Now Reading:

Lysimachia arvensis (Farekulağı)

Font Selector
Sans Serif
Serif
Font Size
A
A
You can change the font size of the content.
Share Page
1 Kasım 2025
Created by Hüseyin Doğan

Lysimachia arvensis (Farekulağı)

Tanımı

Halihazırda bazı kaynaklarda Anagallis arvensis olarak geçer. Genellikle 5 ila 70 cm büyüyebilen bir bitkidir. Gövde sıklıkla dallı ve yükselici ila dik ya da yatık yükselicidir. Yapraklar karşılıklı ya da nadiren halkavi dizilişli, 8 ila 19 mm uzunluğunda, 6 ila 11 mm genişliğinde ve yumurtamsı ila dikdörtgensi yumurtamsıdır. Çiçek durumu 2 ila 4 çiçek taşımaktadır. Bırahte mevcut değildir. Çiçek sapı 6 ila 30 mm uzunluğunda ve destekleyici yapraklarla aynı uzunlukta ya da onlardan daha uzundur. Çanak lobları 2,5 ila 5,5 mm uzunluğunda, uzunlukları farklı ve taç tüpünden daha uzun ya da daha kısadır. Taç 3,5 ila 5,5 mm çapında, kırmızı renkli ve lobların kenarları dişlidir. Çiçekler sadece parlak güneş altında iken açar. Ercikteki tüyler tozlayıcıları kendine çeker, bununla birlikte çiçekler kendilerini tozlayabilmektedir. Dilimizde fare kulağı, sıçan kulağı ve sıçan otu adları ile bilinmektedir.

Plantae

Bitkiler alemi

Ericales

Funda takımı

Primulaceae

Çuhaçiçeğigiller

Lysimachia

Kargaotu

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Kuzey Afrika ve Avrupa ile Orta Asya arasındaki bölgede yayılış gösterir ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Tarla, dere kenarı, çayır, yol kenarı ve tahrip edilmiş arazilerde görülen bitki umumiyetle nisan ve eylül ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1400 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.

Harita | Sinonimler | Herbaryum

Etimoloji

Cins adı Büyük İskender’in çağdaşı Trakyalı kral Lisimahos onuruna adlandırılmıştır. Kızgın bir boğa tarafından kovalanan kral, hayvanı bir kargaotu ile sakinleştirerek saldırısından korunmuştur. Bitkinin kanama durdurucu ve büzücü özelliklerini ilk defa keşfeden de odur. Bazı kaynaklara göre cins adı Antik Yunanca çözülme ile çekişme kelimelerinden oluşturulmuştur ve cinsin rahatlatıcı özelliklerine dikkat çekilmektedir. Epitet Latince ekili alan anlamına gelir. Türün habitat tercihine işaret eder. Özgün tanımda bu “Habitat in Europae arvis” olarak belirtilmiştir.

Kullanımı

Yaprakları çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Yapraklar salatalara eklenmiştir. Büyük dozlarda alınması poliüriye ve titremeye neden olabilmektedir. Memelilere karşı (insan hariç) zehirli olduğu rapor edilmiştir. Bazı insanlarda temas edilmesi halinde deri iltihabına neden olabileceği rapor edilmiştir. Çiçekleri yağmur yaklaştığında kapanır, bu sayede barometre işlevi görürler. Böcek kovucu olarak kullanılmıştır.

İdrar söktürücü ve kabızlığı önleyici olarak kullanılmıştır. Gut, sarılık, nefes darlığı, sara hastalığı ve böbrek taşı hastalıklarının tedavisinde etkindir. Öksürük giderici, safra söktürücü, terlemeyi arttırıcı, idrar söktürücü, balgam söktürücü, müshil, yatıştırıcı, yara iyileştirici, uyarıcı ve homeopatidir. Epilepsi ve zihinsel problemlerin tedavisinde kullanılır ancak dahili kullanımı önerilmez. İnfüzyonuna cilt enfeksiyonları ve karaciğer ve safra kesesi bozukluklarının tedavisinde başvurulmuştur. Kaşıntılı ciltleri tedavi etmek için dahilen ve siğilleri kaldırmak için haricen kullanılması önerilmiştir.

Türk Uygarlığındaki yeri

Anâgâllis

Anâgâllis (اناغالس), bitkilerin Antik Yunancadaki karşılığı olan anagallis (ἀναγαλλίς)’ten doğrudan alınmıştır. Halîmî’ye göre anâgâllis adı verilen küçük yapraklı, kızıl ve sarı çiçekli bir bitkidir, atlarda görülen göz hastalıklarında kullanılmıştır.

Dioscorides mavi çiçekli olanı dişi, kırmızı renkli olanı ise erkek olarak tasnif etmiştir. Her ikisi de diş ağrısı kesici, susuzluk giderici ve iltihap gidericidir. Vücuda giren yabancı cisimleri (ok başı, kıymık, diken, vs.) çıkarmak için uygulanmış, yılan tarafından ısırılmış kişilerde kullanılmış ve çeşitli göz şikâyetlerinde başvurulmuştur. Galen’e göre büzücü özelliği olan bitki yara iyileştiricidir, ayrıca bulanık görme vakalarında da kullanılmıştır. Theophrastus, bitkinin acı olduğunu ancak buna rağmen tüketildiğini belirtmiştir. El-Zehrâvî tedavi amaçlı vücuda alınan sülüklerin öldürülmesi için bitkinin suyunun kullanıldığını belirtmiştir. Oribasius da bitkinin sülükleri öldürmek için kullanıldığını yazmıştır. İbn Cenâh bu nedenle bitkinin sülük otu olarak bilindiğini kaydetmiş; İbnü’l-Baytâr, bitkinin ağrıyan dişin karşı tarafındaki burun deliğine tıkıldığında diş ağrısını geçirdiğini belirtmiştir.

Biri ak (gerçekte mavi) diğeri kırmızı çiçekli olmak üzere iki türü bulunduğu kaydedilen bitkiler Anadolu’da, diş ağrısı, göz zayıflığı, yılan sokması, böbrek ve karaciğer ağrısı vakalarında kullanılmış, atların gözünde çıkan yaraları iyileştirmek için uygulanmıştır.

Antikçağ

Mavi ve kırmızı çiçekli olmak üzere iki türü vardır. Tabana yayılmış, küçük, yuvarlak yaprak ve meyveli bitkilerdir. İki tür de yaralara uygulanır, iltihapları giderir, kıymıkları çıkarır ve yaraların yayılmasını engeller. Suyu gargara yapılırsa ya da buruna damlatılırsa baştaki balgamı çıkarır. Ayrıca ağrıyan dişin üzerine bulunan burun deliğine damlatılırsa ağrısını keser. Attika balı ile görüş zayıflığına iyi gelir. Şarapla içildiğinde engerek ısırması, böbrek ve karaciğer hastalığı ile ödeme faydalıdır. DI: 2-178.

Bu maddeye Lysimachia loeflingii ve Lysimachia foemina taksonları da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.145-146.

Fotoğrafları

Lysimachia arvensis (L.) U.Manns & Anderb. | Willdenowia 39: 51 (2009).

Hakkında

Kocaeli’nde görülen bitkilerin klasik ve modern kaynaklara göre tıbbi, mutfak, ekonomik, vb. alanlardaki potansiyelinin ortaya konması amaçlanmış, ayrıca ilin bitki zenginliği fotoğraflarla desteklenerek ilgililer için bir kaynak oluşturulması gayesi güdülmüştür.