Salix (Söğüt)


Dolaşım

BitkilerSöğüt takımıSöğütgiller › Söğüt

Genel bilgiler

Yaprak dökücü çalı ve ağaçlardan oluşan bir cinstir. Yapraklar almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli, şeritsi ila ters yumurtamsı, düz ya da minik dişlidir. Yaprak sapı kısadır ya da hiç yoktur. Cins büyük ölçüde kuzey yarımküreye özgüdür.

Etimoloji

Cins adı Latince “su yanında” anlamına gelir. Cinsin üyelerinin büyük bölümü sulak alanların kenarında görülür. Söğütlerin sulak alanları tercih etmeleri “benzer benzeri tedavi eder” anlayışı kapsamında, sulak yerlere yakın yaşayan insanlarda görülen (romatizma gibi) hastalıkları tedavi edeceği düşünülmüştür. Cinsin Türkçe adı olan “söğüt” kelimesi Türkçedir. Bu da ağaçların Türk kültüründe ayrı bir yeri olduğuna işaret eder. Cinsin Türkçe adı olan “söğüt” kelimesi Türkçedir. Bu da ağaçların Türk kültüründe ayrı bir yeri olduğuna işaret eder.

Tarihi

Homeros, tohumlarının neredeyse olgunlaşmadan önce düşmesi nedeniyle söğüt ağacına “frugiperda” der, “meyve düşüren”. Bu nedenle söğüt tohumları düşük yaptırmak amacı ile kullanılmıştır (Ağacın tohumu olgunlaşmadan önce düşüyorsa, insan yavrusu da olgunlaşmadan düşebilir). Esnek yapısı nedeniyle çeşitli lüks ahşap malzemelerin yapımında kullanılmıştır.

Ağaçlar günümüzde en çok bilinen ilaç olan aspirinin öncüsüdür.

Söğüt ağaçlarının kullanımı ile ilgili en erken kayıt Taş Devrine tarihlenmektedir. Antik Mısır’da Osiris’in ağacıdır. Antik Yahudi karakteri Samson söğüt dalları ile bağlanmıştır.

Ceres’in bitkisidir.

Bir Çek efsanesine göre, bir peri gündüzleri insan içine çıkarken geceleri söğüt ağacına dönüyordu. Derken bir insanla evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Ancak kocası bir gün söğüt ağacını kesti ve peri de öldü. Adam söğüt ağacından bir beşik yaptı ve bebeği bu beşiğe koydu. Annesinden bir parça olan bu beşik bebeği hemen uyutma yeteneğine sahipti. Bebek büyüyünce babası söğüt ağacının kalan kütüğünden filizlenen bir daldan düdük yaptı, çocuk da bu düdük sayesinde annesi ile konuşabildi.

Bir Polonya efsanesine göre, kelebekleri kovalayan yavru kediler nehre düşer. Telaşlı anneleri suyun kenarında miyavlarken, söğüt ağacı dallarını uzatır ve yavru kedileri kurtarır. Bundan sonra her bahar, yavru kedilerin tutunduğu dallarında onların minik tüylerini taşıyan çiçekler açarlar.

Bitki yası simgeler.

Geleneksel tıp

Plinius: Olgunlaşmamış meyvesi ağızdan kan gelmesini durdurucudur. Üst dalların kabuğu nasırları iyileştirir.

Sümer ve Asur uygarlıklarında yaprak ve kabukları tıbbi amaçlarla kullanılmıştır.

Literatür

Species Plantarum 2: 1015. 1753. L.