Tanımı
Narcissus (Nergis) soğanlı bitkilerden oluşan ve 5 ila 80 cm boylanabilen bir cinstir. Soğan yumurtamsı ve kahverengidir. Sıkapa yapraksız, dik ve silindirik olup içi genellikle boş ya da süngerimsidir. Yapraklar tabanda, düz ila silindiriktir. Bunlar yeşil tonlarında ve çıplaktır. Çiçekler tek ya da şemsiye biçimindeki çiçek durumunda, beyaz, sarı ya da her iki rengi de barındırır. Bazı türlerin çiçekleri hoş kokuludur. Cinsin en karakteristik özelliği, çiçek örtüsünün ortasında bulunan ve taç ya da korona olarak adlandırılan tüp veya huni şeklindeki yapıdır. Bu yapı tepallerden farklı renkte olabilmekte ve tür teşhisinde büyük önem taşımaktadır. Korona kısa ve disk şeklinde olabileceği gibi uzun, boru şeklinde de gelişebilir. Cins Akdeniz havzasına özgüdür ancak günümüzde süs bitkisi değeri nedeniyle dünyanın büyük bölüme yayılmıştır.🔗
Takson kartı
- Plantae (Bitkiler alemi)
- Asparagales (Kuşkonmaz takımı)
- Amaryllidaceae (Nergisgiller)
Narcissus L.
Etimoloji
Narcissus adı Antik Yunanca nergis (νάρκισσος) anlamına gelmektedir ve adını Narkissos’dan almıştır. Ekho adlı bir peri Narkissos’a âşık olur ancak aşkı karşılık görmez. Kalbi kırık bir köşeye çekilen Ekho’nun sesi bir yankı olarak kalmıştır. Ekho’nun durumuna üzülen Aphrodite, Narkissos’u kendine âşık olmakla cezalandırır. Günlerden bir gün suda yansımasını gören Narkissos, onun kendi yansıması olduğunu anlamayarak görüntüye âşık olur. Zamanla aşkının karşılıksız olduğunu anlayan Narkissos intihar eder. Öldüğü yerden de nergis çiçekleri çıkar.
Türk Uygarlığındaki yeri
Uygun koşullar altında saklanması halinde üç yıl boyunca etkisini kaybetmeyeceği belirtilen nercis Anadolu’da, menenjit, kulak rahatsızlıkları, cilt hastalıkları, soğuk kaynaklı sinir ağrısı, eklem ağrısı, baş ağrısı, ereksiyon sorunları ve cilt rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmış, ayrıca tüy çıkartıcı (saç, sakal), cinsel istek arttırıcı, kusturucu, parazit düşürücü, penis büyütücü ve iltihap giderici olarak faydalanılmıştır. Vücuda giren sivri aletlerin (ok başı gibi) çıkarılmasında başvurulan bitkinin çiçeklerinin göze benzetilmesinden kinaye, cinsel ilişkiden önce bakılırsa doğacak çocuğun gözlerinin güzel olacağına inanılmıştır. Rüyada nercis görmek mal olarak yorumlanmıştır. İbrâhim’in ateşe atılması esnasında ateşin olduğu yerde gül ve nercis çiçeklerinin büyüdüğü rivayet edilmiştir. Zihne faydalı olduğu, Galen ve Hipokrat tarafından övüldüğü, dibine çîvît ve su dökülürse çiçeğinin mavi olacağı aktarılmıştır. Bitkinin şiirimizde kullanımı, karakteristik çiçek yapısı ile ilgilidir ve sevgilinin gözlerine benzetilmesi ile sınırlıdır.
Nercis (نرجس), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan narkissos (νάρκισσος)’tan alınmıştır. Halîmî, mûjân ve nergisin aynı bitki olduğunu yazmıştır. Bitkilerin adının bu söylenceye dayanması popüler bir inanıştır. Ancak çok sayıda yazar bu söylenceyi tümden reddetmiştir. Örneğin, Pausanias bu hikâyeyi aptalca olarak değerlendirmiştir. Plinius, bitkinin adının Narkissos ile alakası olmadığını, soğanının kusturucu olduğu ve baş ağrısına neden olduğu için adının kökeninin uyuşukluk anlamına gelen narce kelimesinden geldiğini yazmıştır. Bitki, şiirimizde zerrîn kadeh (زرين قدح) adı ile geçmektedir. Burada atıf sarı renkli ve kadehi andıran çiçek yapısınadır.
Antikçağ
Dioscorides, cilt hastalıkları ve eklem ağrısı vakalarında kullanıldığını, yanık giderici ve kusturucu olarak faydalanıldığını; merheminin vulva rahatsızlıklarında kullanıldığını aktarmıştır. İbnü’l-Baytâr, yağının mesane şikâyetleri ile kulak ağrısını tedavi etmek için başvurulduğunu; Îsâ bin Mâsa, nezle ve baş ağrısını geçirdiğini; İshak bin İmrân, soğanının kusturucu ve parazit düşürücü olduğunu; Şerîf, cilt hastalıklarının tedavisinde başvurulduğunu ve ayrıca penisi büyütmek için uygulandığını belirtmiştir.
Ceres, Pluto ve Proserpine’nin bitkisidir. Bitki özgüven ve akılsızlığı simgeler. Strabo: Echo, Narcissus’a sırılsıklam aşıktı ancak onun kayıtsızlığı yüzünden kırık bir kalple göçüp gitti. Nemesis kızın bu haline çok öfkelendi ve Narcissus’u umutsuz aşk ile cezalandırdı. Kendi aksine aşık oldu, umutsuzca karşılık bekledi ve sonunda adını taşıyan bir çiçeğe dönüştü. Pausanias: Thespians’da Lamus adında bir nehir vardı, Narcissus bu nehirde yansımasını gördü, yansımasına aşık oldu ve bahar geldiğinde de öldü. Bence bu aptalca, hem aşık olacak hem de sudaki aksini ayırt edemeyecek? Thespian der ki, Demeter’in kızı, Narcissus’tan çok önce yaşadı ve o menekşe ile değil nergis ile kandırılarak kaçırıldı.
Bu madde büyük ölçüde Narcissus poeticus taksonu ile ilgilidir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.). Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.564-566.
Kocaeli’ndeki türler
-

Narcissus jonquilla (Fulya)
Narcissus jonquilla (Fulya) hoş kokulu çiçekleri nedeniyle ilimizde özellikle bahçe ve mezarlarda yaygın olarak görülen bir bitkidir.
-

Narcissus pseudonarcissus (Zeren)
Narcissus pseudonarcissus (Zeren) bahar aylarında ilimizde özellikle bahçe ve mezarlarda yaygın olarak görülen bir bitkidir.
-

Narcissus tazetta (Nergis)
Narcissus tazetta (Nergis) değerli esansı nedeniyle yetiştirilen, ayrıca süs bitkisi olarak da yetiştirilen bir türdür.



Leave a Comment