşamış Avusturyalı bitki bilimci August Neilreich‘a adanmıştır.