Tanımı
Gövdesiz, sitolonlu ve genellikle 4 ila 12 cm büyüyebilen çok yıllık bir bitkidir. Sitolonlar yeşil renkli, sıklıkla düğümlerinden köklenmekte ve yapraksı bir rozet oluşturmaktadırlar. Köklü rozetler de yeni sitolonlar gönderen dik ve rizomlu bir anakök oluşturmaktadır. Rizomlar kalın ve etlidir. Yapraklar tabanda, 5 ila 10 adet, yükselici ila dik, sitipüller mızraksı ila şeritsi mızraksı, kenarları saçaklı, çıkıntıları salgılı uçlu, ucu sivri, yaprak sapı 2 ila 17 cm uzunluğunda ve kısa havlıdır. Yaprak ayası lobsuz, yumurtamsı ila dairesel, 1,5 ila 7 cm uzunluğunda, 1,5 ila 5 cm genişliğinde, tabanı yüreksi, kenarları dişli, kirpikli, ucu küt ila yuvarlak ve yüzeyi kısa havlıdır. Çiçek durumu sapı 4 ila 15 cm uzunluğunda ve kısa havlıdır. Çanak yapraklar darca ila genişçe mızraksı, kenarları kirpikli ve kulakları 3 ila 4 mm uzunluğundadır.
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Malpighiales (Söğüt takımı)
- Violaceae (Menekşegiller)
- Viola (Menekşe)
Viola odorata L.
Taç yapraklar koyu ila soluk mavi menekşe renkli ya da beyaz, genellikle tabanı beyaz, yanallar seyrekçe ila yoğunca sakallı, en alttaki genelde mor damarlı, mahmuz çoğunlukla taç yapraklarla aynı renkte ve uzatılmıştır. Kapsül zaman zaman mor çilli, yumurtamsı, 5 ila 8 mm uzunluğunda ve kısa havlıdır. Tohumlar kahverengi ve 3 ila 4 mm uzunluğundadır. Viola odorata dilimizde kokulu menekşe adı ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri
Viola odorata doğal olarak Avrupa ve Batı Asya’da yayılış gösterir.🔗 Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümüne dağılmıştır. Orman sınırı, makilik ve dere kenarında görülen bitki umumiyetle nisan ve mayıs ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda Gebze ve İzmit ilçelerinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji
Cins adını Atlas’ın kızı Ia’dan almıştır. Bitkinin adı Yunanca’dan (ιον) Latince’ya geçmiş ve viola halini almıştır. Ia utangaç bir orman perisidir. Apollon’dan kaçarken, tanrıça Diana’nın yardımıyla menekşe çiçeğine dönüşmüştür. Menekşelerin, ormanlık alanların altında ve gölgeli yerlerde bulunması, Ia’nın utangaçlığı ve Apollon’dan saklanıyor olması ile bağdaştırılmaktadır. Benzer bir rivayet gizem tanrıçası Proserpine hakkında da anlatılmaktadır. Menekşe toplamakta olan Proserpine, yeraltı tanrısı Pluto’nun saldırısına uğramış ancak Ia’dan farklı olarak Proserpine kurtulamamıştır. Bitkinin adı ile ilgili diğer referans ise, nehir tanrısı İnakhos’un kızı İo’dan (Ἰώ) geldiği yönündedir. Menekşe ile beslenen Io, menekşe çiçeklerini Jüpiter’e ilk sunan kişidir. Epitet Latince kokulu anlamına gelir. Türün belirgin kokusuna işaret eder.
Kullanımı
İnsomnia ve cilt bozukluklarının tedavisinde kullanılmıştır. Kanser ve boğmaca tedavisinde önerilmiştir. İçerdiği salisilik asit aspirin yapımında kullanılmıştır. Baş ağrısı ve migren tedavisinde başvurulmuştur. Bitki iltihap giderici, terletici, idrar söktürücü, yumuşatıcı, balgam söktürücü ve laksatiftir. Bronşit, solunum katarları, öksürükler, astım ve göğüs, akciğerler veya sindirim sistemi kanseri tedavisinde dahili olarak alınır. Harici olarak ağız ve boğazdaki enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılmıştır. Çiçekler akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Kusmaya neden olabileceği rapor edilmiştir.

Türk Uygarlığındaki yeri
Benefsec (بنفسج), bitkinin Farsçadaki karşılığıdır. Halîmî, benefşe ve benefc adları ile de bilindiğini ifade etmiştir.
Dioscorides, mide yanması, epilepsi, boğaz apsesi, göz iltihabı ve apış arası şikâyetlerinde kullanıldığını; Curcîs bar Cibrâîl bar Buhtîşû’, yağının baş ağrısına iyi geldiğini; İbnü’l-Cezzâr, aşırı terleme vakalarında yağının uygulandığını; Mesîh, baş ağrısı vakalarında kullanıldığını, öksürük giderici ve uyutucu olarak başvurulduğunu; Hubeyş bin el-Hasan, şekerle birlikte alındığında müshil etkisi bulunduğunu yazmıştır.
Râzî, reçelinin iştahı azalttığını, İbnü’l-Baytâr, yağının, baş ağrısı, öksürük, nefes darlığı ve saç-sakal-kirpiklerin dökülmesini engellediğini kaydetmiştir. Bitki yüz bakımı için uygulanmış, şerbetinin yaz mevsiminde içilmesi önerilmiş, yürüyüşlerde ayak tabanına sürülmüş, kâbus görenler tarafından alınmış, parfüm yapımında kullanılmış, kadınlar kaşlarını kalınlaştırmak için uygulamış, hamile kalmakta zorluk yaşayanların menekşe suyunun fitil halinde vajinaya sokulması halinde gebeliği teşvik ettiği yazılmıştır.
Diğer yağlara üstünlüğünün İslâm’ın diğer dinlere üstünlüğü gibi olduğu kaydedilen bitki Anadolu’da, menenjit, uykusuzluk, kulak ağrısı, dudak yarılması, bademcik iltihabı, nezle, zatülcenp, nefes darlığı, kulunç, ödem, baş ağrısı, melankoli, göz ağrısı, boğaz ağrısı, mide hastalıkları, idrar yolu hastalıkları, cilt hastalıkları, saçkıran, dil rahatsızlıkları, göğüs hastalıkları, mide hastalıkları, kalp hastalıkları, sarılık, sıtma, işitme sorunları, hemoroit, epilepsi, veba, ayak ağrısı ve zatürre vakalarında kullanılmış, müshil, spazm çözücü, öksürük giderici, kusturucu, hıçkırık giderici, idrar söktürücü ve ferahlatıcı olarak yararlanılmış, atlarda sakağı hastalığının tedavisinde başvurulmuştur.
İslam tıbbı
Dövülerek başa sürülürse baş ağrısını, dumanı göze sürülürse göz iltihabı giderdiğini belirtilmiş, sağlıkla ilgili zengin kullanıma sahip olduğu görülen bitkinin etkisi rüya tâbirine de yansımış ve rüyada menekşe görmek sıhhate ve ömrün uzunluğuna yorulmuştur. İbrâhim’in ateşe atılması hadisesinde, ateşin bir çiçek bahçesine dönüştüğü çok sayıda kaynağımızda geçmektedir, söz konusu bahçede bulunan çiçeklerden biri de benefsec’tir. Benefsec Türk şiirinde yaygın olarak kullanılan bitkiler arasında yer alır. Bitki için müstakil kasideler kaleme alınmış, kokusu sevgilinin kokusuna, çiçekleri sevgilinin zülfüne benzetilmiş, bahar mevsiminin müjdecisi olarak görülmüş, dağların rengi benzetilmiş, sevgili ile buluşma anının resmedilmesinde kullanılmıştır.
Antikçağ
Yaprağı sarmaşık yaprağına benzer ancak daha küçük ve daha koyu renklidir. Çiçek küçük, mor renkli ve aromatiktir. Gölgeli ve engebeli yerlerde yetişir. Yapraklar tek ya da polenta ile sarıldığında serinleticidir, mide ekşimesi, göz iltihabı ve anüsün sarkmasına iyi gelir. Çiçekleri boğaz ağrısını geçirir ve çocuklarda epilepsiyi tedavi eder. DI 4-121.
Gül ve zambaktan sonra en itibarlı bitki menekşedir. Mor, beyaz ve sarı renkli çiçek açan türleri vardır. Mor menekşe güneşli yerlerde kendiliğinden yetişir ve taç yaprakları daha büyüktür. Buna ion denir ve ianthine kumaşı adını bu bitkiden alır. Mor menekşe serinleticidir, iltihap giderici olarak mideye, baş ağrısı geçirici olarak da alına sürülür. Özellikle göz kayması, basen ve rahim sarkmalarında faydalıdır. Başa çelenk olarak takılır ya da koklanırsa baş ağrısına iyi gelir. Suyla alınırsa farenjit için çaredir. Suyla içilen menekşe özelikle çocuklarda epilepsi vakalarında etkilidir. Tohumu akrep sokmasına iyi gelir. Beyaz ve sarı menekşe âdet akışını kontrol eder ve idrar söktürür. Taze iken etkisi azdır, bu nedenle bir yıl bekletildikten sonra kuru olarak kullanılır. Mür ve safran ile karıştırılırsa göz iltihabına iyi gelir. Yaprakları balla birlikte baştaki yaraları temizlemek için kullanılmıştır. PL 21-14.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.215-217.
Fotoğrafları










Leave a Comment