Tanımı
4,5 metreye kadar boylanabilen sarılıcı ve tırmanıcı bir bitkidir. Gövde otsu ve görece sıkı tüylüdür. Yapraklar anahatta genişçe yumurtamsı-böbreksi ya da neredeyse dairesel, yüreksi, yılankavi-dişli, sivri çıkıntılı, alt yüzü tüylü, üst yüzeyi de çoğunlukla tüylü, 3 ila 23 cm uzunluğunda, 4,5 ila 23 cm genişliğinde, bölünmemiş ya da kısaca ve belirsizce elsi 5 ila 9 adet lobludur. Yaprak sapı 2 ila 12 cm uzunluğundadır. Sülük iki parçalıdır. Erkek çiçek tek ve uzun çiçek durumu sapı üzerinde, dişi çiçekler ise uzun saplıdır. Meyve iri, neredeyse küresel, elipsoit, sürahimsi ve çoğunlukla 13 cm çapındadır. Tohumlar dikdörtgensi ve sıkıştırılmıştır. Dilimizde su kabağı ve uzun kabak adları ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri
Lagenaria siceraria doğal olarak tropikal Afrika’da yayılış göstermekle birlikte mutfak değeri nedeniyle erken dönemde Akdeniz havzasında doğallaşmıştır. Çit ve duvarlarda görülmektedir. Umumiyetle haziran ve eylül ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ve Kandıra ilçelerinde gözlemlemek mümkündür.
Harita | Sinonimler | Herbaryum
Etimoloji
Cins adı Antik Yunanca sürahi anlamına gelir. Açık bir şekilde meyvenin biçimine işaret eder. Epitet Latince alkollü içki anlamına gelir. Bu bağlamda türün meyvelerinin Antikçağda şarap kadehi olarak kullanılmasına işaret eder.
Kullanımı
Lagenaria siceraria ham meyvesi pişirilerek tüketilmiştir. Yaprak ve genç sürgünler pişirilerek yenilmiştir. Tohum yağ bakımından zengindir, pişirilerek tüketilir, ayrıca yemeklik yağ elde edilir. Meyve kabuğunun sert olması nedeniyle şişe, sürahi, müzik aleti yapımında kullanılmıştır. Tohumun etrafındaki posa kusturucu ve müshil etkilidir. Baş ağrısını gidermek için yaprakları ezilerek lapa halinde başa uygulanır. Çiçekleri panzehir etkilidir. Kök kabuğu ve meyve kabuğu idrar söktürücüdür. Meyve taş düşürücü, idrar söktürücü, kusturucu ve soğutucudur. Bunun yanında meyve suyu hazımsızlık ve ülser tedavisinde kullanılır. Tohumları parazit düşürücüdür.
Türk Uygarlığındaki yeri

Kabak
Kabak (قبق), bitkinin Türkçedeki karşılığıdır. Bitki metinlerimizde Süryaniceki karşılığı olan karra (ܩܪܐܐ)’dan muharref kar’ (قرع), Arapçadaki karşılığı olan yaktîn (يقطين) ve Farsçadaki karşılığı olan kedû (کدو) ile de karşılanmıştır.
Halîmî, kedû, kabak ve kar’ın aynı bitki olduğunu yazmıştır. Günümüzde kabak kelimesi anavatanı Amerika kıtası olan Cucurbita pepo taksonu için de kullanılmaktadır. Dioscorides, ödem, göz iltihabı, gut, kulak ağrısı ve güneş çarpması vakalarında kullanıldığını; Hûzâye, boğaz ağrısını giderdiğini; Mecûsî, yağının, delilik ve melankoli vakalarında kullanıldığını; Râzî, iltihap giderici olduğunu; Yûhannâ bin Mâseveyh, öksürük ve göğüs ağrısı vakalarında başvurulduğunu; İshak bin İmrân, zatürre hastalarına verildiğini; Şerîf, göz rahatsızlıklarında kullanıldığını aktarmıştır.
Edebi metinlerde kabak bitkisinin kullanımı, içeçek kabı olarak kullanılması ve hızla boy atan bir bitki olması ile sınırlıdır. Örnek olarak verilen bir hikâyede de, serv ağacının dibinde biten kabak, kısa sürede uzayarak serv ile aynı boya ulaşmış ve ona senin 40 yılda geldiğin boya ben 40 günde geldim demesi üzerine servin de, “tez biten tez yiter” dediği aktarılmıştır.
İslam tıbbı
İslâm peygamberinin sevdiği rivayet edilen bitkinin ağır ve tuzlu yemeklerin ardından, ayrıca yorgunluk halinde pişirilerek tüketilmesi tavsiye edilmiş, menenjit, uykusuzluk, kulunç, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, baş ağrısı, göz ağrısı, idrar yolu hastalıkları, kulak hastalıkları, nezle, saçkıran, göğüs hastalıkları, mide hastalıkları, sarılık, sıtma, uyuz, işitme sorunları, verem, melankoli, bağırsak ağrısı ve mesane hastalıklarının tedavisinde kullanılmış, susuzluk giderici, ateş düşürücü, öksürük giderici, cinsel istek arttırıcı, müshil, balgam söktürücü, sindirici, kanama durdurucu, yanık giderici ve hafıza güçlendirici olarak faydalanılmıştır.
Karabasan görenlere tavsiye edilen bitki, kadınlar tarafından yüz güzelleştirici olarak uygulanmıştır. Atlarda sinek kovucu olarak faydalanılmıştır. Hısrımiyye adlı yemeğin tarifine girmiştir. Rüyada kabak görmek çocuk olarak yorumlanmıştır. Yûnus’un balığın karnından çıktıktan sonra gölgelenmesi için bitirildiğine, kuruduğunda da Yûnus’un üzüldüğüne, bu nedenle gölgesinin hastalara faydalı olduğuna inanılmıştır. Bu hadise ile özdeşleştirilen diğer bitki hırva’dır. Kabak sarılıcı bir bitkidir. Çardak gibi uygun bir dayanak bulduğunda gerçekten de iri yaprakları ile iyi bir gölgelik oluşturur. Haziran ayında yaş kabak yemenin faydalı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca akrep sokan yılanların da kabak yiyerek iyileştiklerine inanılmıştır.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.427-429.
Fotoğrafları










Lagenaria siceraria (Molina) Standl. | Publ. Field Mus. Nat. Hist., Bot. Ser. 3: 435 (1930).



Leave a Comment