Silene gallica (Serçeçiçeği)

derleyen:

cins:

Tanımı

10 ila 40 cm büyüyebilir. Gövde genellikle dik ve sıklıkla dallıdır. Yapraklar mızraksı ve 3,5 cm uzunluğundadır. Çiçekler bazen yaprak koltuklarında bazen de gövdenin tepesinde görülür. Çanak tüpsü biçimlidir ve on adet yeşil ya da mor kırmızı damar görülür. Uzun tüylerle kaplıdır. Beş adet beyaz, pembe ya da beyaz pembe taç yaprak görülür. Tabanlarında küçük bir uzantı vardır. Kazık köklü ve ince bir bitkidir. Çanak 10 damarlıdır. Kapsül yumurtamsı koniktir. Tohumlar temmuz ve eylül aylarında olgunlaşır. Çiçekler erseliktir. Tohumlar bahar aylarında doğrudan dışarı ekilebilir. Güneşli ya da gölgeli bölgeleri ve kuru ya da nemli toprağı tercih eder.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Avrasya ve kuzey Afrika’da yayılış gösterir. Günümüzde dünyanın özellikle ılıman bölgelerine dağılmıştır. [HaritaSinonimlerHerbaryum] Tarla, yamaç ve çalılıklarda görülür. İl genelinde yaygın olarak gözlemlenmiştir. Nisan ve haziran ayları arasında çiçek açar. Deniz seviyesinden 400 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adı

Dilimizde serçe çiçeği adı ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins adını Satir Silenus’tan almıştır. Satirlerin yarı keçi yarı insan formunda olmasına rağmen, Silenus daha çok at özellikleri taşır ve bu özelliği ile diğer satirlerden ayrılır. Silenus, şarap tanrısı Dionysos’un öğretmenidir. Cinse ait türlerin büyük bölümünde viskozite görülür ve bu nedenle doğrudan şarap tanrısı ile bir bağ kurulduğu düşünülmektedir. Ayrıca Silenus’un orman tanrısı olması ve Silene türlerinin genellikle ormanlık alanlarda görülmesi nedeniyle bir bağ kurulmuş olması da mümkündür. Türkçe yaygın adı olan nakıl kelimesi Anadolu’da dal üzerine dizilmiş kiraz meyveleri için kullanılır. Bazı Silene türlerinin çiçekleri bu alegoriye izin verir biçimdedir. Aynı kelime Arapçada hurma ağacı anlamını verir. Tür adı Latince Galya anlamına gelir. Türün dağılım coğrafyasına işaret eder. Özgün tanımda bu “Habitat in Gallia” olarak belirtilmiştir.

Türk Uygarlığındaki yeri

Usbîd (اوسبيد), bitkinin Arapçadaki karşılığıdır, ûkîmûyidâs (اوقيمويداس) ise, bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan okimoeides (ὠκιμοειδές)’ten muharreftir. Dioscorides, usbîdin ekmek yapımında kullanıldığını, kökünün çiğ ya da haşlanarak tüketildiğini ve haşlanmış yumurta sarısını andırdığını; ûkîmûyidâs’ın yapraklarının fesleğen’e, meyvelerinin bence, tohumlarının çörekotına benzediğini, yılan ısırması ve siyatik vakalarında tohumlarının kullanıldığını; İbnü’l-Baytâr, yağının zatülcenb vakalarında kullanıldığını ve cinsel istek arttırıcı olduğunu yazmıştır.

Nilûfer’in bir türü olduğu belirtilen bitki(ler), zehirli hayvan sokması ve siyatik vakalarında kullanılmıştır. Bu bilgiler tek başına usbîd ile uyumlu değildir, özgün metinde usbîd maddesinde bu kullanımlardan bahsedilmemiştir. Gerçekte bu bilgiler, Dioscorides’in okimoeides (ὠκιμοειδές) maddesi ile birebir uyumludur. Mütercim iki farklı maddeyi tek maddede toplamıştır, ancak birbiri ile alakasız olan iki bitkiyi neden aynı maddede gösterdiğini bilemiyoruz. Biz, karışıklığı gidermek için madde başında iki bitkinin adına da yer verdik ve metnin şöyle düzeltilmesi gerektiğini öne sürüyoruz. Usbîd: “Nilüferin bir dürlüdüsür. Eğer bir dirhemini içseler galîz yelleri dağıdır. Ve rutûbeti giderir.” Ûkîmûyidâs: “Tohumundan içseler yılan sokduğuna ve ağulu canavarlar sokduğuna fâide ide. Eğer biberle içseler ırku’n-nisâya fâide ide.”

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.687-688.

Tarihi

Dioscorides 4-28: Yaprakları fesleğene, meyveleri Hyoscymus meyvelerine, tohumları da çörekotu tohumlarına benzer. Tohumları şarapla içilirse engerek ve diğer sürüngenlerin ısırıklarına karşı etkilidir. Mür ve biberle siyatik hastalarına verilir.

Tıp

Yumuşatıcıdır. Oftalminin tedavisinde kullanılır. Fümigasyon etkisi nedeniyle banyo suyuna eklenir.

Fotoğrafları