Site icon Kocaeli Bitkileri

Fibigia clypeata (Sikke otu)

Fibigia clypeata

Fibigia clypeata: 26/04/2021; Eriklitepe Tabiat Parkı; 950 m.; ormanlık. © Hüseyin Cahid Doğan

Türk Uygarlığındaki yeri

Alûsen (الوسن), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan alusson (ἄλυσσον)’dan muharreftir ve kuduzdan muaf anlamını verir. Ülkemizde bu kuduz otu adı ile Plumbago cinsi ilişkilendirilmiştir. Kafa karışıklığının nedeni alusson bitkisinin net olarak teşhis edilememiş olmasıdır. Biz, tanımlardan yola çıkarak en yakın olduğunu düşündüğümüz taksonu madde adı olarak belirledik. Tespitte anahtar nokta bitkinin meyvesinin kalkan biçiminde olduğunun belirtilmiş olmasıdır. Bu noktada göz önünde bulundurulması gereken diğer husus, birden fazla bitkinin kuduz tedavisinde kullanılmış olabileceği ve hepsinin de bu nedenle alûsen olarak biliniyor olması ihtimalidir

Kaynaklarımızdan, yüksek rakımlarda yetişen, gövde boyunca yapraklı olan ve meyveleri yassı biçimde olan bitkinin kuduz vakalarında kullanıldığını, taş düşürücü olarak başvurulduğunu, ev ve ahırlara asılarak sakinlerinin hastalıklarından korunacağına inanıldığını okumaktayız.

Dioscorides, çil temizleyici olarak kullanıldığını, sığırlardaki yaraları tedavi etmek için muska olarak takıldığını, ete karıştırılarak kuduz köpekleri tedavi etmek için uygulandığını, ayrıca ev ve ahır girişlerine asılarak burada meskûn tüm canlıların sağlıklı kalacağına inanıldığını aktarmıştır. Galen, bitkinin köpek ısırıklarına karşı etkili olması nedeniyle alusson olarak bilindiğini, böbrek temizleyici ve cilt lekesi giderici olarak faydalanıldığını yazmıştır. Damokrates’in bitki ile ilgili tanımı Dioscorides’in tanımından çok farklıdır ve daha çok Marrubium cinsini andırmaktadır. Ayrıca, bitkinin Sirius yükseldiğinde toplanması gerektiğini de belirtmiştir. İbni Sînâ, kalkan benzeri meyveleri nedeniyle devâ-yı türsî adı ile de bilindiğini yazmıştır.

Gâfikî, Dioscorides’in tanımını reddetmiş ve Damokrates’in tanımını takip etmiştir. Ona göre büyük dallı, tek gövdeli ve yaprakları merzencûştan daha iridir. Yaprak ve dallar kaba tüylüdür. Yaprak koltuklarında kişnîc büyüklüğünde, içinde siyah tohumlar bulunan meyveler görülür. Kalbi güçlendirmek ve kuduz köpek ısırması vakalarında müdahale etmek için başvurulmuştur. Gövde, yaprak ve koku olarak anîsûna benzeyen başka bir türünün havuç gibi kökü vardır. Bu da kuduz köpek tarafından ısırılanları, ölüm döşeğinde olsa bile tedavi eder. Üçüncü tür, kirmdânaya benzer, yaprakları uzun ve kalın, çiçekleri kırmızı renkli, çan biçiminde ve baş aşağı sarkıktır. Bu bitki kusturucudur, kuduz köpek ısırması ve cüzzam vakalarında kullanılmıştır. Gâfikî’nin paragraf boyunca yazdıkları, temele kuduz vakasını alarak bitkileri listeleyen bir yaklaşımdır, genelgeçer standartın dışındadır ve alûsen kavramını daha karışık hale getirmektedir. Çünkü olasılıkla Stachys ve Daphne cinslerine bağlı iki tür daha kavramın içine dâhil edilmiştir. Karışıklığı ana nedeni, bitkinin morfolojik özelliğinin değil, kuduz köpek ısırması tedavisinde kullanımının temel alınmasıdır

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.140-141.

Tanımı

40 cm büyüyebilir. Tabanda odunsudur. Yoğun biçimde gri tüylüdür. Gövde dik, dalsız ya da dallıdır. Taban yaprakları saplı, kaşıksı ila ters yumurtamsı, kenarları düz ya da hafifçe dişlidir. Gövde yaprakları sapsızdır. Çiçekler sarı renkli ve yoğun küme halindedir. Meyve eliptik dikdörtgensi bir silikuladır ve tohumlar iki sıra halinde dizilidir. Tohumlar ağustos ayında olgunlaşır. Çiçekler erseliktir.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Avrupa, Ortadoğu ve Kafkasya’da yayılış gösterir. [HaritaSinonimler] Kayalık yamaçlarda görülür. Gölcük ilçesinde gözlemlenmiştir. Nisan ve haziran ayları arasında çiçek açar. 600 ila 1600 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adı

Dilimizde sikkeotu adı ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins 1720 – 1792 yılları arasında yaşamış Alman bitki bilimci Johann Fibig’e adanmıştır. Tür adı Latince kalkanlı anlamına gelir. Meyve yapısına işaret eder.

Tarihi

Dioscorides 3-91: Küçük, sert, tek gövdeli ve yuvarlak yapraklı bir bitkidir. Meyve küçük bir çift kalkana benzer ve geniş tohumlar taşır. Dağlık ve engebeli yerlerde yetişir. Kaynatılıp içilmesi ateşli öğürmeyi durdurur. Aynı etkiyi ağızda tutulduğunda ya da koklandığında da gösterir. Öğütülerek balla uygulandığında doğum lekesi ve çilleri giderir. Doğranarak yemeklerle birlikte servis edildiğinde kuduzu tedavi ettiği iddia edilmektedir. Evlere asıldığında evdeki insan ve hayvanların sağlığını koruduğuna inanılır. Mor bir kumaş şeridi ile asıldığında evcilleştirilmiş genç hayvanlara faydalıdır.

Gıda

Genç yaprakları çiğ olarak tüketilebilir.

Fotoğrafları

Exit mobile version