Lepidium sativum (Tere)

Tanımı

20 ila 50 cm büyüyebilir. Gövde tek, dik, çiçek kuruluna yakın dallanmış ve çıplak ya da cılız tüylüdür. Taban yaprakları lirsi teleksi, uzun saplı ve kısa süre içinde solar. Gövde yaprakları 1 ya da 2 teleksi, taban yapraklarına göre daha az kesikli, bölümleri dikdörtgensi şeritsi; en üstteki yapraklar şeritsi ve düzdür. Çiçekler leylak ya da beyaz renkli, 2 ila 3 mm uzunluğunda, 1 mm genişliğinde ve dikdörtgensi kaşıksıdır. İlkçağdan beridir insanlar tarafından yetiştirildiği bilinmektedir ve çok erken dönemde eski dünyanın büyük bölümüne yayılmıştır.

Gözlem bilgileri

Bitkinin ana vatanı kesin olarak bilinmemektedir. [HaritaSinonimlerHerbaryum] Tarla, yol kenarı ve bahçelerde görülür. İzmit ilçesinde gözlemlenmiştir. Nisan ve haziran ayları arasında çiçek açar. Deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adı

Dilimizde tere adı ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins adı Antik Yunanca küçük pul anlamına gelir. Ciltte küçük pullara neden olan cüzzamın tedavisinde kullanılmasına işaret eder. Tür adı Latince ekilen anlamına gelir. Türün antikçağdan beridir insan eliyle yetiştirilmesine işaret eder.

Türk Uygarlığındaki yeri

Kerdeme (كردم), bitkilerin Antik Yunancadaki karşılığı olan kardamon (κάρδαμον)’dan muharreftir. Metinlerimizde bitkilerin Farsçadaki karşılığı olan tere (تره) ve Arapçadaki karşılığı olan hurf (حرف) da kullanılmıştır. Tere kelimesi, şâhtere örneğinde de görülebileceği üzere çeşitli sebzelerin genel adı olarak da kullanılmıştır. Halîmî, bahçelerde yetiştirilen isfanah ve ma’denus gibi her türden sebzenin ortak adının tere olduğunu, özel olarak Türklerin tere ile ise reşâd ile aynı bitkiyi kastettiklerini yazmıştır. Kerdeme ile kâkula bitkisinin Antik Yunancadaki adları çok yakındır, kerdeme kardamon (κάρδαμον), kâkula ise kardamomon (καρδάμωμον) olarak bilinir. Doğallıkla Ortaçağ metinleri incelenirken bu bitkilerin karıştırılmış olabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Dioscorides, en iyisinin Babil çeşidi olduğunu, mide ve bağırsaklar için zararlı olduğunu, saçkıran, siyatik, ödem, çiçek ve cilt hastalıklarında kullanıldığını, âdet söktürücü, cinsel istek arttırıcı, iltihap giderici, düşük yaptırıcı ve parazit düşürücü olarak yararlanıldığını yazmış, dumanının yılan kovucu olduğunu, ayrıca yılan ısırması halinde de başvurulduğunu eklemiştir. İbn İmrân, suyu ile kafanın yıkanması halinde saçı temizlediğini ve saç dökülmesini önlediğini, cilt hastalıklarını iyileştirdiğini yazmıştır.

Kerdeme Anadolu’da, nefes darlığı, kulunç, göz rahatsızlıkları, safra ve dalak hastalıkları, çıban, çocuklarda dizanteri, siyatik, baş ağrısı, astım, cilt hastalıkları, zehirli hayvan sokması ve saç dökülmesi vakalarında kullanılmış, cinsel istek arttırıcı, öksürük giderici, sindirici, süt arttırıcı, parazit düşürücü, müshil4876 ve sperm arttırıcı olarak faydalanılmış, hemoroid hastalarının uzak durması tavsiye edilmiştir.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.476-477.

Tarihi

Dioscorides 2-155: En iyi terenin Babil’de yetişen olduğu kabul edilir. Tohumları mide için kötüdür ve bağırsakları rahatsız eder, ancak bağırsak kurtlarını dışarı atar, dalağı küçültür, fetüsü yok eder, âdeti teşvik eder ve afrodizyaktır. Hardal ve roka gibi cilt döküntülerini temizler. Balla karıştırılıp uygulanırsa dalağı azaltır ve empetigoyu temizler. Yulaf lapası ile kaynatılarak içilirse maddeleri göğüsten çıkarır. İçildiğinde yılan sokmasına çare olur. Dumanı yılan kovucudur. Saç dökülmesini engeller ve kan çıbanına yarar sağlar. Sirke ve polenta ile siyatik hastalarına uygulanır. Salamura ile kullanıldığında şişlik ve iltihapları yok eder.

Plinius 19-51: Genellikle batı rüzgârları başladıktan sonra ekilir. Sürgünler çıkınca yere yakın yerden kesilir, çapalanarak gübrelenir. Eğer kış şartlarından etkilenmediyse bundan sonra sürgünler kullanıma uygun hale gelir. Bu bitki süte karıştırılması dışında asla kullanılmaz.

20-50: Cinsel isteği azaltır ancak duyuları keskinleştirir. Bitkinin iki çeşidi vardır, bunlardan ilki müshildir. Bakla unu ile yaralara sarılır ve üzeri lahana yaprağı ile kapatılırsa mükemmel bir yara iyileştiricidir. İkincisi daha koyu renklidir ve görüşü keskinleştirir. Şarapla içilir ya da incirle alınırsa dalak hastalıklarına iyi gelir. Aç karnına alınması ise öksürüğü keser. Tohumu şarapla içilirse bağırsak kurtlarını atar, yabani nane eklenirse bu etkisi daha da güçlü olur. Yabani mercanköşk ile astım ve öksürüğe iyi gelir. Göğüs ağrıları için keçi sütü ile karıştırılarak içilir. Vücuttaki dikenleri çıkarır. Sirke ile merhem yapılırsa vücuttaki lekeleri giderir ve dalak hastalıklarına yararlıdır. Yumurta akı ile kötü urların tedavisinde kullanılır. Sextius, yakılmış terenin kokusunun yılanları uzaklaştırdığını, akrep sokmasına iyi geldiğini ve baş ağrısını dindirdiğini yazar. Hardal eklenirse saç dökülmesini durdurur. İncirle kulağa uygulanırsa işitme güçlüğüne çare olur. Suyu kulağa damlatılırsa diş ağrısını dindirir. Siyatik ve lumbago vakalarında sirke ve polenta ile uygulanır. En kalitelisi Babil’de yetişendir.

Gıda

Genç yaprakları çorba ve salatalara eklenir. Kökü çeşni olarak kullanılır. Tohumları baharat ikamesi olarak kullanılır. Tohumlarından yemeklik yağ elde edilir.

Tıp

Yapraklar iskorbüt hastalığı önleyici, balgam söktürücü, idrar söktürücü ve uyarıcıdır. Astım ve öksürük vakalarında başvurulur. Tohumları süt arttırıcıdır. İştah açıcıdır.

Fotoğrafları