Vicia faba (Bakla)

Bitkiler › Bakla takımı › Baklagiller › Fiğ › Bakla

Tıbbi bitki, Yenilebilir bitki.

1,8 metre büyüyebilir. Kalın gövdeli gövde kare kesitlidir. Yapraklar belirgin mat yeşil gri renkli, 10 ila 25 cm uzunluğundadır ve 2 ila 7 arası teleksi yaprakçık görülür. Diğer fiğ türlerinin aksine, yapraklar diğer bitkilerin üzerine tırmanmaz. Çiçekler 1 ila 2,5 cm uzunluğunda ve beş beyaz taç yapraklıdır. Kanatçıklarda siyah benek görülür. Çiçeklerin güçlü ve tatlı bir kokusu vardır. Meyve 3 ila 8 arası tohum taşır. Tohumlar temmuz ve eylül aylarında olgunlaşır. Çiçekler erseliktir. Tohumlar ekilmeden yirmi dört saat önce ılık suda bekletilmelidir. Bahar ya da güz aylarında doğrudan dışarı ekilebilir.

Bitkinin anavatanı kesin olarak bilinmemektedir, mutfak değeri nedeniyle çok erken dönemden itibaren birçok bölgede doğallaşmıştır. [Harita|Sinonimler|Herbaryum]

Yol kenarı, bahçe ve tarlalarda görülür. İzmit ilçesinde gözlemlenmiştir.

Dilimizde Bakla adı ile bilinmektedir.

Nisan ve ağustos ayları arasında çiçek açar.

Deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Muhtemelen İran orijinli bir bitkidir. Ekmek yapımında kullanıldı. Ununa “lomentum” denilirdi. Sığırları beslemek için yetiştirildi. Yemeği tanrılara adak olarak sunulurdu. Genellikle duyuları körelttiği ve kabusa neden olduğu kabul edilir. Çiçero ve Hipokrat bakla hakkında olumsuz görüşler bildirmişlerdir. Pisagor baklayı kötüleyen metinler yazmıştır (Pisagor’un baklayı yermesinin nedeni, bakla tanelerinin seçimlerde oy amaçlı kullanılması nedeniyledir. Pisagor öğrencilerine siyasetten uzak durmalarını öğütlemektedir. Beyaz bakla tohumu “evet”, siyah bakla tohumu “hayır” demekti). Diğer kaynaklarda ise vejetaryen olan Pisagor’un özellikle hayvanı andırdığı için bitkiyi tüketmediği yazılı. Hatta Pisagor düşmanlarından kaçarken yolu bir bakla tarlasına çıkmış ve baklalarını ruh taşıdığına (ruhun ölmezliği teorisi) inandığı için baklaları ezmemek için tarlayı geçmemiş ve yakalanarak öldürülmüştür. Cenazeden sonra verilen yemeklerde kullanılır çünkü ölülerin ruhlarının baklanın içine hapsolduğuna inanılırdı. Bu kötü gösterge nedeniyle bakla yemekten özellikle kaçınan vardı. Ayrıca çiçeğinin üzerindeki lekeler de kötü kehanete yorulurdu. Bakla hasadından sonra bir baklayı eve getirmek adettir ve buna “referiva” denir. Mezatlara bakla eklemenin uğur getireceğine inanılırdı. Mısır’da dikenli bir sap üzerinde büyüyen bir bakla türü daha vardır (Bu aslında bakla ile ilgisi olmayan ancak mutfak değeri nedeniyle Mısır baklası olarak bilinen Nelumbo nucifera’dır. “nucifera”, Latince fındık taşıyan anlamına gelir. Tohumları yüzeysel olarak baklagiller tohumuna benzer ve çiğ ya da pişirilerek tüketilir), timsahlar gözlerine batmalarından korktukları için bu bakladan uzak dururlar. Antik Mısır’da meyveleri özellikle yenmezdi, çünkü meyvelerinin tüketilmesinin bir insanın ruhunu tüketmek anlamına geldiğine inanırlardı.

Tohumları besleyicidir ve tüketilir. Olgun olmayan tohumlar çiğ olarak yenilebilir. Tohumlar pişirilmeden bir gün önce suda bekletilirse besleyicilikleri artar. Tohumları patlatılıp tuzlanarak kuruyemiş olarak tüketilir.

Kötü kolesterol düzeyini düşürür. İçerdiği insülinle kan şekerini düzene sokar. İçerdiği yüksek orandaki lifle kabızlık çekenlere iyi gelir. Hemoroit ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar. Tohumlarından yapılan lapa yaralı deri hastalıklarında kullanılır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler. Böbreklere oldukça yararlıdır: Böbrek ağrılarını hafifletir, böbrek kumlarının ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Göğüs hastalıkları ve öksürüğe iyi gelir. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta bulunur. Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.

Çiğ tohumun aşırı tüketilmesi zararlı olabilir.

Yanmış gövdeler potasyum bakımından zengindir ve sabun yapımında kullanılır. Erozyon kontrolünde kullanılır.

Görüşünüzü Yazın