Tanımı
Rizomları uzun sürünücü, 3 ila 4 mm çapında ve yoğun biçimde pulludur. Pullar soluk kahverengi, mızraksı, tabanda yumurtamsı kalkansı, 4 ila 5 mm uzunluğunda, kenarları dişli ve ucu sipsivridir. Fırontlar uzaktır. Sap saman renkli ve 5 ila 10 cm uzunluğundadır. Tabanda yoğun biçimde pullu iken üst bölümde tüysüzcedir. Aya az teleksi ya da derin teleksi, dikdörtgensi mızraksı, 10 ila 20 cm uzunluğunda, 5 ila 7 cm genişliğindedir. Bunlar otsu ya da neredeyse derimsi, çıplak ve ucu kısa biçimde kuyrukludur. Telekler 12 ila 15 çift halinde, eğik, mızraksı, 3 ila 4 cm uzunluğunda, 0,5 ila 0,8 cm genişliğinde, kenarları dişli ve ucu küt ya da sivridir. Damarcıklar belirgin değildir. Sori ortada ya da kostaya yakındır. Erozyon kontrolü için dikilmiştir. Almanya’da bitkinin Freya’nın kayalara damlayan sütünden büyüdüğüne inanılırdı. Dilimizde besbaye, benli eğrelti ve kaya eğreltisi adları ile bilinmektedir.
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Polypodiales (Eğrelti takımı)
- Polypodiaceae (Benlieğreltigiller)
- Polypodium (Benlieğrelti)
Polypodium vulgare L.
Gözlem bilgileri
Polypodium vulgare doğal olarak Afrika ve Avrasya’da yayılış gösterir.🔗 Ormanlık alanlarda görülmektedir. Sporları umumiyetle temmuz ve eylül ayları arasında olgunlaşmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1500 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins adı Antik Yunanca çok ayaklı anlamına gelir. Bu bağlamda cinsin fıront ve rizomlarının görünümüne işaret etmektedir. Epitet Latince yaygın anlamına gelir. Türün yaygın olarak görülmesine dikkat çekmektedir.
Kullanımı
Polypodium vulgare aroması ve tatlı tadı nedeniyle tüketilmektedir. Kökü şeker, sakaroz, glukoz, tanin ve yağ barındırır. Müshil ve parazit düşürücü olarak önerilmiştir. Safra salgısını uyarır. Hepatit ve sarılık tedavisinde başvurulmuştur. Hazımsızlık ve iştah kaybına iyi gelir. Cildin kızarmasına neden olabileceği için harici olarak kullanılması önerilmemektedir. Kök, değiştirici, parazit düşürücü, yatıştırıcı, idrar söktürücü, balgam söktürücü ve toniktir. Kökünden yapılan çay boğaz ve mide ağrısına iyi gelir. Ayrıca akciğer ve karaciğer rahatsızlığında başvurulmuştur.

Türk Uygarlığındaki yeri
Besfâyic (بسفايج), bitkinin Farsçadaki karşılığıdır. Çok ayaklı anlamını verir. Bitkinin aynı anlama gelen Antik Yunancadaki karşılığı polupodion (πολυπόδιον)’un tercüme edilmesi ile elde edilmiştir. Bitki için kullanılan diğer isimler pelîd yosunu (پليد يوصکی), çıbân otı (جبان اوتی) ve çıyân otı (جيان اوتی)’dur.
Her ne kadar çıyan otı adı, sukûlûfenderiyûn maddesinde ele aldığımız bitki ile uyumlu olsa da, Dioscorides bu bitkinin de skolopendrion (σκολοπένδριον) olarak bilindiğini yazmıştır. Kelime Antik Yunancada kırkayak anlamına gelir. Bitkinin yapraklarında karşılıklı olarak dizilmiş telekler ile kırkayağın ayakları arasında benzerlik kurulmuştur. Çıyan, Ortaçağ’da günümüzdekinden farklı olarak akrep ve kırkayak için de kullanılmaktaydı. Çıban otu isimlendirmesi, bitkinin bu yönde bir kullanıma sahip olduğuna dair elimizde veri olmaması nedeniyle bizce açık değildir. Pelîd yosunu adı, beri taraftan, bitki ile uyumludur, bu bitki meşe (pelîd) ormanlarında bulunan yosun tutmuş kayaların civarında görülür ve genel görünüm itibariyle gelişmiş bir karayosununu andırır.
Bu noktada, pelîd yosunu adının Antik Yunancada meşe eğreltisi anlamını veren druopteris (δρυοπτερίς) kelimesinden tercüme edilmiş olabileceğini de ifade etmek gerekir. Biz o bitkiyi, derûbtâris maddesinde inceledik. Dioscorides, tüketildiğini, cilt çatlaklarının giderilmesi için kullanıldığını, cilt temizleyici, müshil ve balgam söktürücü olarak faydalanıldığını; İbni Sînâ, ağaç ve taşların üzerinde yetiştiğini; Râzî, kulunç vakalarında kullanıldığını; İbn Ebû Halid, melankoliyi giderdiğini aktarmıştır.
Antikçağ
Bitki Anadolu’da, kulunç, melankoli, sıraca, cilt hastalıkları, saçkıran, menenjit, felç, baş ağrısı, bağırsak hastalıkları, kuduz, uykusuzluk, cilt yarılması, mide ağrısı, eklem ağrısı, cüzzam ve hemoroit vakalarında kullanılmış, kusturucu ve balgam söktürücü olarak kullanılmış, ayrıca yaşlılara ve karabasan görenlere önerilmiştir.
Yosun kaplı kaya ve ağaçlarda yetişir. Kök kalındır ve ahtapot gibi dokunaçları vardır. Buruk, hafif tatlı bir tadı vardır ve müshil etkilidir. Tavuk ya da balık ya da pancar ya da ebegümeci ile haşlanarak verilir. Kurutularak hidromelle serpilirse balgam ve safrayı çeker. Kök öğütülerek uygulanırsa burkulma ve parmak arası çatlaklarına iyi gelir. DI 4-186.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.220-221.
Fotoğrafları





Leave a Comment