Cucumis melo

Cucumis melo (Kavun)

Hüseyin Doğan avatarı

Tanımı

Genellikle 1,5 metre büyüyebilen tek yıllık ve sürünücü bir bitkidir. Gövde ve dallar pürüzlü, kısa havlı ya da kıllıdır. Sülük ipliksi ve kısa havlıdır. Yaprak sapı 7 ila 12 cm uzunluğunda ve kıllıdır. Yaprak ayası dairsel ya da yüreksi, 6 ila 15 cm uzunluğunda ve 6 ila 15 cm genişliğinde, bölünmemiş ya da 3 ila 7 arası lobludur. Erkek çiçekler 1, 2 ya da çok sayıda ve demet halindedir. Dişi çiçekler tektir. Meyve elipsoit ya da dikdörtgensi elipsoittir ancak boyutu, şekli, tadı, kokusu ve rengi hayli değişkendir. Cucumis melo dilimizde kavun adı ile bilinmektedir.

Plantae

Bitkiler alemi

Cucurbitales

Kabak takımı

Cucurbitaceae

Kabakgiller

Cucumis

Hıyar

Gözlem bilgileri

Cucumis melo”nun anavatanı kesin olarak bilinmemektedir. Ortadoğu, İran, Hindistan, Avustralya, Mısır gibi çok sayıda farklı anavatanı önerilmektedir. Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümünde yetiştirilmektedir. Bahçe, tarla ve sulak alanların civarında kaçak olarak görülen bitki umumiyetle haziran ve temmuz ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.

Harita | Sinonimler | Herbaryum

Etimoloji

Cins adı Sümerce hıyar anlamına gelir. Kelime hıyarı tanımlamak için klasik antikite metinlerinde kullanılmıştır. Epitet Latince kavun anlamına gelir. Muhtemelen elma (malus) ile aynı köktendir.

Kullanımı

Meyvesi çiğ olarak tüketilmektedir. B ve C vitamini bakımından zengindir. Ülkemizde yaz aylarında yaygın olarak tüketilen bir meyvedir. Meyvesi kurutulup öğütülerek hamur işleri yapımında kullanılmaktadır. Tohumları çiğ olarak tüketilmekte ve tohumlarından yemeklik yağ elde edilmektedir. Meyvesi cilt temizleyici ve nemlendiricisi olarak kullanılmıştır. Yanıklara ve zedelenmelere uygulanır. Çiçekler balgam söktürücü ve kusturucudur. Meyvesi mide sorunlarına iyi gelir. Ayrıca tohumları öksürük giderici, sindirim kolaylaştırıcı, ateş düşürücü ve parazit öldürücüdür. Bunun yanında kökü idrar söktürücü ve kusturucudur.

Türk Uygarlığındaki yeri

Kavun

Kavun (قاون), bitkinin Türkçe adıdır. Metinlerimizde ayrıca Arapça karşılığı olan bıttîh (بطيخ) ile şamâma (شمام) ve Farsça karşılığı olan destenbû (دستنبو) ile de karşılanmıştır.

Halîmî, destenbûye ile şemâmenin aynı bitki olduğunu yazmıştır. Bitkiden nadiren harbûze (خربوز) adı ile de bahsedilir. Bu kelime Antik Yunancada meyve anlamına gelen karpos (καρπός) kelimesinden alınmıştır. Harbûze Ortaçağ’da, bıttîh ile birlikte kavun ve karpuz bitkilerin ortak adı olarak da kullanılmıştır.

Galen, idrar söktürücü olduğunu; Dioscorides, göz iltihabı, cilt hastalıkları ve güneş çarpması vakalarında kullanıldığını, cilt temizleyici, kusturucu ve idrar söktürücü olarak yararlanıldığını kaydetmiştir. Yelü Chucai, Semerkand’ın kavunlarının at başı büyüklüğünde olup bir “tilkinin sığacağı uzunlukta” olduklarını; İbn Varrâk, göğüs, akciğer ve böbrek şikâyetlerinde faydalı olduğunu; İbnü’l-Baytâr, öksürük ve göğüs ağrısı vakalarında kullanıldığını, idrar söktürücü, iltihap giderici ve balgam söktürücü olarak faydalanıldığını; el-İsrâ’îlî, cilt hastalıklarında kullanıldığını ve ağız kokusu giderici olduğunu belirtmiştir.

Meyvesinin rengi nedeniyle rüyada kâvun görmek hastalık, yemek ise kazanç olarak yorumlanmıştır. Yılanların elma, hardal ve gül ile birlikte kâvunu da sevdiği nakledilmiş, Âdem’in cennetten çıkarken Allah’ın yanına verdiği bitkilerden biri olduğuna inanılmış, meyvesinin suyu mukayyed su kabul edilmiş ve abdest alınmasının uygun olmadığı belirtilmiştir.

İslam tıbbı

Kâvun Anadolu’da, böbrek hastalıkları, idrar yolu rahatsızlıkları, cilt sorunları, göz rahatsızlıkları, nezle ve mide rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmış, bunun yanında âdet söktürücü, panzehir, cinsel istek arttırıcı, idrar söktürücü, kusturucu, taş düşürücü, susuzluk giderici ve sindirim kolaylaştırıcı olarak faydalanılmıştır. Ağır işten hemen sonra, balıkla ve yemekle birlikte tüketilmesi tavsiye edilmemiştir. Hemoroid hastalarının uzak durması öğütlenmiş, ayrıca cilt temizleyici olarak ve yüz bakımında kullanılmıştır. Bitkimiz, cevz ağacının büyük olup meyvesinin küçük, kâvunun ise küçük olup meyvesinin büyük olmasına hayret ederken, başına cevz meyvesi düşmesi sonucu aklı başına gelen bir adamın hikâyesinde de geçmiştir. Dede Korkut Kitabı’nda da, Dirse Han hatununa “kavunum, yemişim, düvleğim” olarak seslenmektedir.

Pepon meyvesi sindirici ve idrar söktürücüdür. Yakı olarak uygulandığında gözdeki iltihabı giderir. Kabuğu, sıcak çarpan çocukların başına sürülür, göz akması halinde de alın bölgesine konur. Çekirdekli suyu yüzü parlatır ve temizler. DI 2-135.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.457-458.

Fotoğrafları

Cucumis melo L. | Sp. Pl.: 1011 (1753).

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siteye son eklenen taksonlar

Tüm Bitkiler →