Nasıl tanırım?
Dıştaki çiçeklerin verimsiz, içtekilerin verimli ve tomurcukların pulla kaplı olması ayırt edici özelliğidir. Benzer türleri incelemek için cins sayfasına bakabilirsiniz.
Habitat
Sulak alan, orman, yol kenarı
Statü
Yerli
Çiçeklenme
Mayıs – Haziran
Arazi notu
17 Mayıs 2026 • Karamürsel • 1 m • Deniz kenarı
Yaprakları ve dalları çok yüksek su içeriğine sahiptir ve bu nedenle zor tutuşur. Bu özelliği sayesinde yangın bariyerleri ve rüzgâr kesici olarak dikilmektedir.
Slav mitolojisinde Viburnum opulus, (Kalina) Güneş’e ait kutsal bir bitki olarak görülür ve bu nedenle dokunulmaz kabul edilirdi. İnanışa göre yıldırım asla Kalina’ya düşmez ve fırtına sırasında bu çalılığın içine sığınmak güvenli bir barınak sağlardı. Şifacılar, sorunları olan kadınları Kalina ağacına dertlerini anlatmaya yönlendirirdi, ağacın onların üzüntülerini emdiğine inanılırdı. Kırmızı meyveleri kan damlalarına benzetilirdi ve genç bir kızın ölümünden sonra ruhunun bir Kalina çalısına dönüştüğüne dair yaygın bir inanış vardı. Ukrayna kültüründe Kalina, ulusun canlılığının ve devamlılığının sembolü olarak görülmektedir.
Meyveler çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Reçel yapımında kullanılmıştır. Meyvelerinden kırmızı boya elde edilir. İdrar arttırıcı, müshil ve yatıştırıcı etkilere sahiptir. Güçlü bir kas gevşetici ve astım, kramplar ve kolik veya ağrılı adet gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda sinirsel durumlar için yatıştırıcı bir ilaç olarak kullanılmıştır. Kabuk kas gevşetici, büzücü ve yatıştırıcıdır. Adet dönemi krampları, doğum sonrası spazmları ve düşük yapma tehdidi dahil olmak üzere tüm spazmları rahatlatmak için çay olarak içilmiştir. Ayrıca sinir şikayetlerinin ve debilitenin tedavisinde de kullanılmaktadır. Yapraklar ve meyveler iskorbüt hastalığı tedavi edici, kusturucu ve müshildir.
Kramp kabuğu adıyla da bilinir. İçeriğindeki viopudial maddesi düz kasları gevşetici özelliğe sahiptir, bu yüzden şiddetli kas kramplarını, astım ataklarını ve özellikle doğum/regl sancılarını hafifletmek için kullanılan doğal ilaçlardan biri olmuştur.
Meyveler aşırı tüketilirse kusmaya ve ishale neden olabilir.
Gilaburu, özellikle Kayseri yöresinde yüzyıllardır tüketilen geleneksel bir içecektir. Meyveleri doğrudan yenemeyecek kadar buruk ve acı olduğu için, suyla seyreltilip fermente edilerek içilmektedir.
Fotoğrafları











Türkiye gözlemleri
Cins adı Latince örmek/bağlamak anlamına gelmektedir. Cinsin çit bitkisi karakteristiğine işaret ediyor olması olasıdır. Epitet Galce akçaağaç anlamına gelir. Türün akçaağaç (Acer) ile bir ilgisi yoktur ancak yaprakları belirgin biçimde benzer.
1 ila 5 metre büyüyebilen bir çalıdır. Genç gövdeler pürüzsüzdür. Kabuk koyu gri, ince ya da kalın ve mantarlı ya da değildir. Kış tomurcukları yumurtamsı, saplı ve 4 ila 6 mm uzunluğundadır.
Yapraklar karşılıklı dizilişli, geniş, yumurtamsı, 3 ila 5 loblu ve kenarları tırtıklıdır. Yaprakların üst yüzeyi tüysüz, alt yüzeyi bazen tüylüdür. Bunlar dökülmeden önce kırmızıya döner. Çiçekler 10 cm çapında ve şemsiye halindedir. Dış çiçekler verimsiz, iç çiçekler verimlidir.
Olgun meyveler kırmızı renklidir. Meyveler tek tohum barındırır. Dilimizde gilaburu, girabolu, kirabolu, geleboru, gilabada, gildar, giligili, dağdığan ağacı, geleboru, gilabada, gildar, giraboğlu, gireboğlu ve gireboli adları ile bilinmektedir.