Platanus orientalis

Çınar


Anahtar kelimeler: Tıbbi bitki, Asgari endişe (LC).

Dolaşım

Bitkiler › Çınar takımı › Çınargiller › Çınar › Çınar

Dağılımı

Bitki doğal olarak Avrasya’da yayılış gösterir.

Genel bilgiler

30 metre büyüyebilir. Gövde ve dallar açık gri veya yeşilimsi gri renklidir. Açık yeşil yapraklar elsi, 5 ila 7 lobludur. Lobları çok derin, orta damara kadar ulaşan oyuntuları vardır. Bunların uzunlukları enlerinden daha fazla olduğu gibi, uçları da sivridir. Kenarları gelişi güzel kaba dişli veya düzdür. Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür. Genişliği 10 ila 20 cm’ye ulaşan yaprağın 3 ila 8 cm uzunluğunda dip tarafı huni gibi genişleyerek tomurcuğu içerisinde saklayan bir sapı vardır. 2 ila 2,5 cm çapındaki birleşik meyveden 2-6 tanesi uzun bir sap üzerinde yer alır. Tohumlar ekim ve şubat aylarında olgunlaşır. Çiçekler tek evciklidir. Hızlı büyüyen bir türdür. Yerleşik ağaçlar kuraklığa dayanıklıdır. Uzun ömürlü bir bitkidir ve süs olarak kullanılır.

Gözlem

Dere kenarında ya da peyzaj bitkisi olarak park, bahçe ve otoyol kenarlarında görülür. İl genelinde yaygın olarak gözlemlenmiştir.

Yaygın adları

Çınar, Beledan, Biladan, Buladan, Çaymığ, Çaynuğ, Çilbirtir, Gavlağan, Gavlan, Kavlağan, Kavlağın, Kavlan.

Etimoloji

Cins adı Antik Yunanca “geniş” anlamına gelir. Ağacın geniş dallanmasına işaret eder. Dilimizdeki “çınar” kelimesi Sanskritçe “cinar” (चिनार) kelimesinden gelmektedir. Tür adı Latince “doğulu” anlamına gelir. Türün, batı çınarına göre (Platanus occidentalis) yayılış alanına işaret eder. Özgün tanımda bu “Habitat in Asia, Tauro, Macedonia, Atho, Lemno, Creta, locis riguis” olarak belirtilmiştir.

Tarihi

Plinius: İtalya’ya getirilen ilk egzotik ağaçtır ve İyon denizindeki Diomedes adasından önce Sicilya’ya sonra da İtalya’ya getirilmiştir. Günümüzde Morini (günümüzde güney Belçika’ya tekabül eden bölge) ülkesine kadar yayılmıştır. Sicilyalı tiran Dionysius I of Syracuse, sarayını bu ağaçlar ile süslemişti, daha sonra bu alan kolezyuma dönüştürüldü. Çınar ağacının üzerine şarap dökülerek gelişmesi sağlanır (Bu bilgi doğru değildir, aksine gelişimini durdurur). Bazı örnekleri o kadar büyüktür ki gövdelerinde ev büyüklüğünde oyuklar oluşur. Hatta Licinius Mucianus, Likya’daki bir çınar ağacının içinde on sekiz kişilik bir ziyafet vermiştir. İmparator Kaligula da böyle bir ağacın içinde ziyafet verirdi ve bu ağaca “yuva” derdi. Girit adasındaki bir çınar ise yapraklarını hiç dökmez, bu ağacın Jüpiter ile Europa’nın altında birleştiği ağaç olduğuna inanılır. Roma’daki gelişmiş budama sanatı sayesinde bazı bodur örnekleri de görülür. Hatta Augustus’un arkadaşı C. Matius Calvena, bunlardan çardak yapmayı icat etmiştir.

Napolyon Bonapart’ın emriyle, yollardaki tozların azaltılması amacı ile yol kenarlarına dikilmiştir.

Geleneksel tıp

Taze yapraklar oftalmi tedavisinde kullanılır. Yapraklarından yapılan krem, yara ve mantar hastalığında kullanılır. Kabuğu kaynatılarak ishal, dizanteri, fıtık ve diş ağrısında kullanılır.

Dioscorides: Yaprakları lapa halinde uygulanarak ödem ve iltihabı hafifletmek için kullanılır. Kabuğu diş ağrısını giderir.

Plinius: Yarasa ısırıklarına karşı uygulanır. Ağacın yumruları yılan ve akrep zehrine karşı panzehir etkilidir ve yanıkları tedavi eder. Özellikle adasoğanı (Drima sp.) sirkesi ile birlikte kanama durdurucu, balla birlikte cilt lekeleri gidericidir. Sirke ile kaynatılan kabuk dişlere faydalıdır. Yapraklardaki tüyler kulak ve gözlere zararlıdır.

İbn-i Sînâ: Şişlik ve urları gidermek için yaprakları kullanılır. Külü yara ve iltihap gidericidir. Kabuğu sirke ile uygulandığında yanıkları iyileştirir. Yaprağı sirke ile birlikte diş ağrısını giderir.

Birunî: Tüyleri göz ve kulak üzerinde olumsuz etkiye neden olur.

Biliyor musunuz?

Dal ve köklerinden kumaş boyası elde edilir.

Fotoğrafları

Literatür

Species Plantarum 2: 999. 1753. L.

Bir Cevap Yazın