Persicaria hydropiper (Su biberi)

Tanımı

20 ila 70 cm büyüyebilir. Gövde diktir. Yapraklar karşılıklı ve neredeyse sapsızdır. Yaprak ayası darca yumurtamsı olup kenarları düzdür. Çiçek kurulu sarkıktır. 6 ercik ve 3 boyuncuk görülür. Çiçekler pembe ya da yeşil renklidir.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’da yayılış gösterir. [HaritaSinonimlerHerbaryum] Sulak alanlarda görülür. İl genelinde yaygın olarak gözlemlenmiştir. Haziran ve ağustos ayları arasında çiçek açar. Deniz seviyesinden 600 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adı

Dilimizde su biberi adı ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins adı Latince Prunus persica’ya benziyor anlamına gelir. Cinsin yaprak yapısının şeftali yaprağına benzemesine işaret eder. Türkçe adı olan söğütotuPersicaria salicifolia türü ile doğrudan ilintili olmalı. Salicifolia, Latince söğüt yapraklı demektir. Tür adı Antik Yunanca su biberi anlamına gelir. Yapraklarının ve tohumlarının tadının biber (Piper sp.) tadına benzemesine işaret eder.

Türk Uygarlığındaki yeri

Fülfül el-mâ (فلفل الما), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan hudropeperi (ὑδροπέπερι)’nin tercüme edilmesi ile elde edilmiştir. Metinlerimizde yer bulan su biberi (صو ببري) kullanımı da aynı kökene sahiptir. Diğer kullanımlar Arapça zencebîl el-kilâb (زنجبيل الكالب) ve bunun tercümesi olan it zencebili (ايت زنجبيلي) isimleridir.

Dioscorides, tadının bibere benzediğini, yemeklerde çeşni olarak kullanıldığını ve ödem dağıtıcı özelliği olduğunu aktarmıştır. İbnü’l-Baytâr, yapraklarının sögüd yaprağına benzediğini, dallarının kırmızı ve budaklı olduğunu, aromatik olması nedeniyle çeşni olarak kullanıldığını ve gaz giderici etkisi olduğunu; İbni Sînâ, köpekler üzerinde ölümcül etkisi bulunduğunu yazmıştır.

Yaprakları sögüd ağacının yapraklarına benzediği belirtilen bitki Anadolu’da, göz rahatsızlıklarında kullanılmış, şişlik giderici olarak faydalanılmıştır. Bitkinin köpekler için ölümcül olduğu kaydedilmiştir.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.339-340.

Tarihi

Dioscorides 2-161: Durgun sular ve yavaş akan derelerin kenarında büyür. Gövdesi boğumludur, yaprak ve dalları naneye benzer ancak daha büyüktür. Yaprakların ve meyvenin tadı biber gibi keskindir ancak baharatlı kokusu yoktur. Kökü küçüktür ve bir işe yaramaz. Yaprakları lapa halinde şişlik, morluk ve sertliklere lapa halinde uygulanır. Kurutulup haşlanarak tuzla birlikte biber ikamesi olarak kullanılır.

Gıda

Uzakdoğu’da tüketilen bir bitkidir. Yaprak ve tohumları biber ikamesi olarak kullanılmak üzere yetiştirilir. Küçük miktarlarda olmak üzere salatalara eklenir. Yaprak, tohum ve gövdeleri çiğ ya da pişirilerek tüketilir.

Tıp

Doğacak çocuğun cinsiyetinin erkek olması için şarapla bekletilerek tüketilmiştir. Büzücüdür ve kanama, cilt sorunları ve ishal vakalarında başvurulur. Yapraklar iltihap giderici, gaz giderici, terletici, idrar söktürücü, adet akışı teşvik edici, uyarıcı ve kanama durdurucu olarak kullanılır.

Bilgi

Saplarından sarı boya elde edilir.

Fotoğrafları