Tanımı
Genellikle 50 ila 250 cm büyüyebilen dikenli ya da dikensiz bir çalıdır. Gövdeler dik, tüysüzce, salgısız ya da saplı salgılı ve buğuludur. Dikenler yok ya da seyrek ila yoğun, dik, zayıf, 1 ila 4 mm uzunluğunda ve geniş tabanlıdır. Yapraklar dökülücü ve teleksi birleşiktir. Sitipüller ipliksi ve 5 ila 10 mm uzunluğundadır. Yaprak sapı dikensiz ya da dikenli, kılçıklı tüylü ya da çıplak ve salgılı ya da salgısızdır. Terminal yaprakçık saplı iken yanallar sapsızdır. Yaprakçıklar 3 ila 5 adet, terminal olan yumurtamsı ila mızraksı, tabanı yuvarlak ila yüreksi, lobsuz ya da 2 loblu, kenarı testere dişli ve ucu sivridir. Çiçek durumu terminal ve koltuklarda ve 3 ila 7 adet çiçeklidir. Çiçek sapı dikensiz ya da seyrek dikenli, kancalı, çıplak ya da seyrek biçimde havlı ve saplı salgılı ya da salgısızdır. Taç yapraklar beyaz ila yeşilimsi renkli, kaşıksı ila ters yumurtamsı ve 5 ila 10 mm uzunluğundadır. İplikçik ipliksi ya da tabanda hafif biçimde genişlemiştir. Yumurtalık havlıdır. Meyve genellikle kırmızı ila beyazımsı renkli, küresel ila konik ve 0,5 ila 2 cm uzunluğundadır. Meyve başına 10 ila 60 adet erikçik bulunmaktadır. Dilimizde ahududu adıyla bilinmektedir.
Gözlem bilgileri
Rubus idaeus kuzey yarımküreye özgüdür.🔗 Ormanlık alan, çayırlar ve kayalık yamaçlarda görülen bitki umumiyetle mayıs ve temmuz ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi 900 ila 1600 metre arasındaki rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins adı Latince tatlı çalı anlamına gelir. Olasılıkla proto Avrupa dillerinden çıkarılmıştır. Kelime ayrıca Latince kırmızı anlamına gelen ruber ile bağlantılıdır ve bu durumda atıf meyve rengine olacaktır. Cinsin Türkçe adı olan böğürtlen Türkçe kökenlidir ve olasılıkla dikenli çalıları tanımlamak için kullanılmıştır. Epitet Antik Yunanca Kaz Dağı anlamına gelmektedir. Dağı adı Antikçağ’da Ida idi. Ayrıca Girit adasında da aynı adla başka bir dağ daha vardır ve bu iki dağ da Yunan mitolojisine göre kutsaldır. Türkiye’deki Ida (Kaz Dağı) Kibele’nin dağıdır ve Ida Ana olarak da bilinir. Girit’teki ise Zeus’un doğum yeridir.
Kullanımı
Meyvesi çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Ayrıca hamur işleri ve reçellerde kullanılmaktadır. Sürgünler erken dönemde çiğ ya da pişirilerek yenilmektedir. Yaprakları kurutularak çay elde edilmiştir. Mide bulantısını gidericidir. Yaprakları iltihap giderici, büzücü, kan toplanmasını giderici, doğum başlatıcı, oftalmik ve uyarıcıdır. Bitkinin çayı ağrılı adet sancılarını azaltmaktadır. Harici olarak, yaprakları ve kökleri bademcik iltihabı ve ağız iltihaplarını tedavi etmek için gargara olarak alınmıştır. Ayrıca küçük yaralar, yanıklar ve varis ülserleri için lapa ve yıkama olarak kullanılmıştır. Meyve idrar söktürücüdür.
Fotoğrafları







Leave a Comment